1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. Gençlik nerede?
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

Gençlik nerede?

A+A-

Nüfusumuzun yüzde yetmişini 30 yaşın altındaki gençler teşkil ediyor.
Dünya ortalamasına baktığımızda bu oran, oldukça yüksek. Gençlik potansiyeli ve üretken olabilecek nüfusu bu kadar güçlü olan ülkemizde, bu kaynaktan ne kadar yararlanabiliyoruz?

Gençlik; öğrenmede, eğitimlerini tamamlamada, istihdamda, üretimde, yönetimde ve etkin süreçlerde ne kadar karar verici ve katılımcı durumda?
İstatistiklerin dili bize heyecan vermiyor.

Yüksek öğretim gençliği, ne tür kaygılar taşıyor? Geleceklerinden ne kadar eminler ve mutlular?
Orta öğretim gençliği nasıl bir sınav gerginliği yaşıyor? Meslek seçimi, üniversiteye girme çabaları, toplumla ve aileyle uyum konusunda neler yaşıyorlar?
İlk öğretim ikinci kademe ile başlayan ilk gençlik yılları 12 yaşından itibaren   maratona sokarken, sürecinin bu ilk basamağında, ortaokul döneminde nasıl bir geçiş yaşanıyor?

Üniversiteden mezun olmak yeterli mi?
Herhangi bir işte çalışmak tatmin edici mi?
Ya da sadece hayatı, kariyeri ve başarıyı ekonomik yeterlilik olarak anlamak ve buna göre seçimlerimizi yeteneğimize göre değil de gelir odaklı bir sınırlama ile yönlendirmek, bir gencin enerjisini dengelemeye yeterli mi?

Bir gencin kariyer yolculuğu beş yaşından itibaren nasıl şekilleniyor? İnşa sürecinde ne kadar sistematik bir eğitim yapılanması var?
Okul, aile, toplum, kamu düzeni ve çevresel faktörler ile evrensel gidişatın etki parametreleri birlikte değerlendirildiğinde, biz bu kariyer inşasının neresindeyiz?

Her ne kadar 12-25 yaş aralığı gençlik ekseni kabul ediliyorsa da, genç iş hayatını 35-40 yaşına kadar uzatabiliriz. Genç girişimciler bu süreci biraz daha erkene çekebilirler, belki de 18 yaşından itibaren genç girişimcilerin yol haritası belirlenebilir. Böylece yüksek öğretimle birlikte öğrenme, staj, yaz kursları, yurtdışı eğitim takviyeleri ile sektörünün dokusunu ve altyapısını öğrenerek gözlemleme ve uygulama aşamalarına geçme fırsatını birlikte özümseyebilirler.
Bu yolculuk oldukça karmaşık, çok bilinmeyenli, tanımsızlıkları ve kritik süreçleri fazladır.

Gençliği tehdit eden bağımlılık, müstehcenlik, iradesizlik, duygu bölünmesi, odaklanamama, dağınık hevesler, rol model seçmede yaşadığı tereddütler ve tepki hızı yüksek gerilimler ise ayrı bariyerler…
Aileler, çocuklarını desteklerken  yaşadıkları sosyal, kültürel ve ekonomik yetersizlikler, kuşak farkı çatışmaları da zikredilmesi gereken konular…
Gençlerin karşı cinse ilgisi, bunu dengeleme, mahrem alanda korunma ve ciddiyetini kaybetmeden yaşına ve zamanına göre  sabırla  ailesine açık davranıp, kapalı alanlar oluşturmaması ise tanımlanması ve yaşanması oldukça sıkıntılı dönemler…

İnternet, cep telefonu, televizyon v.b. kitle iletişim araçları, toplumu kuşatan ilkesizliklerin labirentinde gencin korunaklı kalması, maneviyatını kuvvetlendirmesi, hedefinde sağlıklı ilerlemesi kolay bir süreç değildir. Yine ciddi organizasyonlar, beraberlikler, takım arkadaşlıkları ve manevi takviyelerle bu hassas, kırılgan ve kontrolsüz dönem az hasarla giderilebilir.

Bunlar, önümüzde biriken konular. Devasa problemler. Endüstri toplumuna geçişin ağır sancıları. Şehir hayatının yabanileştiren, yalnızlaştıran/yanlışlaştıran, anlaşılmayı zorlaştıran ve geçim telaşının düşünmeyi bloke ettiği bir hayatın içinde ciddi handikaplar. Gençlerin geleceğine, dimağına, hayallerine ve umutlarına ayna olmak için sürdürülebilir kurumsal çözümlere duyulan ihtiyaç gün be gün artmaktadır.

Bu satırları yazarken, titrek duyguların rikkati, düşüncelerin çaresiz çırpınışı, gençlerimizi yeterince anlama sabrı ve onlara iklim sağlamadaki yetersizliğimize hayıflandım.

Ümitlerimi kırmadı bu hal. Tam tersine gayretimizi kışkırtacak konular. Telafisi mümkün olan ve takatimizin yettiği ortak aklın projeleriyle teşebbüslerimizi daha kalıcı hale getirebiliriz. Toplumun ortak ızdırabına merhem olmak, hepimizin ortak derdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum