1. YAZARLAR

  2. B. Said ÇİFTÇİ

  3. Hac’la yüzleşme-İslam konferansı örgütüne bir teklif
B. Said ÇİFTÇİ

B. Said ÇİFTÇİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Hac’la yüzleşme-İslam konferansı örgütüne bir teklif

A+A-

Bediüzzaman’ın haccın gerçekleriyle yüzleşmemiz yolundaki isteğini Risale Haber’de peş peşe yazdığı canlı hac yorumlarıyla ele alan Duble Hacı İsmail Berk’e teşekkür ederiz. 15 asır öncesinin Veda Hutbesinin manasına uygun bir nevi “Mekke Okulu”ndan esintiler sundu bizlere. Haccın üç ana umdesi olan “Tearüf, Tevhid-i efkar ve Siyaset-i aliye-i İslamiye” örgüsü çerçevesindeki yazılarından, özellikle İttihadı İslam’ın teşekkülü kapsamındaki bu yazılara bir “zeyl” yazmayı düşündüm.

Berk’in yorumlarında da söz ettiği gibi, ittihad-ı İslam için açılımlar gerekiyor. Bu açılımın başlangıç açısından en uygun zemini Hac mevsimidir.  Başlangıç açısından diyorum, çünkü müslüman milletler açısından tearüf ve teavün sağlansa da bu sonucun kurumsal şekle dönüşmesi yani müslüman devletler nezdinde sağlanması gerekiyor. İşte burada da devreye girmesi gereken kuruluş Eylül 1969 tarihinde Fas'ın başkenti Rabat'ta toplanıp, İslam ülkelerini çatısı altında toplamak üzere kurulan 57 üyeye sahip, Avrupa Konseyi veya Birleşmiş Milletler gibi uluslararası hukuk tüzel kişiliğini haiz bir uluslararası teşkilat olan İslam Konferansı Örgütü’dür (İKÖ). İK֒nün ittihad-ı İslam gibi bir amacının kuruluş metninde yazılı olup olmadığını bilmiyorum. Ama zannediyorum ki yazılı olmasa bile bu amaca hizmet edecektir. Ayrıca, kuruluş amaçlarını, çalışma biçimini, kurum dışından gelecek projelere açık olup olmadığını bilmiyorum ama zannediyorum. 

Benim burada İKÖ için önereceğim flaş fikir tüm İslam ülkelerine özellikle başta yönetim bilimleri olmak üzere muhtelif alanlarda insan kaynağı sunacak bir üniversitenin kurulmasıdır. İttihad-ı İslam için atılacak adımların ilkinin bu ortak Üniversite şeklinde ortaya çıkmasını temenni ediyorum. Çünkü bilişme (tearüf), dayanışma (teavün) esasları için İslam toplumlarının “bilgi” tabanlı bir yaşam sürmeleri gerekiyor. Çünkü “İttihad cehl ile olmaz.” 

Aşağıdaki bölümde İKÖ için böyle bir teklif hazırlayıcılara zemin hazırlamak için bir değerlendirme metni sunulmuştur. Ayrıca, Bediüzzaman’ın ömrü boyunca sürekli girişimde bulunduğu Van merkezli bir Medrese’t-üz-Zehra projesinin bir temel felsefesini sunmaktadır. Medrese’t-üz-zehra projesi ile ilgili olarak Köprü Dergisinin şu sayılarındaki yazılardan faydalanabilirler: Bahar 2003- Selim Sönmez / Evrensel Barışa Doğru, Bahar 1996- Metin Karabaşoğlu / Kur’ân’a Hazırlık Okulu: Risale-i Nur, Güz 1999 - Editör / Eğitim, Güz 1999- Ümit Alparslan / Bir Model Olarak medresetüzzehra Projesi, Bahar 2000- Risale-i Nur Külliyatı ve Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili eserler / Bibliyografya, Bahar 2005- Vehbi Karakaş / İlim ve Din Bağlamında Said Nursi'ye Olan İhtiyaç ve Risale-i Nur, Bahar 2007- Mümtaz'er Türköne / Din, Etnik Farklılıkları Aşan Bir Toplumsal Yapıştırıcıdır. Bahar 2007 - B. Sait Çiftçi / Eğitimin Doğu Yakası, Güz 2007 - Mehmet Kutlular / Eski Said Işığında İstibdat

DURUM TESPİTİ

Bir tarih değerlendirmesi

Tarih, tecrübelerin yazılı olduğu ve okunması gereken en değerli kitaptır. Tarihin seyrini okuyamayan milletler, dinler ve inançlar, içinde bulundukları sürece uygun düşünce geliştirmedikçe, söylemde bulunmadıkça varlıklarını uzun süre devam ettiremezler. Geçmiş ve geleceği birden düşünebilen, olaylara ve düşüncelere üstten bakabilenler geleceklerini sağlam temellere oturtabilirler. Bu bakımdan, geleceğe atılan her adımın dikkatli atılması için gerçeklere uygun davranmak gerekir.

Psiko-sosyal açıdan bakıldığında, mazi bir “Mektep-i hissiyat”, istikbal ise bir “Medrese-i efkar” olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerçekten İslam tarihini de içine alacak şekilde tarihe baktığımızda aydınlanma öncesi dönemlerde ulusların davranış biçimleri duygusaldır. Savaşlar, kavgalar ve insanların anlaşmazlıkları; ikna yerine zorlamanın, tatmin etmek yerine susturmanın daha hakim olduğunu görmekteyiz.

•Hissiyat Okulu olan mazide kuvvet, heva, tabiat, müyulat, hissiyat hakimdi.
•Başkasına husumet etmek kendi mesleğine muhabbet etmekten daha önemliydi. Muhabbetler ise başkasına husumetten kaynaklanıyordu.
•Körü körüne bağlılığı doğuran tarafgirlik ile hakikatleri keşfetmeye engel olan taraftarlık gerçekleri tamamen gizliyordu.

Oysa medeniyetleri çökerten o medeniyetin kötülüklerinin iyiliklerine, zararlarının faydalarına galip gelmesidir. Bir de buna sa’yin sefahate yetersizliği eklenince o medeniyetin yaşaması zordur.

Medeniyetleri yıkan iki neden vardır:

Birisi, Medeniyetlerin din ve fazileti esas edinmemeleri ve buna bağlı olarak, sefahate müsaade ederek, insanın yıkıcı özelliklerine destek vermeleridir.

İkincisi, toplumsal merhamet eksikliğine neden olan inanç zayıflığının gelir dağılımında da adil olmayan paylaşıma neden olmasıdır. Bu sonuç, ulusların ve dünyanın gelir dengelerinde ve ekonomide bozulmalara ve sosyal çatışmalara ortam hazırlamıştır.

İslam Dünyasına Bir Bakış

İslam dünyası gelişen ve değişen dünyayı yönlendirmeyi bir yana bırakın, gelişmeler ve değişmelere ayak uydurmada da zorlanmaktadır. 1900’lu yılların başından itibaren Osmanlı devletinde oluşan “meşrutiyet, hürriyet ve eşitlik” kavramları ciddi anlamda sahiplerini bulmamış ve ölü doğmuşlardır. Türkiye Cumhuriyeti ise çok partili hayata ve demokrasiye zor da olsa 1950 yılında geçebilmiştir.

Osmanlı devletinin son asrında, Cumhuriyet döneminde ve tüm İslam ülkelerinde demokrasi, özgürlük ve eşitlik gibi temel insani değerlerin yer bulamamasının nedenlerine baktığımızda, Müslüman toplumların altı çeşit hastalığıyla karşılaşmaktayız.

1)Ümitsizliğin kişisel ve toplumsal olarak hayatımıza yerleşmiş olması
2)Doğruluğun kişisel ve toplumsal hayatta, özellikle politik hayatta ölmesi
3)Düşmanlıkları sevmek
4)Toplumu birbirine bağlayan nurani bağları bilmemek
5)En küçük birimine kadar, toplumun her kesimine kadar yayılan ve yayılma yeteneği olan diktatörlük
6)Hayatımızı kişisel çıkarlar üzerine bina etme arzusunun yüksek olması

Bu altı hastalık özellikle son üç asır içinde İslam toplumlarında ciddi kaynamalara neden olmuştur. Oysa İslamiyet’in aklın hükmettiği günümüzde diğer insanlarca benimsenmesini engelleyen ve Müslümanların dünya nüfusu tarafından yanlış tanınan imajını düzeltmek için atılması gereken adımlar şunlardır:

1)Cehalet, vahşet ve taassubun yerine konuşlanan marifet ve medeniyetin İslam aleminde daha fazla gelişmesi gereği.
2)Tahakküm ve taklidin yerine konuşlanan özgürlük ve gerçekleri araştırma eğiliminin İslam aleminde de yerleşmesi gereği.
3)İslam alemindeki istibdat ve ahlaksızlığın sonuçlarının toplumu perişan etmesinden dolayı ders alınması gereği.
4)Fen bilimleri ile din bilimleri arasında olduğu sanılan çatışmanın, aksine İslamiyet’in fenler konusundaki yaklaşımının öğrenilmesiyle düzeltilmesi.

Bu dört sebep ve dört sonucun insanlık aleminde özellikle fenlerin gelişmesiyle ortaya çıkan “Taharri-i hakikat, insaf ve muhabbet-i insaniyetle” bir şekle girmesi umut verici gelişmelerdir.

21. yüzyıl, silah, kılıç yerine hakiki medeniyet, maddi terakki ve hak, hukuk kavramlarının insan eksenli yorumlanmasıyla parlayacaktır. Bu parlamada en önemli rolün Müslüman aydınlarda olduğu kanaatindeyim.

İSLAM ÜNİVERSİTESİ PROJESİ

Vizyon

Üniversite evrensel bir vizyonla ortaya çıkmalı; “insan odaklı” ve “insani değerleri” merkeze alan bir bakış açısı sunmalı. İnsanlığın mahiyeti anlaşıldıkça, İslamiyet’in de evrenselliği tam anlamıyla yansımış olur.

Misyon, Politikalar ve Stratejiler

Üniversite, aşağıda sayılan misyonu gerçekleştirmelidir:

•Fen ve Din bilimlerini birlikte sunmalıdır. Böylece taassup ve inkara yol açan müfredatlardan kaçınmak mümkün olabilir. Çünkü aklın ışığı fen bilimleri, kalbin nuru da dini ilimlerdir. Bu ikisi birbirinden ayrılmamalıdır.

•Batı medeniyetinin güzel ve insanlığa faydalı yönlerinin, aslında İslam medeniyetinin de kendisi olduğu, bunun için de batı medeniyeti ile İslam hakikatlerini barıştırmak gereğine odaklanmalıdır.

•Din adamlarının fen bilimleriyle mutlaka barışık olmaları sağlanmalıdır. Hatta dini konuların birçoğunun tıp ve bilim yoluyla açıklamaları yapılabilir. Bunun için ve dini ilimlere ilişkin müfredatlarda birlikte sunulmalıdır.

•Yetişecek insanların, insani değerleri yok eden veya yok etmeye çalışan terörizm gibi aktivitelere karşı uyanık olmalarını sağlanmalı; aynı zamanda dinlerle mücadele eden Materyalizm, Ateizm, Nihilizm, Marxizm gibi ideolojilere karşı da dikkatli olmalarını sağlamalıdır.

•Geçmişin kendini övgü ya da başkalarını yergiyle uğraşmak yerine, geleceğe bakmak ve gelecekte özellikle dinler arası diyaloga dair umut verici gelişmeleri sunmak.

•Farklılıkları kabul etmek, alt kimliklerin barış ve kardeşlik içinde yaşamayı öğrenmeleri konusunda eğitim vermek.

•Bilgi toplumuyla uyumlu bir eğitim sunmak. Bunu özellikle disiplinler arası bir yaklaşımla sunmak.

•Demokrasiyi ve demokratik katılımcılığı sunmak. Bu bağlamda, dinin resmi devlet dini olması değil - ki, laiklik budur- NGO’ların  bir eylemi olduğunu vurgulamak.

•“Mü’minler kardeştir” düsturu doğrultusunda, diğer inanç sahipleri mü’minlerle de insanlığın ortak düşmanlarına karşı ortak mücadele etmeleri konusunda iş birliğine gitmek.

Bu üniversite global İslam medeniyetinin bir soluklanmasına bir aracı olarak da görev yapabilir.

Üniversitede öğrencilere kendi yerel dilleri dışında en az 3 dil öğretilmelidir. Bunlardan Arapça-İngilizce zorunlu, bunların dışında bir dil daha olmak üzere 3 yabancı dil bilinmelidir.

Dünyanın diğer İslami üniversiteleriyle/fakülteleriyle işbirliği yapılmalıdır.

İslam’ın yeniden yorumlanması ve evrensel boyutlarda sunulması konusunda aydınlar yetiştirilmelidir.

Üniversite toplayacağı öğrencilerin mezuniyet sonrası kendi ülkelerine dönmelerinden sonra, ülkelerin farklı düzeylerde işbirliklerinin artmasıyla bir İttihad-ı İslam’a bir beşik olabilmesi gerekir.

İslam ülkelerinde temayüz etmiş İslam alimleri için kürsüler kurulması ve bu alimlerin öğretilerinin öğretilmesi.

Doğru İslamiyet’i ve İslamiyet’e layık doğruluğun bir öğreti olarak sunulması gerekir. Bu bağlamda, tebliğ yöntemleri güncel ve insanların anlayışına uygun bir şekilde sunulmalıdır.

Yapılanma

•Üniversite senatosunda en çok öğrencisi olan ülkelerden temsilciler de bulunmalıdır.
•Finansmanında dünya İslami Vakıflarının da desteği katılımcılık yönünden önemlidir. (Gönüllü bağış ve zekat verilebilir)

PROJENİN İNGİLİZCE METNİ:

An offer for organızatıon of the ıslamıc conference: The project of ıslamıc unıversıty

Summary

In this brief article, some ideas are given about the project of University of Islam.  This article has two parts. One of them is about the general overview history related to Islam, and İslamic world. The other part contains some proposes about the Islamic University among members of OIC.


1. GENERAL OVERVIEW

1.1. A General Overview to History

History is a  precious book of records that reveal the experience of mankind and its evolution. The  nations  and their creeds and religions can not survive as long as they do not grasp the development of historical processes. They also can not develop thoughts that respond the challanges of the time in which they are born. Those, who can consider the past and the future as a whole, and percieve the developments and their reflections in a complementary sense, can establish their future on a reliable basis. In this sense our attitudes must square with the realities to have a reasonable progress that leads us to our common future.

When studied in a socio-psyocological context, the past seems to us as “a workshop of feelings” and the future as “a workshop of thoughts.”  Indeed,  when we consider the history, we are faced with a phenemenon. That is, the attitudes and the behavior of  peoples seems to rise on the feelings of men in the times before the enlightment. Wars, conflicts and fights of men, in all these we observe coercion instead of negotiation and stifling instead of concieving.

In the past :
•As workshop of feelings, in the past, conflicts, nature and feelings were most effecitve on the human communities.
•The hostility of men were hold more important than passions of persons to their own occupations.
•Allegiance was due to the hostility to another.
•The personality was identified by means of social groups, and that’s why the bias meant a blind a loyalty at those times, and this was a handicap to seek for mere reality, it was a time of ignorance and bigotry.
 
What makes a civilitaion, powerless and corrupted is the difussion of corruption and immorality. That is, when the immorality the dissipation, and the sins of  a civilization
surprass the virtues of that civilizition  a corruption and disintegration begin to settle. And when the economy cannot any longer foster a life of luxury and dissapition, a breakdown of that civilization is sure to come.

Two reasons seem to make civilizations fall:
 
One of them is, the lack of moral background. That is, when a civilization ignore the religion and virtue, this brings about dissipation and by this way destructive features of men are supported.

The other one is, the lack of belief, which causes a lack of social solditary and love. This brings about injustice and unequality in the allocation of national income. Consequently a worldwide injustice and social conflicts and a corruption of mankind in a global scale brake the life hell for mankind and for the world.

1.2. Islamic World

At present, the muslim people of  the world don’t seem  to have a contribution in this world of progress and change. These people cannot even adjust themselves to all these developments. As to historical experience of these people during the formation of modern world of industry, we recall the Ottoman Empire. This Empire was to represent all the civilization, it tried to renew its classical regime. At the beginning of 1900’s, this search for the reform culminated in the concepts of “constitutional monarchy, freedom, and justice etc. But these concept couldn’t survive. The Republic of Turkey could adjust itself to a system of  political parties, and democracy hardly in 1950’s.

When we consider the lack of democracy and justice in all the Islamic world, including the last century of Ottoman Empire and our country, we identfy six illnesses:

1)The rising to life of despire and hopelessness in social life.
2)The death of thruthfulness in social and political life.
3)Love of enmity.
4)Not knowing the luminous bends that bind the believers to one  another
5)Despotism, which spreads becoming widespread as though it was various contagious diseases.
6)Restricting endeavour to what is personally benefical.

The Islamic world still suffers from these sicknesses.

In this age  of  reason cannot be embraced easily. There is a worldwide prejudice about Islam and Muslims. We have to take some steps to correct this misinformation.

1)Science, knowledge and civilization, which are against to ignorance, savage and bigotry should diffuse in wider circles in the Islamic world.
2)Freedom and the demand for the truth, which are against despotism and unqustioned dogmatism, should have a firm position in the Islamic world.
3)Immortality and desolute societies. This should be told clearly to the Islamic world.
4)The alleged conflict between natural sciences and the olggier should be settled by clarifying the positive of Islam to natural sciences.

These four reasons and at the same time  four consequences have been evolved in to the concepts of  “search for truth, justice and fratrenity of mankind especially by the expansion of sciences. These are progress which bear hope for the future.

21st century seems to come as a century of glory in which the real civilization instead of destructive machinery and weapons, economic progress and the concepts of right and legality will be recommented in a humanly context. And I believe that the major contribution in their reform will be from the Muslim scholar and intelligencia

2. THE PROJECT OF ISLAMIC UNIVERSITY

2.1.  Foresight

The University should have a universal foresight; it should present a humanistic point of view in which the values of mankind is located in the center. The more the mankind is classified; the more the university of Islam will be revealed in a complete sense.

2.2.  Mission, Policies and Strategies

The university should  fulfil the following tasks:

2.2.1. Science and theology don’t have to exclude each other. The university should give science and religious education at the same time. So it could be possible not to let bigotry and  denial by means of education. As matter of fact , heart and mind cannot exclude each other. They are complemantary. The naturel sciences guide our minds and the religious sciences our hearts. There should not set apart from each other.
2.2.2. Islam approves the benevolences of the western civilization. In fact this wind of proggress in techonology and knowledge is a possion of all mankind. The civilization of Islam also had contributions in this progress. Historians tell us that the Renaissance was in fact initiated by the Islamic-Arabic influence. We have to emphasize that Islamic realities can be  reconciled with the western civilization.
2.2.3. Theologians have to welcome the natural sciences. This is very important, and even most of the religious issues can be explained in a medical and scientifical context. Therefore the curriculum have to embrace both science and religion.
2.2.4. The university should educate the students in such a way that there persons should be aware the affairs which are against the values of mankind; terrorism, racism, etc. They should also be careful about the philosophies which are against religion; materialism, Atheism, Nihilism, Marxsizm, etc.
2.2.5. Instead of being immersed in the conflict of the past and its glory or infancy being busy about the present and future time. In this context, the dialogue between the religions and development in this field must be pointed out.
2.2.6. Welcoming diversties, and various ethnical identities. It should be  emphasized that a peace within different thoughts and cultures is possible.
2.2.7. The university should have  an education program in harmony with the concept of “information society” . The program should be presented in an interdisiplanary method.
2.2.8. To emphasize the virtues of democracy and giving a democratical education and encouraging the democratical partipiciation.
2.2.9. Being inspired by the principle “all the believers are brother”, to attempt a collabration against the enemies of mankind between the other believers.
2.2.10. This universty could be an intellectual center for all the  Muslim world. It can be established an assembly based on knowledge.
2.2.11. At least 3 languages should be thought except from the mother tongues. Arabic and English as compulsory  and the other selective lesson.
2.2.12. The university should be collaborate with the other universities/faculties of Islam in the world.
2.2.13. To raise up enlightment generation to interpret the religion of Islam, and to present it on a world scale. For this, education in this university, can be based on the main believe that is called “iman”. It can be shared with the other religions.
2.2.14. The university should be a center for the Islamic societies in different countries. So, people from different countries could communicate with each other.
2.2.15. The great personages (Islamic Scholars)  in the religious sciences in the Islamic countries and their works should be thought.

3. Organization

3.1.  The senate of University should accept members from the countries who represent their countries. In the demografic make up of the senate, the number of the students from the countries should be taken into consideration
3.2.  Finance could be settled by donotions from all over the Islamic world. This can be done by the foundations

***

İslam Konferansı Örgütü (İKÖ)
Church of God adlı tarikata bağlı Dennis Michael Rohan adında Avustralyalı bir Yahudinin 21 Ağustos 1969 tarihinde Mescid-i Aksa’yı kundaklamayı denemesinden sonra İslam ülkeleri başkanları İslam Konferansı Teşkilatını kurdular.
BM'de daimi olarak temsil de edilir.
Pakistan’daki 2. toplantılarında İslam Kalkınma Bankası'nın kuruluş planı gündeme getirildi. Bunun ardından İKÖ maliye ve ekonomik işleri bakanları 1973 yılında katıldıkları Cidde toplantısında mali ve parasal bir müessesenin kuruluşunun önemini vurguladılar. Nihayet İslam Konferansı Teşkilatı'nın 20 Ekim 1975 tarihli zirve toplantısında İslam Kalkınma Bankası'nın kuruluş planı onaylandı. Bugün İslam aleminin tek çatı altında toplandığı tek kuruluş sıfatına sahiptir. Genel sekreterlik görevini Ekmeleddin İhsanoğlu yapmaktadır.
Yukarıda yüzde 10'dan daha fazla Müslüman'ın yaşadığı ülkeler şu renklerle belirtilmiştir: Yeşil: Sünni bölgeler, kırmızı: Şii bölgeler.
Bağlı Kuruluşlar
Yapı ve organizasyon
İKÖ aşağıdaki sistemlerden oluşur.
İslamî Zirve
Siyaset yapan en yüksek organdır. Üye devletlerin Kralları, devlet başkanları ve hükümet yetkilileri katılır. Her üç yılda bir yapılır.
Dışişleri Bakanlığı İslami Konferansı
İslami Zirve'de alınan kararların işleyişini incelemek için her yıl toplanır.
Dış İşleri Bakanları İslam Konferansı
İslami Zirve toplantısında tanımlanan politikalar çerçevesinde alınan kararların uygulamaları üzerine oluşturulan gelişim raporunu incelemek için yılda birkere biraraya gelirler.
Daimi Sekreterya
Organizasyonun yönetici organıdır. İki organın kararlarının uygulanması ile görevlendirilmiştir ve Suudi Arabistan Cidde'de yer alır. Şu anki sekreter 1 Ocak 2005'den beri Türkiye'den Ekmeleddin İhsanoğlu'dur.
Komiteler
İslam Konferansı Teşkilatı’nın başlıca organları şunlardır;
•Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (COMCEC-İSEDAK)
•Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Daimi Komitesi (COMSTECH)
•Enformasyon ve Kültürel İşler Daimi Komitesi (COMIAC)
•Daimi Mali Komite
•Kudüs Komitesi
•Ekonomik, Kültürel ve Sosyal Sorunlar İslami Komitesi

Destekleyici Organlar
•İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC), Ankara, Türkiye.
•İslami Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA), İstanbul, Türkiye.
•İslami Teknoloji Üniversitesi, Dakka, Bangladeş.
•İslami Ticaret Geliştirme Merkezi, Kazablanka, Fas.
•İslami Fıkıh Akademisi, Cidde, Suudi Arabistan.
•İslami Dayanışma Fonu Yönetici Bürosu ve Vakıfı, Cidde, Suudi Arabistan.
•Nijer İslami Üniversitesi, Niamey, Nijer.
•Uganda İslami Üniversitesi, Mbale, Uganda.

Özelleşmiş Enstitüler
•İslami Kalkınma Bankası (IDB),Cidde, Suudi Arabistan.
•İslami Eğitim, Bilim ve Kültürel Organizasyonu (ISESCO), Rabat, Fas.
•İslami Devletler Yayın Organizasyonu (ISBO) ve Uluslararası İslam Haber Ajansı (IINA), Cidde, Suudi Arabistan.

Bağlı Enstitüler
•İslami Ticaret ve Sanayi Odası (ICCI), Karaçi, Pakistan.
•İslami Başkentler ve Şehirler Organizasyonu (OICC), Cidde, Suudi Arabistan.
•İslami Dayanışma Oyunları Spor Fedarasyonu, Riyad, Suudi Arabistan.
•Uluslararası İslâm Âlemi Komitesi (ICIC), Bingazi, Libya.
•İslami Gemi Birliği (ISA), Cidde, Suudi Arabistan.
•Uluslararası Arap-İslami Okullar Dünya Fedarasyonu, Cidde, Suudi Arabistan.
•İslami Bankalar Uluslararası Birliği (IAIB), Cidde, Suudi Arabistan.
•Diyalog ve İşbirliği İslami Konferasn Gençlik Forumu,(ICYF-DC) İstanbul, Türkiye.

İKÖ'nün Genel Sekreterleri
•1.H.R.H. Tunku Abdül Rahman (Malezya): (1971-1973)
•2.H.E. Hassan El-Touhami (Mısır): (1974-1975)
•3.H.E. Dr. Amadou Karim Gaye (Senegal): (1975-1979)
•4.H.E. Mr. Habib Chatty (Tunus): (1979-1984)
•5.H.E. Syed Sharifuddin Pirzada (Pakistan): (1985-1988)
•6.H.E. Dr. Hamid Algabid (Nijer): (1989-1996)
•7.H.E. Dr. Azeddine Laraki Fas): (1997-2000)
•8.H.E. Dr. Abdelouahed Belkeziz (Fas): (2001-2004)
•9.H.E. Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu (Türkiye): (2005'den beri)

