1. YAZARLAR

  2. Himmet UÇ

  3. Haşir ve insan
Himmet UÇ

Himmet UÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Haşir ve insan

A+A-

Haşir Risalesi her şeyden önce insan üzerine kurulmuş bir anlatım metnidir. Haşirde farklı insanlar var, anlatımın yükünü üzerinde taşıyan insan ise bir prototiptir. Batı dünyasında bilimin gelişmesi ile geleneksel inançlar üzerindeki tanrısal perde düştü, ortaya çıkan insan çeşitli ilmi argümanlarla yaralandı, düşünce ve hayal dünyası  özellikle itikad dünyası hayatın yükünü götüremeyecek hale geldi. Haşirde tedavi edilmesi hedeflenen insanın çok çeşitli açılardan sağlıklı bir düşünceye doğru gitmesi düşünülmüştür. Bediüzzaman bir hastayı tedavi eden bir doktor gibi ne zaman, nerede, hastasının nasıl bir tedavinin cüzlerine muhatap olması lazım geldiğini iyi planlamış ve ayarlamıştır. Haşir kelimesi bir kelime gibi görünürken Bediüzzaman onu çeşitli parçalara bölerek bir külli itikadın çok parçaları olan bir bütünlüğün ünvanı olarak bakmıştır. İki insanın anlaşmazlığı olarak başlayan eserde insan gittikçe dallanıp budaklanan bir yapı kazanmakta ona paralel olarak haşir teması da gelişmektedir. Adeta üslub olarak haşir bir tohumla başlayıp sonunda uçsuz bucaksız sınırları maveraya uzanan bütünlük külliye ünvanı gösterir.

Suretler bir seyahat gibi kaleme alınmıştır. İki insan “bak” fiillerinin yönlendirmesiyle tabiata, dünyaya bakarlar ve baktıkları şeylerin dünyalarına taşınmasını ve yeni yorumlar olarak ortaya çıkmasını sağlarlar. Suretlerde masallardaki gibi bir anlatım düzeni yoktur, hayatın içinde başka insanların da bulunduğu bir şehir hayatı içinde anlatım yerleştirilmiştir. Halk vardır, işlerine devam ederler, bunlar onları seyreder, onların tutumlarından dersler çıkarırlar, dialoglarına ve problemlerine devam ederler.

Haşirdeki insan bakmak, görmek, düşünmek ve yorumlamak gibi asli insan özelliklerinden uzaktır. Bediüzzaman ona bu kainatla ve olaylarla ilgisini kuramamış insana çok yönlü bakma, görme, değerlendirme ve yorumlama özelliği kazandırmak ister. İnsana kazandırılmak istenen ana insani özelliklerin başında tabiata bakabilmek ve ondan çeşitli yorumlama tabakaları çıkarmak öğretilir. Haşir Risalesi bir tabiat yorumlama mektebidir, onda birçok tabiat levhası vardır ve bunlar ile insanın sorumluluk dünyasına ve dünyanın bir başka aleme açılan kapılarına varan iletişim köprüleri kurulmuştur.

Olumsuz insan kainatın bir itaat üzerine kurulmuş olduğunun farkında değildir, ona böyle bir harika saltanatın itaat üzerine kurulacağı görsel olarak anlatılır. Haşirde bütün insanlar yaratılmış olmanın gerektirdiği itina ile rızıklandırılmaktadırlar. Bu rızıklandırma ve çok yönlü insana gösterilen ilgi öyle kalakaldığını zanneder olumsuz insan. Halbuki bu arkası olan bir sevgi ve ilgidir, alemin sevgi ve ilgi dilinden habersizdir buradaki hasta insan. Alemdeki intizamı, hikmeti, adaleti ve dengeyi göremeyen insana bunlar anlatılır. Bu kadar farklı muamelelere muhatap olan insanın bunlar üzerinde düşünmesi sağlanır.

Alem bir sanatlı sergi gibi düzenlenmiştir, sergilenen şeyler ve estetik nesneler, sanatlı şeyler insanın nazarını bu görünenlerin arkasındaki anlamlara ve sürekli işlere dikkat çekmesini sağlamaktır. Alemin seyir düzenini fark etmeyen insana bu seyir ve değerlendirme gezisini fark etmesi hesaplanır. Alemde pek şefkatli bir zat vardır, olumsuz insan bu umumi şefkatin farkında değildir, dolayısıyla buradaki insan çok yönlü eksikleri olan görme özürlü bir insandır. Sevgi, şefkat ve alemin kurgusunun anlamlarını göremez. Bu insan hastanenin farklı servislerinde dolaşan ve her serviste yeni ve sağlıklı bir insan olmanın hazzını yaşayan bir insandır. Burada bir idare vardır ve bu idarenin halk ile münasebetlerini sağlayan bir kurum vardır, o kuruma bütün insanlar müteveccih olmaktadırlar, bu kurumu temsil eden yaverin konuşmaları da buradaki hastalıklı şahsı tedavi eder, ona yeni şeyler kazandırır.

Kişi dinlemeyi ve dua etmeyi ve varlık ötesi bir dünyanın zorunluluğunu dua ile öğrenir. İnsanların dışında alemde trenler, uçaklar, teçhizatlar, depolar, sergiler, icraatlar vardır. Bütün bunlar bir idare ve saltanatın görüntüleridir. Faaliyetler bir misafirhaneye göre ayarlanmıştır, misafirhane ise adı üstünde yolda yapılmıştır. Bir başka yere ara hazırlık durumundadır, rahatsız insan bu misafirhane kurgusundan başka bir alemin varlığını çıkarmaya örgütlenir. Alemdeki denetlenmeyi fark edemeyen insana insanların başıboş olmadığı anlatılır.

