1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Kanaat önderleri çözüm süreci için dua ediyor
Kanaat önderleri çözüm süreci için dua ediyor

Kanaat önderleri çözüm süreci için dua ediyor

"Çözüm süreci: Beklenti ve Temenniler" çalıştayı için Van'a gelen kanaat önderleri, çözüm sürecini desteklediklerini açıkladı

A+A-
Hakkari, Bitlis, Şırnak, Siirt, Ağrı ve Muş illerinden "Çözüm süreci: Beklenti ve Temenniler" çalıştayı için Van'a gelen kanaat önderleri, çözüm sürecini desteklediklerini açıkladı.
 
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda tüm talep ve önerilerini dile getiren kanaat önderleri, iki yıldan bu yana anaların ağlamadığını, ocaklara ateş düşmediğini dillendirerek, en kısa zamanda sürecin tamamlanıp kalıcı bir barış ortamının sağlanması gerektiğini bildirdi. 
 
Molla, medrese hocası, aşiret lideri, eski belediye başkanı ve imamlardan oluşan kanaat önderleri, Türkiye'nin huzurlu günlere kavuşması ve kardeş kavgasının sona erdirilmesi için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çok önemli bir proje başlattığını, bu sürecin hayırlı bir şekilde sonuçlandırılması için tüm alimlerin dua ettiğini belirtti. 
 
"Barışmamak şeytanın ve yandaşlarının yoludur"
 
Medrese Alimleri Vakfı (MEDAV) Genel Sekreteri Nizamettin Yakışık, AA muhabirine, çözüm sürecinin Türkiye'nin yanında Ortadoğu halkları ve insanlık için çok önemli bir gelişme olduğunu söyledi.
 
Bölge halkının yıllardır hasretle böyle bir süreci beklediğini dile getiren Yakışık, bu günleri gördükleri için Allah'a hamdettiklerini, vesile olanları da minnetle andıklarını kaydetti.
 
Kürtlerle Türkler arasında bir sorunun olmadığını yıllardır dile getirdiklerini ifade eden Yakışık, şöyle konuştu:
 
"Özellikle dikta sistemlerinden dolayı Kürtler hem dillerinden hem de milli duygularından nedeniyle hep zulme uğramışlardır. Ortak özelliğimiz İslamdır. İnşallah İslam, Türkleri ve Kürtleri bir araya getirecektir. Allah emretmiştir ki, 'sulh hayırdır' onun için barışı yapmamız lazım. Peygamber efendimizin hadisinde, 'Kim sulhun yapılmasına engel olur, sulhun oluşması için şartları kolaylaştırmazsa o şeytandır' buyurmuştur. Hz. Ali, 'Kim sulhe çağrılır fakat gitmezse oda şeytandır' buyuruyor. Bu ayet ve hadisleri bir araya getirdiğimizde, sulh İslamın, Müslümanların yoludur, barışmamakta, sulhe yaklaşmamak da şeytanın ve yandaşlarının yoludur."
 
Kan lekesinin ancak su ile temizleneceğini, kanla temizlenmesi halinde lekenin gittikçe büyüyeceğini dile getiren Yakışık, barışın ülke ve İslam için hayırlara vesile olacağını kaydetti.
 
Yakışık, "YYÜ'ye böyle bir etkinlik düzenlediği için teşekkür ediyoruz. İnşallah bütün üniversiteler de bu ağır yükün altına girerek sorunu çözeceklerdir. Çünkü başka çaremiz de yoktur" dedi.
 
Türkiye'de her düşüncenin artık özgürce dile getirildiğini, insanların açıkça kendini ifade edebildiğini vurgulayan Yakışık, bu durumun Türkiye için çok önemli olduğunu ve bunu sağlayanlara teşekkür etmek gerektiğini aktardı. 
 
Bir zamanlar insanların düşüncelerini dile getiremediğini, dile getirenlerin de karşılaştıkları durumun herkes tarafından bilindiğini ifade eden Yakışık, "Sulh için her iki taraftan da adım atılması lazım. Efendimiz, Hudeybiye Anlaşmasını yazarken, 'artık anneler ağlamasın, çocuklar yetim, kadınlar dul kalmasın' diye anlaşma imzalıyor. Onun için ortak noktanın barış olması lazım" dedi.
 
"Din alimleri sürecin hayırla sonuçlanması için dua ediyor"
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği talimatla başlayan çözüm sürecinin başarıya ulaşması için ellerinden gelen desteği vermeye hazır olduklarını belirten Muş Yeni Cami İmamı Nurul Emin Yamaç ise 2 yıldan bu yana insanların çok huzurlu olduğunu, bu nedenle sürecin kesintiye uğramadan devam etmesi gerektiğini aktardı. 
 
Din alimlerinin bir araya gelerek çözüm sürecine dahil olmasının süreci hızlandıracağını belirten Yamaç, şöyle konuştu:
 
"Sürecin hızlanması gerekiyor. Çünkü süreç gitgide geriliyor, fitneler de arttı. Eğer süreç biterse huzursuzluk olacak. Türkiye'nin çevresine baktığımız zaman özellikle İslam aleminde kan gövdeyi götürüyor. Her yerde Müslümanlar ölüyor. Bütün dünyanın gözü şu anda Türkiye'de. Nasıl ki bir zamanlar Osmanlı topraklarında yaşayan insanlara birlik içinde bir hayat yaşattıysa, şu anda da Türkiye'de O Günler yaşanıyor. Bir zamanlar ülkenin her yerinde medreseler vardı, o zaman bereket, huzur, rahmet vardı. Bu konuya iki yönlü bakmak lazım. Biri maddi, diğeri manevi. Maddi yönüyle bazı konular halledilebilir ama insanların manevi yönleriyle kazanılması zordur. Bu gün islam aleminin sürekli kaybetmesinin ana nedeni maneviyatsızlıktır. Alimlerin müdahil olmasıyla çözüm sürecinde daha hızlı bir ilerleme sağlanacaktır. Din alimleri sürecin hayırlı sonuçlanması için dua ediyor."
 
