1. YAZARLAR

  2. Davut ŞAHİN

  3. Kanadoğlu ve Şahin
Davut ŞAHİN

Davut ŞAHİN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kanadoğlu ve Şahin

A+A-

KANADOĞLU VE ŞAHİN

10. Dalga birçok bilinmeyeni de ortaya çıkarıyor.
Hayır hayır; Eski Özel Harekatçı İbrahim Şahin’in evinde ele geçirilen krokilerden bahsetmiyoruz!
Gölbaşı’nda yapılan kazıda ele geçirilen 2 lav silahı, 10 el bombası, 30 değişik tipte bomba ile suikast silahı Uzi mermilerden de bahsetmiyoruz.
Ya?
Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun gözaltına alınan İbrahim Şahin’in Susurluk davasından hüküm giymesinde etkin rol oynadığından bahsediyoruz.
Yani, Kanadoğlu, Şahin’i bir dönem cezalandırmış.
Tarih, ilginç rastlantılarla dolu.
Asıl ilginçlik, derinlere inildiğinde ortaya çıkacak.

ANAHTAR VE KİLİT

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Jaiver Solana: “Türkiye Gazze’de ateşkes için anahtar konumunda” demiş.
Ya İsrail?
Kilit!
Yahut; Gordion düğümü!

AVRUPA’DA ERGENEKON KILINCI

Toplum hafızasının 20 gün olduğunu söyleyen uzmanlar var.
Doğru-yanlış bilemem. Türkiye’de gündemin sık sık değişmesi, kimi zaman, yapanın yanına kar kalması gibi bir pozisyon oluşturmuyor değil.
Tarih bunun için var. Tarih, bir toplumun hafızasıdır ve geleceğe köprü kurar.
10. Dalga aktörlerinden MGK eski Genel Sekreteri Tuncer Kılınç gözaltına alınınca, onun Avrupa’nın göbeğinde söylediği sözler aklımıza geliverdi.
Neler söylemişti bir bakalım:
“İslam’da hacı hoca yoktur. Bunlar yanlış şeylerdir.”
“Dünyanın hiçbir yerinde rastlamadığım bağnazlığı, Brüksel’de Schaerbeek semtinde gördüm. Dünyada bayanların, pantolon üzerine etek giydiği tek yer burası. Bu tür giyim şekli Anadolu’da bile yoktur.”
Hatırlayın. Bu sözlerden sonra gazeteler ortamın bir anda gerildiğini yazmıştı. Hatta, bir dernek temsilcisi tepkisini şu sözlerle dile getirmişti: “
“Beyefendi 32 senedir Schaerbeek’te yaşıyorum. Tek Türk kadınını böyle giyindiğini görmedim.”
Kılınç özür dileyerek yerine mi oturdu?
Tam tersi. Kükremiş bir sel gibiydi. Yumruğunu masaya vurdu:
“Susun yobazlar, bağnazlar. Aymazlar, susun!”
Şaşırmayın, aynen böyle.
Bir öğretmen de bunun üzerine:
“Beyefendi burayı kışla, bizi de erat mı sandınız? Ne demek sus, ne demek yobazlar! Ne demek bağnazlar! Ben liseyi Türkiye’de bitiren, üniversiteyi Belçika’da okuyan İslam komisyonunda görevli, 18 Mayıs seçimlerinde milletvekili adayı bir şahıs olarak sizin bu konuşmalarınız şiddetle kınıyor, yakıştıramıyorum!”
Kılınç özür diledi mi?
Yine hayır!
O bu alışık olmadığı demokratik tepki karşısında, “AB’ye gireceğimize dair ümidim yok” diyerek kestirip atmış…
Avrupa’nın göbeğinde Kılınç gibi sözler sarf eden paşa, şimdi ise susmayı tercih ediyor.
Susmak kimi zaman çok şeyi anlatmaktır.

davut@risalehaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.