Hadislere, Ebu Hüreyre’ye ve sahabelere dil uzatan serseriler!

Hadislere, Ebu Hüreyre’ye ve sahabelere dil uzatan serseriler!

Bugün hadisleri inkâr edenler yahut hadislerin manevî kıymetini gözden düşürmek isteyen bazı serseriler...

Risale Haber-Haber Merkezi

Son zamanlarda Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (asm) doğrudan bir şey söyleyemeyenler hadisler ve hadis rivayet eden sahabeler üzerinden saldırmaya başladı. Bunlardan bir çoğu da “hoca” veya “ilahiyatçı” kimliği altında bunu yapıyor. 

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, isim vermeden bu tipleri eleştirdi. Bunları “serseri” olarak niteleyen Akgündüz, Ebu Hüreyre’ye saldıranların 100 yıl önce Hollanda kaynaklı başlatılan saldırılarla aynı olduğuna dikkat çekti.

Akgündüz’ün yazısı şöyle:

Hadislerin manevî kıymetini gözden düşürmek istiyorlar

Son zamanlarda, İslam âleminde ve Türkiye’de, aynen İsmet İnönü ve Mustafa Kemal devrinde olduğu gibi, dinsizler yahut onların kullandıkları maşalar, doğrudan İslam’a hücuma kalkışıyorlar ve maalesef Türkiye’de bunlar için meydan ve bütün yollar açık durumda. Bunların başında, İslam’ın temel iki kaynağından biri olan hadisleri inkâr edenler yahut hadislerin manevî kıymetini gözden düşürmek isteyen bazı serseriler gelmektedir. En son tıpkı Avrupalı müsteşrikler gibi, hadisleri bize nakleden Ebu Hüreyre Hazretlerine dil uzatmaya başladılar. Bazı tesbitleri beraber mütalaa edelim:

Mezhebsizliklerini, büyük müctehidlere eşitlik davası altında…

1-Küfür tek millet olduğu gibi, dalâlet de tek millettir. Bugün hadisleri inkâr edenler yahut hadislerin manevî kıymetini gözden düşürmek isteyen bazı serserilerin ileri sürdükleri iddialar, XX. asrın başından telif edilen Hollanda menşeli İslam Ansiklopedisi’nin Ebu Hüreyre maddesinde dile getirilen iddialardır. Hatta bu maddeyi Arapça’ya çeviren Ezher Alimleri, bu iddiaların tamamını sağlam kaynaklara dayanarak çürütmüşlerdir. (İslam Ansiklopedisi Arapça Tercümesi, Ebu Hüreyre Maddesi)

2-Bunlar “gayet müdhiş mağrur insanlardır ki; mezhebsizliklerini, büyük müctehidlere eşitlik davası altında neşretmek istiyorlar ve dinsizliklerini, sahabeye karşı eşitlik davası altında icra etmek istiyorlar.” (Sözler, 496)

"Değil bunlar gibi insan suretindeki hayvanlar..."

3-Bunlar, İslam’ın hükümlerini hayatlarında yaşamayan sefih insanlardır ki, sefahete girmişler; gayr-i İslamî hayatlarına mani' olan Şer'î hükümleri yapamıyor. Kendine bir bahane bulmak için der ki: "Şu meseleler, içtihadiyedirler. O meselelerde, mezhebler birbirine muhalif gidiyor. Hem onlar da bizim gibi insanlardır, hata edebilirler. Öyle ise biz de onlar gibi içtihad ederiz, istediğimiz gibi ibadetimizi yaparız. Onlara tâbi olmaya ne mecburiyetimiz var?" İşte bu bedbahtlar, şeytanın bu aldatmacası ile, başlarını mezheblerin zincirinden çıkarıyorlar. Bunların şu davaları ne kadar çürük, ne kadar esassız olduğu, başta Bediüzzaman Said Nursi olmak üzere, âlimler tarafından ortaya konmuştur.

