1. HABERLER

  2. AİLE

  3. Haram ve helal sanal ortamda da geçerlidir
Haram ve helal sanal ortamda da geçerlidir

Haram ve helal sanal ortamda da geçerlidir

Diyanet sosyal medyada fotoğraf paylaşmayı doğru bulmadı, ‘Helal ve haram, sanal ortam için de geçerli’

A+A-
Diyanet İşleri Başkanlığı, milyonlarca kişinin kullandığı sosyal ağlar ve sanal ortamla ilgili uyarılarda bulundu. Diyanet’in aylık dergisinde, sosyal paylaşım sitelerine yüklenen fotoğraflar için “Kişinin mahremiyetini sanal ortamda ifşa etmesi, bunu başkalarıyla paylaşması dinen uygun değil. Bu tehlikeye karşı dikkat edilmeli. Haramlardan uzak kalmak için Allah’a dua ve ibadet edilmeli, daha faydalı işlerle meşgul olunmalı ve arkadaş çevresi buna göre oluşturulmalıdır” değerlendirmesi yapıldı. 
 
Kadını ve erkeğiyle internet kullanmanın bir hak olduğunu açıklayan Diyanet, “Ancak bu konuda hayat ölçülerimizi muhafaza etmek durumundayız. Müslüman’ın hayatında helal dairede hareket etmek, iffetini korumak, çirkin söz ve eylemlerden uzaklaşmak, kul haklarına, tesettüre, edebe riayet etmek; kısacası İslam ahlak ve adabı ile yaşamak önem arz eder” ifadesini kullandı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sanal ortamla ilgili uyarıları tartışma yarattı...
 
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün: ‘Gizliliği ihlal bir hastalıktır’
 
Başkasına ait gizlileri merak etme, elde etme ve başkalarıyla paylaşma Kuran-ı Kerim’in yasakladığı bir hastalıktır. Her genelleme hata verir ama sanal âlem şu anda büyük oranda bir tecessüs arenası görünümündedir. Her şeyden önce internete girer girmez gözetleniyor, araştırılıyor ve kaydediliyor oluşumuz mahremiyetin daha baştan ihlal edildiğini göstermektedir. Daha baştan ihlal ile başlayan bir ortamda insanların birbirlerinin aleyhine olduğuna hükmettikleri verileri, hiçbir dini ve ahlaki endişe taşımadan paylaşabildiklerini görebiliyoruz. Bunu dikkate aldığımızda hem kendisine hem de başkasına ait verileri paylaşmak isteyenler, bu verilerin insan onuruna ve saygınlığına gölge düşürüp düşürmediğini, zihinlerinde ve vicdanlarında tartmalıdırlar.
 
Psikolog Nevzat Tarhan: ‘Sanalın gerçekten farkı yok’
 
Sanal denilen şeyin gerçekten farkı yok. Sanal ortamda yaşanan şeyler gerçektir. Diyanet’in bu açıklamasını doğru buluyorum. Sanal denilen şeyler zararsız gibi algılanıyor. Halbuki sanal ortamda olan olaylar gerçek gibi yaşanıyor. Özelini kendine saklamayı bilmeyen kişinin sanal ortamda özgürlüğü olmamalı.
 
Prof. Dr. Talip Özdeş: ‘Ahlaki değerler gözetilmeli’
 
Sanal ortam ile gerçek hayat arasında bir bağ vardır. Sanalda başkalarını aldatıyorsanız, interneti kötüye kullanıyorsanız bu tasvip edilemez. Sanalda da gerçekte de ahlaki değerlerin gözetilmesi gerekir. Bir şeye kesin ifadelerle “Haram” demek için kesin delillerin olması gerekir. Kişi çıplak resmini ifşa ediyorsa, kişinin fikrine saygı duymakla birlikte bunun dinen doğru olmadığını söyleyebiliriz. Kişi normal bir fotoğrafını isteyerek paylaşmışsa bir sıkıntı yoktur. Kişi özgürdür ama bir şekilde mahremiyetine dinen dikkat etmelidir. Haram ve helal sanal ortamda da geçerlidir. Sanal ortamda insanları aldatmak da uygun değildir.
 
HaberTürk
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.