‘Geçmişi aramak’

İnsan fıtratı maziye hep müştaktır. Geçmiş zamanla daima iç içe yaşamayı önemli bir insanî değer olarak görürken bağlarını koparmamak için her türlü fedakârlığı göze alır. Hatta bazen o kadar ileri gider ki geçmiş zamanlarda yaptığı ne hatalar varsa yüzleşir daha doğrusu mazideki hatalarla yüzleşmeyi insanın istikbali için önemli bir paradigma olarak görür.

İnsan bu ya… Geçmişi bilmeden geleceğini inşa edemez. Hatta çocuklarımıza tarih dersi okutmamızın altında bu gerçeklik yatmıyor mu? Yani insan geçmişle ne kadar barışık yaşarsa o kadar yücelir. Ya da geçmişin izlerini silen insan maddeten ve manen gelişemez, terakki edemez; boş beyhude yaşar.

İşte hangi platformda olursak olalım, hangi makama gelirsek gelelim mazimizi asla unutamıyoruz. İster Şark’ta, isterse Garp’ta olalım o güzelim çocukluğumuzu aklımızdan çıkarabilir miyiz? Giderek ziyadeleşen dünyevî hacatlar öz be öz değerlerimizi bizden alıyor. Akraba ilişkileri artık eskisi gibidir diyebilir miyiz? Toplumsal hayattaki tesanüd ve uhuvvet duygularından eskiye göre eser yok. Sekülerizmin esareti altına girdik, giriyoruz.

İbret olsun diye aklımda sürekli titreşim halinde olan bu örneği hep düşünür ve tahayyül ederim. İstanbul’da bir sabah işe gitmek için Zeytinburnu metro istasyonundan Aksaray yönüne yola koyulmuştum. Malûm İstanbul’da yaşayanlar iyi bilirler. Toplu taşıma araçlarına bindiğinizde genelinin kulağında bir kulaklıkla müzik dinler dış dünya ile ilişkisini keserek ‘ferdi yaşamı’ daha çok tercih eder. Dolayısıyla toplumsal ilişki zayıflıyor selam bile toplumun sinesinden sökülüp değersizleştiriliyor. İşte sabah sabah metroda bu halet-i ruhiyeyi gören ve hisseden yaşlı bir amca dayanamayıp birden şahlanırverdi: “Ey İstanbullular! Gülmeyi unutmuşsunuz, selam veriyorum selamımı almıyorsunuz, birbirinizin yüzüne bakmıyorsunuz, geçmişinizi unuttunuz, bu nasıl memleket insanıdır, eskiden böyle miydik?” diye haykırdı. Herkeste bir an sendelenen bu ruh hali, amcayı destekleyen ifadeler… İşte geçmişi arayan bir amcanın bu ibret dolu haykırışı aslında toplumsal hastalığımızı da ifşa ediyor.

Evet, toplum olarak böyle bir ruh halini yaşıyoruz. Bunun temelinde ise şüphesiz geçmişle bağımızın koparılması yatıyor. Geçmişin izleri artık toplumdan neredeyse sökülüp atılmış. Eski adetlerimizi günden güne unutuyoruz, saygı ve görgü kuralları caydırıcı özelliğini yitirmiş durumda. Gençler Hollywood kültürünün etkisinde kalarak fıtratının aksine aykırı işlere girişiyor, gençliğini heva ve heves uğruna öldürüyor. Dünyada gelişen bütün hadiseler gençleri fikirsizlik dünyasına itiyor. Avrupaî yaşam kültürü geçmişimizle çelişmesine ve kalıbımıza uymamasına rağmen hâkimiyetini kurmuş durumda…

Özünü kaybetmeyen ve mazisini unutmayan hangi ihtiyar ve ihtiyare ile muhabbete dalarsanız ağzından çıkan ilk kelime: ‘Eskiden biz…’ olduğunu hepimiz biliriz. Geçmişi arar ve geçmişe hep hasret kalır.

Bu asırda insan onuru yücelmiyor, insana verilen değer yitiriliyor her insan ferdi yaşamı tercih ederken yardımlaşma, dayanışma, birbirinin hak ve hukukunu gözetme gibi toplumu ayakta tutan önemli iksirler yavaş yavaş kayboluyor zira hayatın merkezinde artık para var. Para ve materyalist dünya her şeyi akla bırakıyor kalbi ve ruhî hisleri kör ediyor.  Halbuki Bediüzzaman’ın şu meşhur; ‘herşeyi maddiyatta arayanların akılları gözlerindedir, akıl ise maneviyata kördür’ sözü materyalist dünya için önemli bir paradigma değil mi?

İşte insan paranın ve şöhretin tasallutu altındaki şu kaotik dünyanın keşmekeşliği içerisinde sürekli ‘geçmişi arar’, geçmişteki tüm değerlerini zinde tutarak insanî ve vicdanî değerlerini her şeyin fevkinde önem verir, vermelidir.

Aksi halde tüm değerlerimiz bir bir yok olmaya mahkûm ve mecbur kalacak.

Bedenen olmasa da ruhen bu dünyayı terk edeceğiz.

Twitter: https://twitter.com/omercelebiresmi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.