Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Kafes belgesi ve kimi gerçekler

Kafes belgesi şu ana kadar Ergenekon soruşturmasında ortaya çıkarılan belgelerin en vahimi oldu.

Yeni Şafak'ın Cumartesi günkü nüshasından okuyalım:

“Rum ve Ermenilere yönelik suikast ve bombalı eylem düzenleyerek provokasyonlarla hükümeti devirmeyi amaçlayan Deniz Kuvvetleri içindeki cuntanın hazırladığı 'Kafes Planı'ndaki ayrıntılar dehşete düşürüyor. Planı uygulamak için hazırlıkları tamamladığı anlaşılan cunta, Agos gazetesi abonelerine 'bomba' paketi ya da 'zehirli' zarflar gönderecekti.

Azınlıkları hedef alan cunta, gayrimüslimlerin liderlerini tek tek belirleyerek bir harita hazırladı. 939 azınlık temsilcisine yer verilen harita 'topluluk olan yerler', 'topluluk olmayan yerler', 'imanlı olan yerler' ve 'imanlı olmayan yerler' diye dörde ayrıldı.

Eklerde, Poyrazköy cephaneliğiyle ilgili tutuklanan Yarbay Ercan Kireçtepe'nin hazırladığı, emekli Koramiral Kadir Sağdıç'ça paraflanan 'Kafes Planı'nda, başta Agos olmak üzere azınlıklara ait yayınlara abone olanların tespit edilmesi ve yapılacak eylemler yer aldı…”

Hepsi bu kadar değil…

Dink suikasti ve Malatya'daki Zirve katliamından “operasyon” diye söz ediyor bu belge…

Ne demek bu?

Biz böyle bir operasyonu yaptık mı demek yoksa böyle bir operasyon yapıldı, biz model mi alalım demek?

Birincinin gerçek olduğuna dair karineler her geçen gün artıyor, ama hangisi olunsa olsun, çıplak gerçek vahim ve ağır…

Ergenekon davası ve Dink davası arasındaki köprülerin her geçen sağlamlaşması, bunun işaretlerinden birisidir.

Dün Dink davası avukatı Fethiye Çetin'le TV Net için bayramın son günü yayınlanacak bir bant çekimi yaptık.

Çetin'in bu konudaki kimi gözlemleri ve verdiği kimi bilgiler çarpıcıydı.

Dink davası ve Ergenekon soruşturması arasındaki bağları şöyle anlatıyordu Çetin:

Ergenekon dosyasında yer alan belgelerden birisi, Ergenekon tutuklusu Sevgi Erenerol'un Genelkurmay Başkanlığı'nda yaptığı bir sunuma ilişkin. Belgeye göre bu sunum, açılışı yapan subay tarafından SAREM'in planlı faaliyetleriden birisi olarak tanıtılıyor. Ve sunumda Erenerol misyonerlik faaliyetlerini ele alıp, gayrimüslimleri düşman ve hedef gösteren bir konuşma yapıyor.

Ve aynı konuşmayı birçok toplantıda tekrarlıyor.

Ve bunlar Hrant Dink öldürülmeden önce oluyor.

Durmuş Ali Özoğlu, bir Ergenekon tutuklusu. Kimi resimlerde önündeki subayların adeta esas duruşa geçtikleri bir isim. Ergenekon'un psikolojik savaş örgütünün sorumlusu olarak anılıyor. Bu kişide çıkan belgelerde birçok psikolojik savaş andıcı var. Bu andıçların konularının bazıları şöyle:

Karadeniz bölgesi, azınlıklar, özellikle Ermeniler…

Bu ilişkilerin altını çizerken Çetin, haklı olarak Dink'i ölüme götüren süreci hatırlatıyor.

Dink'in adım adım Türk düşmanı ilan edilmesini, bir psikolojik savaş andıcı olarak ele alıyor ve diğerleriyle aralarındaki benzerliklere işaret ediyor.

Ergenekon davasıyla Dink davası arasında başka kesişmeler de var. Dink'in ölümüne yol açan zeminin oluşturulmasında aktif görev alanların bir kısmı bugün Ergenekon davası tutukluları arasında, bunlar içinde tek merkezden hazırlanıldığı belli tek tip, yani hep aynı şikâyet dilekçeleriyle suç duyurusu yapan dernek başkanları, avukatlar var.

Kafes belgesinin “Hrant Dink operasyonu dediği şey nedir” sorusunun anlamı azalıyor bunlar karşısında…

Dink cinayeti Ergenekon'un kalbi aslında…

O çözülünce sistem çözülecek…

2005, 2006, 2007…

Bu üç yılı tekrar okumak gerek…

Ve bu okuma için küçük bir hatırlatma:

Dink, Rahip Santoro, Malatya'da katledilenler, onları öldürenler, Yasin Hayal ve diğerleri hepsi teknik olarak dinleme altındaydı…

Bu ortak noktanın anlamını çözmek gerek…

Yeni Şafak

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum