Her ümmetin, büyük-küçük her topluluğun bir eceli vardır

Her ümmetin, büyük-küçük her topluluğun bir eceli vardır

Ayet meali

Bismillahirrahmanirrahim

Cenab-ı Hak (c.c), A'râf Sûresi 33-34. ayetlerinde meâlen şöyle buyuruyor:

33-De ki: “Rabbim, ancak (zinâ gibi) çirkin işleri, onların açık olanını ve gizli olanını, (her türlü) günâhı, haksız yere haddi aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi (asılsız olarak) Allah’a şirk koşmanızı ve Allah’a karşı (aslâ) bilemeyeceğiniz şeyleri söylemenizi haram kıldı!”

34-Ve her ümmetin (büyük-küçük her topluluğun) bir eceli vardır.(1) Artık ecelleri geldiği zaman, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler!

(2)“Mâdem ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor ve genç ihtiyar farkı yoktur. Elbette dâimâ gözü önünde öyle büyük dehşetli bir mes’ele karşısında bîçâre (çâresiz) insan, o i‘dâm-ı ebedî (ebedî yokluk), o dipsiz, nihâyetsiz haps-i münferidden (yalnız başına içinde kalacağı hapisten) kurtulmak çâresini aramak ve kabir kapısını bir âlem-i bâkīye, bir saâdet-i ebediyeye ve âlem-i nûra açılan bir kapıya kendi hakkında çevirmek hâdisesi, o insanın dünya kadar büyük bir mes’elesidir.” (Gençlik Rehberi, 13. Söz, 4-5)