1. YAZARLAR

  2. Emir Fatih KARAŞAHAN

  3. İslam Ordusunun Sosyal Medya Tugayları
Emir Fatih KARAŞAHAN

Emir Fatih KARAŞAHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

İslam Ordusunun Sosyal Medya Tugayları

A+A-

Yeryüzünün halifesi, islamla şereflenen,
müslüman aleminin değerli azalarına
bir sosyal medya ricasıdır.

Kur’an ve iman davasında İslam hakikatleriyle kılıçları kalemden, kalkanları kitaptan olan kardeşlerime sesleniyorum. Tebliğini; ilim, irfan, bilim çerçevesinde ikna metodlarıyla yapan (ve yapmak zorunda olan) müslümanların oluşturduğu İslam ordusunun dahilde ve hariçte açılan çok çeşitli cephelerde mücadele veren müminlere sesleniyorum. Genişleyen cephelerimizde fikrimize ve sesimize destek verecek bir Sosyal Medya* Tugayımız var mı?

Fikrine güvendiğim farklı çevrelerden birkaç büyüğümle konuşurken konu ne zaman sosyal medyaya gelse, yaşı biraz ilerlemiş basılı yayınlara alışık kişilerde olumsuz yada nötr bir tavır oluştuğunu gördüm. Zira bu zatlar yeni bir teknolojiyi deneyene kadar gençler çoktan onu eskitmiş yada sulandırmış oluyor. Bunun açık örneklerinden birisi Facebook. Yaşı 50’nin üzerinde olanlar Facebook’u denediklerinde gençlerin büyük bir çoğunluğu yeni mecralara terki diyar eylemişti.

Sosyal Medya hesabınız var mı?

İster kabul edin, ister reddedin. Sosyal medya bugün hayatımızın bir parçası. 5 sene öncesine kadar herhangi bir ticari markanın web sitesinin olmayışı ayıpken, bugün müşteriniz size facebook, twitter adresinizi soruyor. Bir çok dernek ve fikir adamı faaliyetlerini ve yayınlarını bu mecralardan duyuruyor. Videolarını yayınlıyor. Bir çok firma ticari kampanyalarını sosyal medya platformlarından yürüterek para kazanıyor. Kısacası artık herkes müşterisini buralarda arıyor. Çünkü hitap ettiğiniz kitle internetin ulaştığı her noktadan milyonlarca insan…

İsmi korkutmasın: Sosyal Medya Tugayları

Buraya kadar olan kısımda sosyal medyanın sadece bir eğlence aracı olmadığını kabullenemeyenler için askeri ve siyasi örnekler de verilebilir. Siyasi ayak oyunlarıyla bilinen İngilizler Ocak 2015’te resmen Sosyal Medya Tugayı kuracaklarını ilan etmiş ve Nisan 2015’te bu tugayı ordularına dahil etmişlerdi. (BBC) Bununla birlikte Amerikan ordusu 2010’dan beri, İsrail ordusu 2008’den beri aktif olarak sosyal medyayı kullanıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri ise sosyal medya kullanımına geçeli daha 1 yıl oldu. (Al Jazeera) Tahmin edeceğiniz üzere silahlı kuvvetlerin operasyonlarında başarı için ön şart muhaberat yani istihbarat ve iletişimdir. Bu ordular dahilde muhaberat amaçlı, hariçte psikolojik harp taktiklerini uygulayacak şekilde ve her iki tarafa da propagandalarını yapmak üzere sosyal medya organizasyonlarını yönetmek zorunda olduklarını farkettiler. Çünkü buna mecburlar.

Sosyal Medya Operasyonları: Siyaset, Arap Baharı, Gezi, Fuat Avni

Siyasete baktığımızda 2008 yılında Barack Obama ile başlayan bir trendle siyasetçiler sosyal medyanın gücünü farkettiler. Seçmenden bağış toplama, seçim mesajının seçmene iletilmesi, video ve viral kampanyalarla mesajın öne çıkarılması noktasında dünyada ve ülkemizde örnekler görüyoruz.

Toplumsal hareketler noktasında bakıldığında 2009 yılında İran seçimlerinde parlayan sosyal medya daha sonra Mısır, Libya, Cezayir, Tunus gibi ülkelerde görülen ve “Arap Baharı” şeklinde nitelendirilen olaylarda da örgütlenme ve iletişim aracı olarak kullanılmıştı. Ülkemizde ise 2013 yılında gerçekleşen “Gezi Olayları” Arap Baharının sıçraması gibi lanse edilmek istense de, o gün yaşananların, bugün ülke olarak yaşadığımız sıkıntılara işaret eden bir kurgu olarak değerlendirilebilir.

Nitekim günlerce süren “Gezi Olayları” sonrasında edinilen algı operasyonu tecrübesi bireysel hesaplar üzerinden kullanılmaya devam edilmiştir. 17-25 Aralık 2013 Darbe Girişimi olarak kayıtlara geçen olay medya gücü desteğiyle sosyal medyada algı operasyonuna dönüşmüş; devamında Ekim 2014’te ortaya çıkan “Fuat Avni” mahlaslı hesapla gizemli! bir kimliğin, algı operasyonlarına liderlik etmesiyle zirveye ulaşmıştı. “Fuat Avni” mahlasını kullanan, sonrasında bir ekip olduğu anlaşılan operasyon, uzun süre medya ve sosyal medyada algı yönetimini inşa edecek bilgiler sunarak, yapı/lanma/nın diğer elemanlarına servis yapmıştı. Twitter’da kayıtlı hesap sayısının 14 milyon, aktif kullanıcı sayısının 7.5 milyon olduğu düşünüldüğünde “Fuat Avni” hesabını takip eden kişi sayısının 3.07 milyon olması dikkat çekici bir nokta. Toplumsal hareketlere etkisi açısından 15 Temmuz darbe girişiminde, halkın sosyal medya üzerinden örgütlenme başarısı, devlet kurumlarının ve ilgili kişilerin toplumla başarılı iletişiminin de darbenin önlenmesinde etkili bir faktör olduğu söylenebilir.

İMAN KÜFÜR SAVAŞINDA BİR CEPHE: SOSYAL MEDYA

Yukarıdaki örnekler çoğaltılabilir. İnternet, kullanıcısına nimet yada nikmet olabilecek bir araçtır. Gerçek hayatta olduğu gibi sanal ortamda da iyinin ve kötünün mücadelesi devam etmektedir. Devletler, ordular, partiler, dernekler sosyal medyayı kullanıyor. Şer cephesinde kötüler ve kötü niyetliler faal haldeler. Bu minvalde bilim ve teknolojinin her türlü imkanını kullanan; dinsizliği, materyalist felsefeyi yaymak isteyen, insanları maddi ve manevi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye çalışan, uyuşturan, amaçsızlaştıran gruplar faaliyet halindedir. Manipülatif algı operasyonlarıyla gizli yada açık yürütülen eylemlere karşı; iyilerin görünürlüğüne, fikirlerine ve basiretine ihtiyaç var.

İşte tam bu yüzden internet ve sosyal medya mecralarında doğru bilgiyi yayan, hakikati savunan, ümit veren, rehberlik eden, gündemi ve olayları İslam hakikatleriyle yorumlayan; bilinçli ve donanımlı ve çağın getirdiği ve gerektirdiği imkanlarla ihtiyaç sahiplerine ulaşan kullanıcılara ihtiyaç vardır.

Böyle bir hizmet alanında internet ve sosyal medyaya mesafeli durmak kabul edilebilir mi? Bu mesafe vakitsizlikle, meşguliyetle açıklanabilir mi? İman ve Kur’an davası güden ehl-i sünnet, elindeki hakikatlerle, vazifeli olduğu tebliğ ile insanlara ulaşmak zorunda değil mi? Elinde Kur’an olanların girmediği zihinlerde ve gönüllerde dinsizlik rüzgarlarının eseceği aşikar değil mi?

Bugün aramızda sosyal medya araçlarını çok iyi kullanan arkadaşlarım ve büyüklerim var. Bununla beraber bir çok yazarı, fikir adamını, profesör seviyesinde bir çok bilim adamını hala sosyal medyada göremiyoruz. Adına ister tugay, ister tim, ister ekip diyelim. Hemen herkesin ve grubun sosyal medya enstrumanına ihtiyacı var. İnsanlara ulaşma noktasında sosyal medyanın güçlü, gerekli ve önemli bir araç, bu mecrada birlikte hareket etmenin etkili olmanın formülü olduğunu kabul ediyorsanız, bu cephede size ihtiyacımız var!

---

NOT-1: Sonraki yazıda –inşallah- camiamızdan da örneklerle twitter karnemizi açıklayacağım.

NOT -2: İki senedir fazla idealize etme belasıyla yazamadığım –bence- çok önemli bu konuya böylece başlamış oldum. Seri olarak düşündüğüm bu yazının devamı, konu ile ilgili sorularınız ve açılması istediğiniz noktalarla şekillenecek inşallah. Saygılarımla…

https://twitter.com/emirfatih

---

*Kısaca Sosyal Medya, internetin sağladığı imkanları kullanarak karşılıklı iletişim ve etkileşim imkanları sunan fikri, ticari, karşılıklı iletişim, oyun ve eğlence amaçlı da kullanılabilen yazılı, görsel (resim, video, grafik) içerik materyallerinin paylaşılabildiği geniş bir platformu ifade eder. En bilinen örnekleri facebook, twitter, whatsapp, instagram, google plus, linkedin, youtube, pinterest, blogger, forumlar, wikiler vs. Daha geniş bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Sosyal_medya

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum