Abdulkadir MENEK

Abdulkadir MENEK

Yazarın Tüm Yazıları >

Filipinler

A+A-

Filipinler'de İslamiyetin bin yıl civarında bir geçmişi var. Filipinler ile birlikte, Malezya, Endonezya ve Brunei, bin yıl kadar önce Arap tüccarlar vasıtasıyla İslamiyet ile müşerref  olmaya başladı. insanlığa rahmet ve mağfiret oarak gönderilen İslamiyet, bu Uzak Doğu Asya ülkelerine hiç bir zorluk ve baskı olmadan tamamen tebliğ metodu ile ulaştırıldı. O zamanlar bölge insanları büyük bir ekseriyetle Budizm gibi bu bölgede yaygın olarak bulunan dini inançlara sahiptiler. Halim, selim ve iyi huylu insanlardan oluşan bölge insanları, kendi fıtratlarına uygun bu fitri mesajı, kenı istekleri ile ve kısa sürede benimsediler.

Bu bölge İslam dininin bu huzur ve barış ortamında yüzlerce yıl geçirdi. Bu süre zarfında, bu bölgelerdeki adalarda zengin medeniyetler ve refah seviyesi yüksek devletler kuruldu. Akdeniz'in bir Osmanlı Denizi olmasının ardından başka arayışlar icinde olan Portekiz ve İspanyol gemiciler ve tüccarlar tarafından bu bölge keşfedilince, artık her şey yavaş yavaş değişmeye başladı. Ünlü Portekizli denizci ve gezgin Macellan, Malaka sultanlığında karıştığı bir kavga sırasında öldürüldü.

Daha sonra gelen diger gemiciler tarafından bölgenin refah ve zenginliği bütün yönleri ile keşfedildi. Durum, İspanya kralı 2. Philip'e  bildirildi. Zalim bir kral olan 2. Philip, bölgenin işgali ve sömürgeleştirilmesi için donanmalar gönderildi. Bölge ınsanlarının savaş konusunda hiç bir askeri hazırlığı yoktu. Tamamen barış ve refah üzerine kurulu, işlerinde güçlerinde olan bölge insanları, sömürgeci bu devletlerin saldırıları sonucu büyük kayıplara uğratıldı. Çok büyük zulümler yapıldı. İnsanlar toplu olarak katliama uğratıldı. Bu sömürge anlayışı sonucu bölgenin bütün kaynakları yağma edildi. Zenginlikler, gemilerle İspanya'ya taşındı.

Kral Phillip'e bu bölgenin durumu bildirilince yaşanan bir diyalog, Manila şehrinin isim kaynağı olduğu ifade edilir. Bir kaptanın komutanında bulunan bir İspanyol  gemisi o zamanlar bu ülkeye uğrar. Bölge halkı büyük yakınlık gösterir, bütün gemi mürettebanı yedirir ve içirir. Hediyeler ile yolcu ederler. Gemi kaptanı, dönüşte bölgenin zenginliğini Kral Phillip'e anlatır. Kral bu şehrin ismini sorar. Gemici bilmez, ancak uğurlama esnasında bölge halkı tarafından söylenen "fiemanillah" kelimesinin Manilla bölümünü hatırlar ve telaffuz eder. İşgal sonrasında şehrin ismi Manila olarak kalır. Bu devlete de Kral Phillip'ten adı münasebetiyle, Phillipines-Filipinler adı verilir.

Filipinler üç yılı aşkın bir süre ile İspanyolların sömürgesi olarak kalır. Bu donemlerde çok sayıda  isyan ve büyük kayıplar yaşanır. Bu süre zarfında bölgenin bütün zenginlikleri sömürülür. Gemilerle İspanya'ya taşınır. Büyük bir Hıristiyanlaştırma çalışması yapılır. Karşı koyanlar öldürülür. Büyük katliam ve kıyımlar gerçekleştirilir.

Buralarda yaşanan katliam ve kıyımların büyük kısmı adeta karartılır. Çünkü bölgenin tarihi de saklanır ve tahrif edilir. Buraların tarihi de sömürgeci güçlerin kontrolü altında yapıldığı için, büyük oranda yanlış biliniyor. Ancak son yıllarda bölgenin doğru tarihinin yapılması için önemli bazı çalışmalar yapılmaya başlanmış. İnşallah bunlar en kısa zamanda ve en doğru bir sekilde sonuçlanır. İspanyollar 1896 yılında yedi bin yüz yedi adadan oluşan bütün Filipinler'i ABD'ye sadece seksen bin altına satar.

ABD, mazlum ülkede 1941 yılına kadar kalır. Bu süre zarfında Filipinler'in zenginlikleri bu kez de ABD tarafından sömürülür. ABD ayrıca büyük bir İngilizce seferberliği başlatır ve bütün Filipinlilere İngilizce öğretir. Kültürel emperyalizmin bütün gerekleri yapılır. 2. Dünya savaşının devam ettigi 1941 yılında da, bu sefer Filipinlerin yeni işgalcisi Japonya olur. 2. Dunya Savaşı'ndan mağlubiyet ve teslimiyet alarak çıkan Japonya, Filipinlerden ayrılmak zorunda kalır. 1945 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Filipinler bağımız bir devlet oarak kabul edilir.

Filipinlerin çilesi bundan sonra da devam eder. 1965 yılında Filipinler Devlet Başkanı seçilen Ferdinand Marcos, daha sonraları, ülkesini kendisi için tam bir çiftlik haline getirdi. 21 bir yıl süre ile ülkesini büyük bir baskı ve karanlık bir şekilde idare etti. Çok sayıda insan öldürüldü. Milyarlarca dolarlık yolsuzluklara imza atıldı. Kanunları, kendi isteği doğrultusunda  degiştirdi. Tam bir diktatörlük zihniyeti ile ülkeyi idare etti. 1954'te evlendiği eski güzellik kraliçelerinden İmelda Romuáldez Marcos, 1972'de başlayan sıkıyönetim döneminde yönetimin güçlü kişilerinden biri durumuna geldi. ABD'nin desteğini çekmesinden sonra Marcos 25 Şubat 1986'da ülkesinden ayrılarak Hawaii'ye kaçmak zorunda kaldı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum