1. YAZARLAR

  2. Nurettin HUYUT

  3. Hakikat-ı müstevliye
Nurettin HUYUT

Nurettin HUYUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Hakikat-ı müstevliye

A+A-

Firmalar ürün reklamında rakiplerine fark attıklarını açtıkları servislerin çokluğunu söyleyerek dile getirirler.

 

Ne kadar yaygın servisleri varsa o kadar güçlüdürler. Onların ürünlerini alanlar en ücra köşelerde de yaşasalar mağdur olmazlar veya olmayacakları anons edilir.

 

Hakimiyet ve güç nasıl ölçülür?

 

“İktidar oldular ama muktedir olamadılar” diye yaygın bir söz var. Bir iktidarın yönetim zaafı varsa o iktidar için bu ifade kullanılmaktadır.

 

Geçmişte Tansu Çiller, Mesut Yılmaz için kullanmıştı, 28 Şubat sonrası bin türlü oyunlarla, cebren ve hile ile iktidara getirilen Mesut Yılmaz için.

 

Neden müktedir değildi? Çünkü, başkalarının desteği ile iktidar olmuştu, diyet borcu vardı. Ve derin devlet (Ergenekon) diye bir oluşum vardı. O nedenle de inandığı gibi yönetemiyordu.

 

İşte hakimiyet ve güç etki alanına göre ölçülür. Şayet her yere hakiki anlamda hükmediyorsa ve istediği etkiyi gösteriyorsa işte öyle bir güç karşısında söz söylemek mümkün olmaz.

 

Bu günkü iktidar da zaman zaman muktedir olmadığını gösteriyor. Kaçakçı vatandaşlar terörist diye bombalanınca hükümetin her yerde aynı derecede müktedir olamadığı ortaya çıkmış oldu.

 

Derin devletin devam ettiği hakikatini ilan etti.

 

Hala başörtülüler bazı kurumların taşradaki teşkilatlarının kapısında içeriye giremiyorsa, birincilik hak ettiği halde bu ödülü başörtüsünden dolayı törenlerde alamıyorsa burada muktedir olamama sorunu var demektir.

 

Bütün bunları niçin anlattım?

 

Şunun için: Başlığa koyduğum kelimenin ne anlama geldiğini ifade etmek için anlattım.

 

Bediüzzaman hazretleri kainatta müstevli hakikatının en yaygın bir şekilde sürdüğünü ifade ile İlahi gücün derecesini bu şekilde ifade etmeye çalışır. Anlamamız için de birçok temsiller sunar.

 

Kainatta icra edilen bir işin diğer bir işe mani olmaması, her yerin düşünülmesi ve bizzat Allah tarafından eksiksiz yapılması bunun en güzel delilidir.

 

Biraz daha açarsak, nasıl ki, dünyanın çekim kuvveti her yerde aynıdır. Veya Güneş’in dünyamızı aydınlatması konusunda alan büyüklüğünün bir önemi yoktur. Çünkü, güneş için okyanusları aydınlatmak ve ısıtmak ne kadar kolay ise en küçük bir cam parçasını da aydınlatmak ve ısıtmak aynı derecede kolaydır. Eğer bir yerlerde aydınlatma ve ısıtma zaafı varsa bu demektir ki, Güneş ışınları her yere giremiyor, her yeri aynı derecede aydınlatamıyor. Yani bu durum Güneşin aydınlatmada hakiki anlamda muktedir olmadığını gösterir.

 

Kainattaki sanat eserlerine baktığımızda hiçbir eksiklik ve noksanlık göremiyorsak işte bu İlahi gücün etki alanını ve derecesini bize gösterir demektir. Yani her yere hükmeden bir güç, her yeri etkisi altına alan bir irade ve her yere ulaşan bir enerji olduğunu anlatır.

 

Bir insanın midesini tanzim ederken, bir kuşun gagasının unutulmaması, milyonlarca balık çeşitlerinden bir nevinin, mesela köpek balıklarından tek bir tanesinin göz bebeği unutulmayıp aslına uygun inşa edilmesi bu hakikatı ispat etmesi açısından çok önemlidir. Bu demektir ki, idare eden zatın hükmü her yere eşit seviyede ulaşıyor.

 

Müstevli yani istila eden, yayılan, her şeyi kapsayan, hiçbir eksik ve noksan bırakmayan gibi anlamlara gelmektedir.

 

Kainatın derinliklerinde seyreden bir meteor taşının hedefi, hızı, geçeceği yollar ve nihayette ulaşacağı mekan önceden en ince detaylarına kadar planlanmıştır. Bu planlama ve icra diğer meteorların planlamasını aksatmamaktadır. Devasa yıldızların planlamasını ise hiç engellememektedir. Aksine top yekün bir planlama ve icra söz konusudur.

 

Aynı şekilde eş zamanlı olarak milyarlarca karınca içerisinden bir karıncanın ayak uçlarındaki ince tutunma aletlerinden bir tanesinin eksik kalmaması, noksansız planlanması ve icrası, hakikat-ı müstevliyeyi (müstevli hakikatını) kör gözlere de gösterir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum