1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Kanunla kapatılan Tekkeler 89 yıl sonra açılıyor
Kanunla kapatılan Tekkeler 89 yıl sonra açılıyor

Kanunla kapatılan Tekkeler 89 yıl sonra açılıyor

Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile kapılarına kilit vurulan İstanbul'un tekkeleri yavaş yavaş restore ediliyor. 30 Kasım 1925'te kapanan tekkeler, bu çalışmalar sayesinde kuruluş amaçlarına uygun olarak yeniden kullanılmaya başlanıyor.

A+A-
Aysel Yaşa'nın haberi
 
Tam 89 yıl geçti, tekke ve zaviyelerin kapatılması üzerinden. Tarihler 30 Kasım'ı gösteriyordu. Osmanlı toplum ve eğitiminde önemli bir noktada olan tekkeler, kapılarına vurulan kilitlerden sonra kaderine terk edildi. Güzelim binalar, tarih, şuur ve bilinç ve binaların hikâyeleri de hep birlikte kayboldu. Hatırlayanlar öldü, tekkelerin çoğu yıkılmaya yüz tuttu. Fakat son dönemde bilhassa İstanbul'daki belediyeler bu tarihi yapılara sahip çıktılar. Restore edilen tekkelerin birçoğu ya eğitim salonları ya da kültür merkezi olarak kullanılıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Üsküdar'da açılan Fatma Adeviye Tekkesi'nin hikâyesinden yola çıkarak İstanbul'un yenilenen yüzüyle, kilitleri açılan tekkelerini araştırdık. Günümüzde restore edilen tekkeler, bazen  eserin kendi özgün ruhuna ait tasavvufi işlevlendirmeler,  bazen derneklere ve resmi kurumlara, bazen de İSMEK gibi kurs amaçlı kurumlara uygun şekilde revize ediliyor. Tekkeler genel olarak tarikat liderleri veya büyüklerinin türbelerinin yanında yapılıp, harem, selamlık daireleri, derviş hücreleri, çile ve riyazet odaları ve mezarlığa sahip yapılar olarak biliniyor.
 
ÜSKÜDAR'DA 66 TEKKE VAR
 
Üsküdar'ın özellikle İstanbul'un fethiyle oluşumu hızlanan dinî ve kültürel kimliğinde tasavvufî hayatın önemli bir yeri var. Biraz tarih okuması yaptığınızda Üsküdar'da Celvetiyye, Bektâşiyye, Nakşibendiyye, Mevleviyye, Bayrâmiyye, Rifâiyye, Şabaniyye, Bedeviyye, Sa'diyye, Kâdiriyye, Halvetiyye'nin Cerrâhiyye ve Sünbüliyye kolu olmak üzere ana tarikatların hemen hepsinin tekkelerini görmek mümkün. Salim Yorgancıoğlu'nun Üsküdar Dergâhları adlı çalışmasındaki tespite göre şu anda ilçede altmış altı tekke bulunuyor. Tabi bunların hepsi maalesef ki günümüze ulaşmadı. Günümüzde yeni haliyle bir kültür merkezi olan Balaban Tekkesi içlerinde en fazla bilineni.
 
FATMA ADEVİYE'DEN EŞİNE ŞEYHLİK
 
Üsküdar Belediyesi'nin restore ettirdiği ikinci tekke Fatma Adeviye Tekkesi. Tarihi vasfına kavuşan tekke, Bedevi tarikatı mensuplarından İbrahim Bey'in kızı Fatma Adeviye Hanım tarafından 1871 yılında Çengelköy'de inşa ettirilip vakfedilmiş. Tekkenin oldukça enteresan bir kuruluş hikayesi var. Fatma Adeviye, bir kadının eşi için yaptırdığı ilk tekke aslında. Kaynaklar, Bedevi tarikatı mensuplarından İbrahim Bey'in kızı Fatma Adeviye Hanım tarafından 1871 yılında Çengelköy'de inşa ettirilen ve vakfedilen Bedevi Tekkesi'nin şeyhliğini, Fatma Adeviye Hanım'ın eşi Şeyh Ahmet Rasih Bey'in sürdürdüğünü söylüyor. 143 yıl Kur'an hizmeti veren bu binada bundan sonra da kız çocuklarına Kuran-ı Kerim dersi verilemeye devam edilecek. Üsküdar Belediyesi, bundan sonra ilçede bulunan, tekkeleri restore etmeye devam edecek. Tekke restorasyonu, temelinde birçok titizliği barındırıyor. Kuran'a hizmetin yapıldığı bu yapıların aslına uygun olarak yeniden tarihle buluşturulması da önemli bir görev. Konservatör mimar Canan Akhüsük, Rescon Restorasyon olarak Eyüp Sütlüce'de bulunan ve Hasırizade Tekkesi olarak bilinen bir diğer adı ile Elif-i Efendi Tekke'sinin restorasyon ve konservasyon uygulamalarını yapmış biri.
 
RESTORASYON DEĞİL YENİLEME
 
Tekkelerin kapatılmasının üzerinden seksen dokuz yıl geçti ama eserlerin inşa tarihleri bunun çok çok öncesinde. 2 ya da 3 asırdır ayakta olan bu binaların, asla iyi korunamadığının altını çiziyor Akhüsük ve ekliyor: 'İstanbul'daki tekkeler için, deprem ve yangın faktörlerini de geçmişten günümüze eserleri korunabilmelerini de negatif yönde etkileyen faktörler olarak görebiliriz. Böyle bir süreç içerisinde bir çok yapı defalarca büyük ve küçük çaplı olmak üzere restorasyon görmüş. Bu uygulamaların bir çoğuna da restorasyon değil yenileme demek daha doğru. Günümüzde yapılan restorasyonların bir çoğu da maalesef koruma kapsamından çok yenileme odaklı ilerliyor. Bu da maalesef yapının ruhunu kaybettiriyor.' Bundan sonrası için tekke restorasyonlarına devam etmek istediğini söyleyen mimar, sözlerine şöyle devam ediyor: 'Eser konservasyonu ve restorasyonu yaparken manevi bir duygu içinde oluyorsunuz ve her bulduğunuz detayın nedenini, niçinini ve diğer parçalarla olan ilişkisini irdeliyor ve bir sorgulama içine giriyorsunuz. Bu da işinizde sizi sonuca taşıyor. Bizim işimizde esas olan parçalardan bir bütün oluşturabilmektir.'
 
Tekkelerine sahip çıkan bir diğer ilçe de Fatih. Sümbül Sinan, Emir Buhari, Şeyh Ahmed Buhari ve Beşikçizade tekkelerinin restore edildiği ilçede çalışmalar hızla sürüyor. Hırka-i Şerif Mahallesi'ndeki Şah Tekkesi'nde ise yakın zamanda kazı çalışmaları başlayacak.
 
YeniŞafak
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
4 Yorum