Alem aynı zamanda bir fermanın muhtevasına göre idare edilmektedir, elbette böyle çok yönlü örgütlenmiş ve kurgulanmış aleme bir kanunlar dizisi, bir tanrısal ferman gerekecektir. O ferman da insanın bu alemde nasıl hareket etmesi ve başka bir aleme dizayn edilen yürüyüşünü tanzim etmesini öğretecektir. Dinin bütün görsel ve düşünsel öğelerinden mahrum olan insan bunları kazanması için arkadaşı tarafından örgütlenir.

Bediüzzaman bir anlatma mesafesinden bir itikad nasıl inşa edilir onları hayranlık bir verici bir sıralama ile anlatmıştır. Kişi bir meydan, bir meşher ve imtihan salonu ile karşı karşıyadır. Bunların anlamlarını fark etmemiştir şimdiye kadar. Anlatıcı ona bu eksiklerini anlatır, ona bir imtihan salonunda olduğunu, meydandaki binaların asli değil geçici unsurlar olduğunu belirtir.

Her mevsim insana yeni şeyler getirir. İnsaflı şahıs, varlığı yemek, içmek, eğlenmek ve derin anlamlardan uzak durmak olarak düşünen insanı Haşir Risalesinde bu  manaları kazanmaya çabalar, ama tedricen. Alem sürekli değişen bir tiyatro ve sinema salonu gibidir, bu değişen şeylerin suri ve sürekli anlamlarını insan anlamalıdır, yoksa bir sinemavari değişme iş olsun diye değildir. Alem sürekli değişmekte ve değişmeyen bir aleme hazırlık yapmaktadır, bu değişimden sürekliliğe giden yolları bu şahıs öğrenir.

Eserde dünyanın heryerine uzanan bir faaliyet vardır, bütün bu işler her yerde yapılmakta ve külli bir karakter göstermektedir. İkinci şahıs sadece yaşanan zamana değil özel bir trenle hem maziye hem de geleceğe giderek alemin başka bir alem olacak olma hüviyetini görür olayların dilinden. İki şahıs her gördüklerinden yeni anlamlar çıkardıkları gibi kendilerinden önce alemin kurgusundan büyük anlamlar çıkarmış cemaat reisleri ve zabitleri ile de mülakatlar yaparlar onlar da başka bir alemin hazırlığı içinde olan alem konusunda izlenim ve bilgi ve gözlemlerini onlara anlatırlar.  Bütün bunlardan sonra alemin ve ülkenin fermanı onlara bu görülen ve yorumlanan realiteler ve harici anlamları olan olayları teyid eder anlamda konuşur ve iki insana ve insanlara başka bir alem hazırlığı yapmalarını anlatır.

Risale-i Nurdaki bütün hakikatler haşirdeki iki insanın düşünce dünyası üzerine kurgulanabilirler. Diğer eserlerdeki bütün doku bu iki insanın bakmak, görmek, yorumlamak ve itikad elde etme biçimi üzerine kurgulanmıştır. Risale-i Nur’un dünyası bu eserde elde edilen binanın genişletilmesi üzerine inşa edilmiştir. Bütün Risale-i Nur binası bu binanın çeşitli uzantılarıdır. Eserin ikinci bölümündeki birinci bölümdeki insana kazandırılan özelliklerin daha geniş kapsamlar kazanması düşünülmüştür, manalar daha oturmuş ve insanın bakış açısı daha sağlam olması üzerine düşünülmüştür her şey. Kişi, Yaver-i Ekrem karakterinin Resüli Ekrem‘e dönüşmesini görmüştür, aleme böyle risalet ve yaver kavramlarının gereğini mantıki ve sanatsal, estetik düzende inanması sağlanmıştır. Eserde insanın küçüklüğüne bakarak alemin değişmesini gereksiz görmesi eleştirilmiş insanın aslında büyük bir varlık olduğu ve alemin merkezinde odağında olduğu anlatılmıştır.

Hakikatler bölümünde suretler bölümünde eksik görülen bakış ve yorum aksaklıkları daha derinlikli yorumlarla güçlendirilmiş, kendisine bakmak ve görmek öğretilen ve bir başka aleme hazırlanma özelliği verilmesine çalışılan insanın bu eksik özellikleri daha güçlü şekillere dönüştürülmüştür. Tabiat gözlemleri alemi yaratanın isimleri ile desteklenmiş, isimler ile eylemler arasında bağlar tesis edilerek sağlıksız insan sağlıklı ve varlık ötesine kendini hazırlayan bir insana dönüştürülmüştür.

Haşirde insan maddeye hapsolmuş, yorum ve düşünceden uzak bir insan iken alemin ve alemdeki büyük insanların da yardımı ile sağlıklı bir haşir inancına kavuşmuştur. Muannid ve inatçı insan mutekid ve inançlı bir insana dönmüştür. İşte haşirdeki insanın eser boyunca devam eden itikadi ve sanatsal yolculuğu mutlu ve inançlı bir insanın rahatlığına dönüştürülmüştür. Haşir bir insanın itikadını tedavi merkezidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.