1. YAZARLAR

  2. Davut ŞAHİN

  3. Gündem Bediüzzaman
Davut ŞAHİN

Davut ŞAHİN

Yazarın Tüm Yazıları >

Gündem Bediüzzaman

A+A-

Bir gazetecinin makale başlığına göz atalım:
“Mevlana bugün yaşasaydı, manşetlerden inmezdi.” (Mehmet Barlas, 20.12.08., Sabah)

Çağın Mevlanası manşetlerden hiç inmedi.
Bediüzzaman Said Nursi çağın Mevlanasıdır.

Son Osmanlıydı o… Yakın tarihten günümüze uzanan bir köprü olmuş, eserleriyle yıkılan manevi temelleri onarmış, yeni bir dille günümüz insanına ulaştırmış…
Daha genç yaşında “Bediüzzaman” lakabıyla gündeme oturmuştu o.

2. Meşrutiyetin ilan edilmesiyle (1908) serbest bırakılan Bediüzzaman, kendini İstanbul’da çok hareketli bir siyasi hayatın içinde buldu. Gazetelerde “Hürriyete Hitap” adıyla yayınlanan nutku, önce hürriyetin üçüncü gününde Sultanahmet mitinginde, daha sonra İttihatçıların ileri gelenleriyle birlikte gittiği Selanik Meydanında okudu.

Cemiyetlere üye oluyor, gazetelerde makaleler yazıyor, konferanslara ve toplantılara katılıyor, kendisine yakın bulduğu toplumsal gruplara görüşlerini aktarırken gündemin ta içindeydi.

31 Mart vak’ası olarak geçen ayaklanmada yatıştırıcı rol oynadı. İdamla yargılandı ve beraat etti…

1910 kışında Şam’da Emevi Camiinde, İslam dünyasının siyasi, ekonomik ve sosyal problemleri ve çözüm yollarını anlattığı bir hutbe okudu.

Bediüzzaman’ın Doğu’da üniversite kurulması teklifinin hükûmetçe kabul edildiğini görüyoruz. Ancak, 1. Dünya Savaşının patlak vermesiyle bu proje erteleniyor.

Doğu illerimizin Ruslar tarafından işgal edilmesi üzerine, Bediüzzaman talebeleriyle beraber Doğu Milis Teşkilâtını kurdu. Yine ön saftadır. Bitlis savunması sırasında Ruslara eşir düşer. Ardından esaretten firar.

İstanbul’a dönüş (1918). Gelişi büyük ilgiyle karşılanır. Harbiye Nazırı Enver Paşanın teklifi üzerine Dârülhikmet’il-İslamiyeye üye tayin edilir. Dahası, Şeyhühislam Musa Kazım Efendinin teklifiyle Sultan Vahidettin tarafından kendisine ilmiyede “Mahreç” payesi verilir. Yani, Osmanlı ülkesindeki bütün resmi ulemanın reisi olan “Başmüderris”ten sonraki ilmi rütbe… Bediüzzaman yine gündemde…

Birinci Dünya harbi sonrası… İngilizler Bediüzzaman’ın peşinde… Çünkü, ciddi İngiliz taraftarlığına karşı Hutuvat-ı Sitte adlı eserini İstanbul’un önemli yerlerine dağıtır ve “manda”cılığı kırar. İngilizlerin etkisiyle çıkarılan Şeyhülislam fetvasına, karşı bir fetva yayınlar. Yazı ve makalelerinde istiklal mücadelesini destekler. Büyük Millet Meclisi’nin ısrarla Ankara’ya davetiyle gündemdedir Bediüzzaman.

Ankara’da resmi “hoş geldin” merasimi… Meclis çalışmaları ve 10 maddelik beyannameyle koparılan fırtına… Ardından Sultan Reşad döneminde savaş döneminde inşası sürdürülemeyen Medresetüz Zehra’nın yeniden kurulması için TBMM’ne sunulan teklif kabul edilir, kanunlaşır. Şark Umumi Vaizliği ve milletvekili imkânlarını redderek Ankara’dan ayrılır.

Van’da talebeleriyle ders yapmaya başlar… Ankara’ya karşı oluşan tepkilerle isyan baş gösterir. Şeyh Said’i planından vazgeçirmeye çalışır. İsyanla ilgisi olmamasına rağmen, hükümetine emriyle önce Isparta, sonra da ücra bir köy olan, Barla’ya nakledilir… Cumhuriyet gazetesi Bediüzzaman’la ilgili haberleri gün gün manşetine taşırken, Risale-i Nur’lar da satır satır yazılır.

Eskişehir Hapishanesi… Kastamonu’da “mecburi ikamet” cezası verilir. Ardından Isparta… Derken Denizli’ye sevk edilir. Bitti mi? Hayır… Emirdağ’da zorunlu ikamet… Burada zehirlenir.  İnebolu’da Risale-i Nur’lar teksir edilir. Afyon Ağır Ceza Mahkemesine sevk…

Nihayetinde çok partili dönem… Mahkeme devam eder. Beraat kararları da. 
İstanbul’a dönüş (1953). Fener Rum Patrikhanesini ziyaret eder. Mahkeme devri kapanır. Kalan ömrü ziyaret ve derslerle geçer. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Halilürrahman Dergahına defnedilen naaşı, 12 Temmuz gecesi kabrinden alınarak Isparta-Afyon civarında kimsenin bilmediği bir mezara defnedilir.

Bediüzzaman yaşadığı dönem gündemdeydi. Vefatından sonra da Risale-i Nur’lar gündemde. Her ne kadar Cumhuriyeti kurduğu varsayılan zevat, Bediüzzaman’ı yok sayıp, zehirlemeye, yok etmeye çalıştıysa muvaffak olamadı.

Bediüzzaman ve Risale-i Nur bu gün de gündemdeki yerini koruyor. Risale-i Nur’lar parlamaya devam ettiği müddet yarın da gündemde olacağından kuşkunuz olmasın.

davut@risalehaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.