1. YAZARLAR

  2. Serdar BİLGİN

  3. Kâinatın Kıs(s)a Meali (2)
Serdar BİLGİN

Serdar BİLGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kâinatın Kıs(s)a Meali (2)

A+A-

Kâinat, “tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet” olmak üzere dört temel üzerine bina edilmiştir ve ayna gibi iki ciheti vardır. Biri mülk, biri melekûtiyet.

Hüsn-kubh, hayır-şer, sığar-kiber, sa'b-sehl, vesait ve esbab mülk cihetine bakar, Cenâb-ı Hak, müsebbebatı esbaba bağlamakla, intizamı temin eden bir nizamı kâinatta vaz etmiş. Ve herşeyi, o nizama müraat etmeye ve o nizamla kalmaya tevcih etmiştir. Ve bilhassa insanı da, o daire-i esbaba müraat ve merbutiyet etmeye mükellef kılmış, kâinata ve insana rızık, vücut ve terakki (neş'e-i ûlâ) vermiş, rızık ile "basar, sem', kelâm" sıfatlarını; vücut ile, "ilim, irade, kudret" sıfatlarını istilzam ederek keşfetmeyi ve terakkiyi inşa eylemiştir. Beşerin iradesi ve sair sıfatları, mevcudatın hüsün ve kubuh, büyüklük ve küçüklük gibi ahvâlinden müteessir olduğu gibi, sıfât-ı İlâhiye müteessir olmaz. Sıfât-ı İlâhiyeye göre hepsi müsavidir. Keşif ve terakki, kâinata ve insana; ruhlara ve fikirlere hayat verir. Keşif ve terakkinin mukaddimesi tefekkürdür. Tefekkür, اَلْحُكْمُ لِلّٰهِ (Hakîm) deyip Hakk'a teslim olmaktır. Hakk’a teslim olan insan, Hâlık-ı Kâinat karşısında aczini, fakrını ve kusurunu görür, Hâlık-ı Kâinatın Rahmân ve Rahîm ismine sığınır, kuvvet bulur, Hâlık-ı Kâinata hayran olur ve aşk başlar. İnsan, kalbinde ve aklında inkişaf eden aşk ile etrafını aydınlatır, kilide anahtar, ruha lisan olur, kâinat aydınlanır ve hakikate hâkim olur.

Ey Sevgili!
Gözlerim gözlerine; yüreğim yüreğine düştü, kendini buldu sende
Bu sevda, yağmur oldu bende; düştü yanaktan yaprağa,
Bir demet yaprakta bir çiy tanesi oldu; müjde verdi bahara

Kâinatta hakikî maksat ve netice-i hilkat, hayır ve hüsündür, şer ve kubh ise vâhid-i kıyasîdir. Muhabbetle bakan akıl, şer ve kubh ile hayır ve hüsnün mertebelerini ve hakikatlerini öğrenir; muhabbetle bakan göz, hayır ve hüsnün kâinatta galib-i mutlak olduğunu görür; muhabbetle bakan yürekte, kâinattaki her şer hayra; her kubh hüsne dönüşür, Rahmân; Rezzak ve Gaffara; Celâl, Cemâle tecelli eder ve Mecnun Leyla’sından, su susuz bıraktıklarından, ateş yaktıklarından; rüzgâr kırdıklarından utanır.

Rüzgârın nârası soğuktan değil
Bülbülün nârası gülden değil

Mevsim sarhoşluğu var serde,
Gönlüm “Gül Mevsimine” düştü,

Nâra var dilimde.

Eğer insan, maddî ve mânevî herbir uzvunu Allah'ın emrettiği yere sarf etmekle hamdin şubelerinden olan şükr-ü örfîyi îfa ve şeriate imtisal ederse, insanın cevherinde vedîa bırakılan o örneklerin herbirisi, kendi âlemine bir pencere olur. İnsan, o pencereden, o âleme bakar, saadet-i ebediyenin mâü'l-hayatından bir yudum içer, kalbindeki emellerini teskin eder, başını kaldırıp semaya ve etrafa bakar, herşeyle ünsiyet peyda eder, ruhunda yüksek lezzetleri ve saadetleri hisseder; kalbini ikaz, vicdanını tahrik edip ruhunu ihsas ettikçe o saadetler ziyadeleşir ve ona mânevî cennetlerin kapıları açılır.

Yağmur toprakla; gül bahçıvanla buluşunca
Bahar gelir, bayram gelir her yere

Yağmurlar yağar, güller yetişir de
Gül bahçesi olunca her yer
Toprak kokar, gül kokar gönüller

Melekûtiyet ciheti ise, herşeyde şeffâfedir. (neş'e-i uhrâ)Teşahhusât karışmaz. O cihet vasıtasız Hâlikına müteveccihtir. Terettüb, teselsülü yoktur. İlliyet, maluliyet giremez. İ'vicacâtı yoktur. Avâik müdahale edemez. Zerre şemse kardeş olur. Haşir ve kıyamette kâinat tasfiye ameliyatını gördüğü zaman, zıtlar biribirinden ayrılır ve esbab ile vesait de ortadan kalkar. Ortadaki perde ve hicap kalktıktan sonra, herkes Sâniini görür ve hakikî Mâlikini bilir.

Yanağına kar değince yücelirmiş aşk
Yusuf da Züleyha da bahane imiş

Kar ve ekmek olunca ziyafete dönüşürmüş sofra
Yüreğini karla dolduranlar zengin olurmuş
Para da pul da bahane imiş

Gündüz de gece de beyaz imiş
Yüreğimizi titreten de terleten de kar imiş
Güneş de soğuk da bahane imiş
Meğerse bildiğim ne kadar az şey var imiş

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum