Kainâtta kemalât

Hayatın  her safhasında bir düzen, nizam ve insicam var. Hiçbir şey kendiliğinden, başıboş ve kuralsız  değil. Her gelişmenin, her oluşumun ardında görünen ve görünmeye bir tohum, çekirdek ve filiz var. Bazen görünen bazen de görünmeyen sancılar var. Mazi, hal ve istikbalde meydana çıkan tüm oluşunlar; bir tertip çizgisinde.

Aile hayatımız, iş yaşantımız, sosyal yaşam, eğitim devrelerimiz hepsinde normlar, formasyonlar yer almakta, bazı prensipler etrafında ilişkiler ağı kendini göstermekte.

Aile yaşantımızda anne-babalık rolleri, ev idaresi, ebeveyn sorumlulukları, ana okulu, çocuk yetiştirilmesi başlı başına alanlar olarak karşımıza çıkar.
İş çevremizde, patronumuz, müdürümüz, iş ilişkileri, performans, adil  ücret, sosyal güvenlik gibi noktalar ile kendini göstermekte.

Evde, komşularımızla geçimimiz, onlarla ilişkiler, yönetime karşı yükümlülüklerimiz göz ardı edilmeyecek gerçekler.

Politik yaşantımızda, siyasi parti tercihlerimiz, siyasetten beklentilerimiz, lider arayışlarımız ve onlardan beklentilerimiz hepsi kendine özgün bazı prensipler etrafında yürümekte.

Bunlar toplumun, devletin tüm katmanları ve kurumları için de geçerli. Sosyal sahanın her alanında bir mükemmellik ve insanoğlunun tarihi birikimi var.

Otobüs durağından trafik ışıklarının işleyişine, tepemizde yanan ampülden, doktor kuyruğundaki sıra beklemelerinden otobüse bilet atışımıza kadar tümünde temellendirilmiş bir insanlık arşivi var.

Kainat, insan, devlet ve bürokratik düzenin her safhasında, bilimsel, akademik gelişmelerin en başından en sonuna kadar sanatlı bir işleyiş, muntazam bir düzen, kıymet, kanun, kemiyet, inkişaf, mizan, tetkik, ölçü, kemal, mizan, muvazene, ziynet, temeyyüz, letafet, ibret, kalıp, plan, kudret, hikmet, tarz, kemalat, kıymet ve teşekkülat var.

Bunu hala anlamamakta direnenler de en sonunda anlayacak noktaya  geliyor. Hala hayatın, kainatın, insanın kendiliğinden oluştuğuna dair “safsataların”  gündeme geliyor olması ve haber değeri taşıması anlamsız. Ama hala müşterileri de bitmiş değil gibi.

Tüm ilimlerin her safahatındaki düzenin, düzensizlikten oluştuğunu iddia etme fikrinin hiçbir değeri de yok. Bu kalıcı da değil.  Maddi ve manevi kariyerimizin menbaasında konunun karşılığına göz atalım;

1-Adalet kanunu,
2-Adliye kanunu,
3-Af kanunu,
4-An'ane-i islamiye kanunları,
5-Ata kanunu,
6-Belagat kanunu 
7-Beşer kanunu 
8-Bürhan-ı mantıki  
9-Ceza kanunu 
10-Cumhuriyet kanunu 
11-Demokrasi kanunları 
12-Devletin nizamatı 
13-Devletlerin kanun-u esasisi 
14-Doktorluk kanunu 
15-Düstur-u adalet 
16-Düstur-u cidal 
17-Düstur-u hareket 
18-Düstur-u ilmi 
19-Düstur-u nizam 
20-Düstur-u riyazi 
21-Düstur-u teavün,  
22-Düstur-u terakki  
23-Ecnebi kanunları 
24-Edebiyatın kanunu 
25-Fenni kanunlar 
26-Hafiziyet kanunu 
27-Hayat kanunları 
28-Hayat-ı içtimaiyenin kanunları 
29-Hıfz kanunu, 
30-Hukuk-u medeniye 
31-Hürriyet-i vicdan kanunu 
32-İdare kanunları 
33-İlm-i mantığın kanunları 
34-İlm-i nahv 
35-İtibari emirler(yargısal ictihatlar) 
36-Kanun-u adalet 
37-Kanun-u askeriyeye  
38-Kanun-u belagat  
39-Kanun-u beşeri-sosyoloji 
40-Kanun-u edebi 
41-Kanun-u emriye-i mu'ciznüma 
42-Kanun-u fıtrat 
43-Kanun-u hakikat 
44-Kanun-u hallakıyet 
45-Kanun-u hikmet 
46-Kanun-u ilahi 
47-Kanun-u ilmi 
48-Kanun-u ilm-i muhit 
49-Kanun-u kader  
50-Kanun-u kader-i ilahi

Haftaya devam edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.