İsmail AKSOY

İsmail AKSOY

Yazarın Tüm Yazıları >

Kardeş

A+A-

Nur dairesi içerisinde, bizzat müellifi tarafından üç kategoride değerlendirilen dost, kardeş ve talebe bağlamında, geçen yazımızda dost konusunu işlemiştik.

Kardeşliğin şartı ve özelliği, yine 26. Mektupta şöyle ifade edilir: “Kardeşin hassası ve şartı şudur ki: Hakikî olarak Sözlerin neşrine ciddî çalışmakla beraber, beş farz namazını edâ etmek, yedi kebâiri işlememektir. “(1)

Yani; Dost olabilmek için geçen haftaki yazımızda ifade ettiğimiz  şartların yanı sıra, yapmacık ve dış görünüş itibariyle değil, şöhret ve isim yapmak, meşhur olmak için değil, Risale-i Nur’da geçen hakikatleri ve ilmî gerçekleri meleke haline getirerek ve anlıyarak okur, ondan yana taraf olarak kabul eder ve bu gerçekleri başkalarına da anlatır, ulaştırır. Sözlerin, yani Kur’ân hakikatlerinin neşrine ciddi mânada çalışır, Kur’ân rahlesinde imana hizmet eder. Yani Kur’ân’ın hem lafzını, hem mânâsını, Peygamber (s.a.v)’in mübarek hadislerinin hem lafzını, hem mânasını öğrenir ve Risaleleri de imân hakikatleri cihetiyle Kur’ân ve Hadisin bir tefsiri niyetiyle okur, okutturur, ders verir.

Beş vakit farz namazlarını kazaya bırakmadan eda eder, yedi büyük günahı işlemez.
Kebâir çoktur. Hattâ bir kısım İslâm ulemâsı, kebâirin yetmiş küsûr olduğunu açıklamışlardır. Mûbikàt-ı seb’a denilen insânı dünyâ ve âhirette helâka, felâkete ve hüsrana  götüren ekberü’l-kebâir ise yedidir. Üstâd Hazretleri bu yedi kebâiri Barla Lâhikası’nda şöyle îzâh etmektedir: “ Hem mektûbunuzda “ yedi kebâir”i soruyorsunuz. Kebâir çoktur, fakat ekberü’l-kebâir ve mûbikàt-ı seb’a tâbir edilen günâhlar yedidir: “Katl, zinâ, şarab, ukûk-ı vâlideyn (ya’nî kat’-ı sılâ-yı rahm), kumar, yalancı şehâdetlik, dîne zarâr verecek bid’alara taraftâr olmak”tır.”

Müellifin ifadeleriyle  nura kardeşliğin  çerçevesini ve kazancını çizecek  olursak; “Eğer kardeş ise, birkaç defa hususî ismiyle ve suretiyle dua ve kazancımda hazır olup hissedar olur. Sonra umum ihvanlar içinde dahil olup, rahmet-i İlâhiyeye teslim ediyorum ki, dua vaktinde "ihvetî ve ihvânî" dediğim vakit onlar içinde bulunur. Ben bilmezsem, rahmet-i İlâhiye onları biliyor ve görüyor.”
Demek ki kardeş olabilmek için:

1-Hakiki olarak Risale-i Nurun neşrine çalışacak,
2-Beş farz namazı kılacak,
3-Yedi kebairden uzak kalacak. (3)

Risale-i Nurun muhtelif yerlerinde geçen ‘kardeş’ le ilgili bazı cümlelerle yazımızı bitirelim:
“Eğer bedbaht kardeş olmak istemezsen ve bahtiyar kardeş olmak istersen, Kur’an’ı dinle ve hükmüne muti ol ve ona yapış ve ahkâmıyla amel et." (S: 37)
 
“Zerre, şemse kardeş olur." (S: 527)
“Kardeş, abdiyetim ve ubudiyet noktasındaki şahsiyetimle alâkadar olur." (M: 344)
“Eğer kardeş ise, birkaç defa hususî ismiyle ve suretiyle dua ve kazancımda hazır olup hissedar olur." (M: 345)
“Kur’anın şakirdi ise, semavat ve arzdaki umum sâlih ibadı kendine kardeş telakki ederek, gayet samimî bir surette onlara dua eder ve saadetleriyle mes’ud oluyor ve ruhunda şedid bir alâkayı onlara karşı hisseder." (L: 119)
“Kardeş kardeşe peder olamaz, mürşid vaziyetini takınamaz." (L: 166)
“Kardeş ise, kardeşinin kusurunu örter, unutur ve affeder." (Ş: 345)
“Birbirine düşman telakki edilen mevcudat, birbirine ahbab ve kardeş olmuşlardır." (Ms: 24)
“İ’lem ey zikreden ve namaz kılan kardeş!" (Ms: 84)
Ey kardeş bil ki; şu fâsık medeniyet, öyle müdhiş bir riya meydana getirmiştir ki, medeniyetçilerin o riyadan kurtulmaları çok müşkilleşmiştir." (BMs: 374)
“Umum kardeş ve hemşirelerime birer birer selâm ve dua ederim ve dualarını isterim."
(E: 131)

Dipnotlar:
1.B. Said Nursî, Mektubat, 10. Mesele
2. Barla Lâhikası, 337
3.Mektubat, 26. Mektup

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum