1. YAZARLAR

  2. Mert İNAN

  3. Gözlüklerimdeki tozlar
Mert İNAN

Mert İNAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Gözlüklerimdeki tozlar

A+A-

Yaşamak, her ne kadar imtihan olduğunu bilsek de çoğu zaman tanımlandıramadığımız bir olgudur. Dünya meşgaleleri, beklentilerimiz, hayallerimiz, elde ettiklerimiz ve istediklerimiz arasındaki fark, bizi bulunduğumuz noktayı sorgulamamıza ve imtihanda düşülmemesi gereken hatalara düşmemize sebep olur. Belki de binlerce kez okuduğumuz, güzel manzaralı tablolarla evimizin duvarlarını süsleyen ''Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.'' sözünü tabiri caizse ıskalarız.

Uzun zamandır etrafımda gelişen istenmeyen durumlar, beklentilerime ulaşamama ve sonuç olarak mutlu olamama beni de bazı gerçekleri ıskalamaya itti. Daha sonra Risale-i Nur'un yardımıyla ve bir ağabeyimin ısrarlarıyla ''gözlüklerimdeki tozlar''ı silmeye karar verdim.

Yıllar önce bir dergide 'Bakış Açısı' isimli küçük bir anekdot görmüştüm. İki profesörün söylediği sözler yazıyordu. Birisi:
''Teknoloji bu kadar ilerledi, her şey gözler önünde hala Tanrının varlığını iddia ediyorlar.'' diyordu. Diğeri ise ''Teknoloji bu kadar ilerledi, her şey gözler önünde hala Allah'ı inkar ediyorlar.'' diyordu. Çünkü biri iman gözlüğüyle bakıyor ve bir külli ilmin hazinesine güveniyordu, diğeri ise aklın at gözlüğüyle hayal edemediğimiz kainatı tanımlamaya çalışıyordu. Aynı iman gözlüğünü alıp kendi gözlerime takmaya ve memnun olmadığım şeylere tekrar bakmaya başladım... Hatta her şeye sil baştan bakmaya başladım. Allah-ü Teala'nın ben bir minarenin önünde bir 'hiç' olarak duruyorken beni alıp her basamakta karşılıksız ödüllendirdiğini, beni bir taş olarak yaratabilecekken, bir ağaç olarak hayvan olarak yaratabilecekken kâinatın halifesi olarak yarattığını ve kendine muhatap kabul ettiğini ve bu nimetlerin hepsini bana karşılıksız verdiğini o iman gözlükleri görebilmeme vesile oldu.

Sonra fark ettim ki dünyada tatmin olmayacak duygularımızı, belki hiç ulaşamayacağımız hedefleri hayal ederek ve ulaşmak için çalışarak tatmin etmeye uğraşıyoruz. Zaten bir 'hiç' iken, 'hiçbir şey’e sahipken ve verilen nimetleri görmezden gelerek tozpembe hayallerimize ulaşamamanın ızdırabını çekiyoruz. Ne yazık ki o hayallerin 'pembe'si gidip, 'toz'ları gözlüklerimize yapışıyor. Hayatta karşımıza çıkan her zorluğun bizi Cennete hazırlayan küçük bir test olduğunu düşünmek, kaybettiğimiz bir yakınımızın acısına gösterilecek sabırla ve bu sabrın büyük ücretiyle bir lütuf olduğunu ve o yakınımızın bizden önce sevenlerine kavuştuğunu düşünmek, Allah-ü Teala'nın sağ ve sol yanımızda görevlendirdiği meleklerini bizi gözetleyen birer bekçi değil de Allah-ü Teala'nın insanı her anı kaydedilecek kadar değerli bir varlık olarak muhatap kabul ettiğine birer delil olarak görmek,tesettürü kadınlar için hapis, zorunluluk değil de onların Allah katında gözlerden bile sakınılacak kadar zarif ve nazik olduğunu düşünmek, çok zor olduğu gibi hayat denen denklemde huzur bilinmeyeninin içini dolduran asıl manaymış.Bu gözlüklerle bakmak kainatın yaradılış amacı ve merkezi insanı, insanın yaradılış amacı ve merkezi olan ibadete yöneltiyor, insanı, ibadetin emrediliş amacı ve merkezi olan şükür halinde nefse karşı her daim uyanık bulunduruyor. İman gözlüklerini çıkarmak sadece insana ızdırap vermiyor, isyana sevk edip küfran-ı nimete itiyor, elindekilerin de kıymetini anlayamamasına sebep oluyor. Bir vadi dolusu altın verilse bir tane daha isteyecek kadar aç olan insan nefsi reklamın sloganında söylendiği gibi hep daha fazlasını istiyor, fakat hiç ne reklamlarda ne dizilerde söylenmediği gibi hep daha çok ızdırap veriyor.

Tıpkı ikinci profesörün bakış açısı gibi gözlüklerimizdeki tozları silip onları iman gözlüğüne çevirmek bizim elimizde.Hayatta karşımıza çıkanların ne olduğu değil bizim hangi gözlükle bakıyor olduğumuz önemlidir.Eğer sahip olduklarımızdan memnun değilsek, hayatımızı sorgulamak noktasına gelmişsek, asıl sorgulamamız gereken beklentilerimizdir. Çünkü O(cc) bizi minarenin en yüksek mertebesi olan insan olma mertebesine 'karşılıksız' olarak çıkarmadan önce biz bir 'hiç' idik ve 'hiçbir şey’e sahiptik. Elhamdülillah elimizde Risale-i Nur gibi bir gözlük var. Allah-ü Teala hepimize ömür boyu tertemiz ve pak gözlüklerle hayata bakmayı nasip etsin... Amin...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
6 Yorum