Üyeler
Üye ülkeler
•  1 - Afganistan İslam Devleti 1969
•  2 - Arnavutluk Cumhuriyeti 1992
•  3 - Azerbaycan Cumhuriyeti 1992
•  4 - Bahreyn Krallığı 1972
•  5 - Bangladeş Halk Cumhuriyeti 1974
•  6 - Benin Cumhuriyeti 1983
•  7 - Birleşik Arap Emirlikleri Devleti 1972
•  8 - Brunei Darüsselam 1984
•  9 - Burkina Faso 1974
•  10 - Cezayir Demokratik Cumhuriyeti 1969
•  11 - Cibuti Cumhuriyeti 1978
•  12 - Çad Cumhuriyeti 1969
•  13 - Endonezya Cumhuriyeti 1969
•  14 - Fas Krallığı 1969
•  15 - Fildişi Sahilleri Cumhuriyeti 2001
•  16 - Filistin Devleti 1969
•  17 - Gabon Cumhuriyeti 1974
•  18 - Gambia Cumhuriyeti 1974
•  19 - Gine Cumhuriyeti 1969
•  20 - Gine Bissau Cumhuriyeti 1974
•  21 - Guyana Cumhuriyeti 1998
•  22 - Irak Cumhuriyeti 1975
•  23 - İran İslam Cumhuriyeti 1969
•  24 - Kamerun Cumhuriyeti 1974
•  25 - Katar Devleti 1972
•  26 - Kazakistan Cumhuriyeti 1995
•  27 - Kırgızistan Cumhuriyeti 1992
•  28 - Komorlar Birliği 1976
•  29 - Kuveyt Cumhuriyeti 1969
•  30 - Libya Sosyalist Arap Halk Cumhuriyeti 1969
•  31 - Lübnan Cumhuriyeti 1969
•  32 - Malezya 1969
•  33 - Maldivler Cumhuriyeti 1976
•  34 - Mali Cumhuriyeti 1969
•  35 - Mısır Arap Cumhuriyeti 1969
•  36 - Moritanya İslam Cumhuriyeti 1969
•  37 - Mozambik Cumhuriyeti 1994
•  38 - Nijer Cumhuriyeti 1969
•  39 - Nijerya Federal Cumhuriyeti 1986
•  40 - Özbekistan Cumhuriyeti 1996
•  41 - Pakistan İslam Cumhuriyeti 1969
•  42 - Senegal Cumhuriyeti 1969
•  43 - Sierra Leone Cumhuriyeti 1972
•  44 - Somali Cumhuriyeti 1969
•  45 - Sudan Cumhuriyeti 1969
•  46 - Surinam Cumhuriyeti 1996
•  47 - Suriye Arap Cumhuriyeti 1972
•  48 - Suudi Arabistan Krallığı 1969
•  49 - Tacikistan Cumhuriyeti 1992
•  50 - Togo Cumhuriyeti 1997
•  51 - Tunus Cumhuriyeti 1969
•  52 - Türkiye Cumhuriyeti 1969
•  53 - Türkmenistan Cumhuriyeti 1992
•  54 - Uganda Cumhuriyeti 1974
•  55 - Umman Sultanlığı 1972
•  56 - Ürdün Krallığı 1969
•  57 - Yemen Cumhuriyeti 1969

Gözlemciler [değiştir]
•  1 - Rusya Federasyonu 2005
•  2 - Bosna-Hersek Devleti 1994
•  3 - Orta Afrika Cumhuriyeti 1997
•  4 - Tayland Krallığı 1998
•  5 - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (Kıbrıs Türk Devleti adıyla) 1979

Müslüman Kuruluşlar
• 1 - Moro Milli Kurtuluş Örgütü (Filipinler) 1977

Uluslararası Kuruluşlar
• 1 - Birleşmiş Milletler (BM) 1976
• 2 - Bağlantısızlar Hareketi (NAM) 1977
• 3 - Arap Birliği (ADB) 1975
• 4 - Afrika Birliği (AU) 1977
• 5 - Ekonomik İşbirliği Örgütü (ECO) 1995
• 6 - D-8

İKÖ'nün Toplantıları
Sayı Tarih Ülke Yer
1.22 Eylül - 25 Eylül 1969 Fas Rabat

2.22 Şubat - 24 Şubat 1974 Pakistan Lahore

3.25 Ocak - 29 Ocak 1981 Suudi Arabistan Mekke ve Taif

4.16 Ocak - 19 Ocak 1984 Fas Kazablanka

5.26 Ocak - 29 Ocak 1987 Kuveyt Kuveyt şehri

6.9 Aralık - 11 Aralık 1991 Senegal Dakar

7.13 Aralık - 15 Aralık 1994 Fas Kazablanka

1. Olağanüstü 23 Mart 1997 Pakistan İslamabad

8.9 Aralık - 11 Aralık 1997 İran Tahran

9.12 Kasım - 13 Kasım 2000 Katar Doha

2. Olağanüstü 5 Mart 2003 Katar Doha

10.16 Ekim - 17 Ekim 2003 Malezya Putrajaya

3. Olağanüstü 7 Aralık - 8 Aralık 2005 Suudi Arabistan Mekke

11.13 Mart - 14 Mart 2008 Senegal Dakar


Dış Bağlantılar
• Resmî SESRIC - İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi
• Resmî IRCICA - İslami Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi
• Resmî İslam Konferansı (Arapça, İngilizce, Fransızca)
• UN İslam Konferansı Örgütü
• Resmî İKT Pamuk Yatırım Forumu (Türkçe, Arapça, İngilizce, Fransızca)

saidciftci@risalehaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.