4-Bugün hadisleri inkâr edenler yahut hadislerin manevî kıymetini gözden düşürmek isteyen bazı serseriler, ehl-i dalalet baktılar ki, müçtehidlerde iş bitmiyor. Onların omuzlarındaki yalnız dinin nazarî ve içtihâdî olan konulardır. Halbuki bu kısım ehl-i dalalet, Kur’an ve Sünnete doğrudan dayanan zaruriyat-ı diniyeyi terkedip değiştirmek istiyorlar. "Onlardan daha iyiyiz" deseler, mes'eleleri tamam olmuyor. Çünki müçtehidler, nazarî ve içtihâdî olan konulara (nazariyat) ve kat'î olmayan fıkhî hükümlere karışabilirler. Halbuki bu mezhebsiz ehl-i dalalet, zaruriyat-ı diniyede dahi fikirlerini karıştırmak ve değiştirilmesi mümkün olmayan meseleleri değiştirmek ve Kur’an ve Sünnete dayanan İslâmiyetin rükünlerine karşı gelmek istediklerinden; elbette zaruriyat-ı diniyenin hameleleri ve direkleri olan sahabelere ilişecekler. Heyhat! Değil bunlar gibi insan suretindeki hayvanlar, belki hakikî insanlar ve hakikî insanların en kâmilleri olan evliyanın büyükleri; sahabenin küçüklerine karşı müsavat davasını kazanamadıkları, gayet kat'î bir surette İslamî eserlerde izah edilmiştir." (Sözler, 496)

Neden Ebu Hüreyre’yi hedef alıyorlar?

5-Ebu Hüreyre Hazretlerini hedef seçmeleri, dalâlette müsteşriklerin müttefiki olduklarına delâlet etmektedir. Zira Hz. Ebu Hüreyre Hazretleri, en çok hadis rivâyet eden ve Resûlüllah’ın (asm) bütün hayatında O’nun yanından ayrılmayan bir kâmil zattır. Bunun hakkında ileri sürdükleri çürük iddialar bir asır evvel İslam Ansiklopedisi’nde müsteşriklerin ileri sürdükleri iddialardır. “Her üren köpeğe taş atacak olsak, yeryüzünde taş kalmaz” kaidesince, bunu konuyla alakalı yazılan mufassal eserlere havale ediyoruz.

Risale-i Nur’da Ebu Hüreyre

“İşte Hazret-i Ebu Hüreyre, umum Suffe ashabının kâmil insanlarının tasdikine dayanarak, onlar namına haber verir. Demek, manen umum Ehl-i Suffe rivayet etmiş gibi kat'îdir. Hem hiç mümkün müdür ki, o haber hak ve doğru olmasa, o sadık ve kâmil zâtlar sükût edip, tekzib etmesinler.” (Mektubat, 116)

“İşte Hoca-i Kâinat olan Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın kudsî medresesi ve tekyesi olan Suffe'nin demirbaş bir mühim talebesi ve müridi ve kuvve-i hâfızanın ziyadesi için dua-yı Nebeviyeye mazhar olan Hazret-i Ebu Hüreyre, Gazve-i Tebük gibi bir mecma-i nâsta vukuunu haber verdiği şu mu'cize-i bereket; manen bir ordu sözü kadar kat'î ve kuvvetli olmak gerektir.” (Mektubat, 118)

“Medrese-i Kudsiye-i Ahmediye (A.S.M.) olan Suffe'nin namdar, sadık, hâfız bir şakirdi olan Ebu Hüreyre'nin, umum Ehl-i Suffe'yi manen işhad ederek, âdeta umumunu temsil edip şu ihbarı, tevatür derecesinde kat'î telakki etmeyenin ya kalbi bozuk veya aklı yok. Acaba Hazret-i Ebu Hüreyre gibi sadık ve bütün hayatını hadîse ve dine vakfeden, وَمَنْ كَذَبَ عَلَىَّ مُتَعَمِّدًا فَلْيَتَبَوَّاْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ hadîsini işiten ve nakleden; hiç mümkün müdür ki, hıfzındaki ehadîs-i Nebeviyenin kıymetini ve sıhhatini şübheye düşürüp, Ehl-i Suffe'nin tekzibine hedef edecek muhalif bir söz ve asılsız bir vak'a söylesin? Hâşâ...” (Mektubat, 118 - 119)

Şimdilik bu kadarla yetiniyoruz.

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
4 Yorum