Sürecin insanlara anlatılmasının en önemli unsurlardan biri olduğuna dikkati çeken ve minberlerde insanlara barışın öneminin anlatılmasını öneren Yamaç, kan akmaması, ön yargıların ortadan kaldırılması için alimlerin tüm güçleriyle çalışmaya hazır olduklarını dile getirdi. 
 
Doğu ile batı arasındaki yargıların giderilmesi için karşılıklı gezilerin düzenlenmesinin de önemli olacağını söyleyen Yamaç, Allah'ın "bütün müminler kardeştir ve kardeşler arasında bir husumet varsa onlara nasihatte bulunun" diye buyurduğunu ve bu nasihati yapacakların da alimler olduğuna dikkati çekti.
 
"İnsan kanı çok kıymetlidir"
 
Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı Pirhus köyünde yaşayan kanaat önderlerinden Sait Özdemirli de Kürt sorununun uzun zamandan bu yana Türkiye'nin yaşadığı en önemli sorunların başında geldiğini söyledi.
 
Kürtçe 5 şiir kitabı ve bir roman yazdığını, birçok platformda Kürt sorunuyla ilgili konuştuğunu anımsatan Özdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Kürtler belli zamanlarda başkaldırılarla gündeme gelmiştir. Adını anmaktan imtina ediyorum ama Süleyman Demirel bir açıklamasında 28 başkaldırıyı bastırdıklarını söylemişti. Evet bastırdı ama katliam yaparak bastırdı. Katliam yaptı ama Kürt halkını bitiremedi. Bu davayı kangren haline getiren Demirel gibi düşünenlerdir. Bugün Türkiye'de onun gibi düşünenler çoktur. Onun gibi düşünenler geçmişten ibret almıyorlar mı? İslamın emrettiği şekilde bu sorunu çözsünler. Bir kardeş neden diğer kardeşini öldürsün. İnsanların kanı çok kıymetlidir, daha fazla dökülmeden bir masa etrafında toplanarak Türkiye'nin en büyük sorununu çözsünler. Bilsinler ki bu halk artık böyle yaşamak istemiyor. Çanakkale'ye gidelim. Orada vatanı savunanlar arasında binlerce Kürt vardır. Artık sorunların bitirilmesi gerekiyor."
 
"Emperyalistler modernitelerini geliştirmek istiyor"
 
Varto Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkan Yardımcısı İsmail Han ise tüm dünyada emperyalistlerin kendi modernitelerini geliştirmek için yaptıklarının ortada olduğunu ve bu nedenle emperyalizmin yapabileceklerinin özümsenerek, dünya halkları arasında din, dil, ırk ayrımı yapmadan bir birlikteliğin sağlanması gerektiğini kaydetti.
 
Aksi takdirde yine emperyalistlerin insanları ezerek sırtlarından nemalanacağını anlatan Han, İslamiyetin üzerinde oynanan oyunlara karşı, İslam ülkelerinin kendi aralarında birleşerek, inandıkları bir fikirde birleşmeleri gerektiğini dile getirdi.
 
Han, sözlerine şöyle devam etti:
 
"İnsanoğlu Allah'ın verdiği aklı iyi yönlendirirse evliyadır, kötü yönlendirirse hayvandan ötedir. Bunu örnek olarak İslamiyeti rehber alırlarsa çözülmeyecek sorun yoktur. Türkiye'de bu işi yapacak kim olursa olsun ona destek verilmeli. Biz karşıt görüş olmamıza rağmen Başbakan için diyoruz ki, "Allahım sen fırsat ver ki bu sorunu çözsün.' Kürtlerin İslamiyet birliktelikleri, insani birliktelikleri var. Bu birliktelikleri sağlarlarsa o zaman sorun kalmaz."
 
- "Herkes özgürce kendini ifade ediyor"
 
Türkiye'deki üniversiteler arasında ilk kez çözüm süreciyle ilgili böyle bir etkinliğin düzenlendiğini bildiren YYÜ Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zeki Taştan, çalıştaya çok iyi katılımın olduğunu ifade etti.
 
Kanaat önderlerinin çözüm süreciyle ilgili düşüncelerini dile getirdiğini kaydeden Taştan, şöyle konuştu:
 
"Burada süreci desteklemeyenler de var ama kanaat önderlerinin yüzde 99'unun çözüm sürecini desteklediğini gördük. Bu bizi memnun etti. Dikkatimizi çeken en ilginç olay, artık Alevisi, Sünnisi, mollası, BDP sempatizanı ya da farklı düşüncede olan herkes yan yana oturarak konuşuyor ve düşüncelerini dile getiriyor. Biri hükümeti, diğeri Kandili övüyor, bir başkası islam adına hassasiyetlerini dile getiriyor. Ama bütün bunları dinlerken kimse birbirine müdahale etmiyor. Herkes birbirine saygı gösteriyor. Çok uç noktada görüşler olmasına rağmen kimse birbirine müdahale etmiyor. Bu toplantılarda kanaat önderlerimizin bu işi çok ciddiye aldıklarını gördük. Hepsi belli bir hazırlık yaparak buraya gelmiş. Herkes artık sürecin olumlu devam etmesi ve sonuçlandırılmasını istiyor."
 
aa
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.