1. HABERLER

  2. BEDİÜZZAMAN

  3. Faruk Beşer, Said Nursi'de ideolojik İslam görmüş!
Faruk Beşer, Said Nursi'de ideolojik İslam görmüş!

Faruk Beşer, Said Nursi'de ideolojik İslam görmüş!

"Fethullah Gülen Hocaefendinin Fıkhını Anlamak" kitabının yazarı Faruk Beşer'in, şikayet ettiği meselede Said Nursi'yi neden örnek gösterdiği anlaşılamadı

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

İlahiyatçı Faruk Beşer, Said Nursi çerçeveli bir İslam'ın "ideolojik İslam" olduğunu ileri sürdü. Beşer'in iddiasıyla ilgili olarak Said Nursi'nin ismini zikretmesine anlam verilemedi.

Yeni Şafak'taki yazısında İslam'ı anlamada zorluk yaşanılmasının sebeplerinden birisinin ilimler arasında ilişki kurma yerine, onları birbirinden kopararak düşünmek olduğunu velirten Beşer, ortak bir usulün benimsememesinden şikayet etti.

İlahiyatlardaki anabilim dallarından öte Müslüman bir sosyologun kendi paradigmasıyla bir İslam oluşturmaya kalkıştığını ifade eden Beşer, "Buna uymayan ayetleri ve icmaı tarihsel, hadisleri asılsız sayar. Müslüman bir mühendis, bir doktor, ya da bir başka bilim uzmanı İslam'ı kendi alanının ölçüleriyle anlayabileceğini sanır ve karşımıza bir mühendis İslam'ı, bir tabip İslam'ı vb çıkar" dedi.

"Elbette insanın uzmanlaştığı bilimden etkilenmeden düşünebilmesi mümkün değildir ama sırf bu açıdan bakarak İslam'ı mütekâmil bir bütün olarak göremeyeceğimizi de bilmeliyiz. Daha da ileriye gidip hümanizmden, demokrasiden hatta modernizmden etkilenen müslümanlar da bunların etkisiyle o çerçevede bir İslam anlayışına sahip olurlar. 'Bana göre' diyerek söze başlar ve size kendi ideolojik İslam'ının erdemlerini ve en isabetli olduğunu anlatmaya çalışır. 'İdeolojik İslam' dediğimiz şey, kişinin benimsediği İslam'da naslar yerine kendi fikirlerinin, idealarının hâkim olması, fikirlerini naslara değil, nasları fikirlerine uydurmaya çalışmasıdır" diyen Beşer, sözü cemaat ve tarikatlara daha sonra da Said Nursi'ye getirdi:

"Bazı cemaat ve tarikatlar bile bu illetle müpteladırlar. İslam'da birliğe değil, ayrılığa farklı olmaya, dolayısıyla da tefrikaya çağırırlar. Hatta İmam Hatip Okullarında ve İlahiyat Fakültelerindeki din eğitimini seküler gördükleri için ona karşı olup kendi, güya medrese eğitimini kuranların pek çoğu dahi kendi benimsedikleri üstatların kitaplarından ve belli ilimlerden başka bir şey okumazlar, aynı at gözlüğünü onlar da takarlar.

"Daha da daraltarak söyleyelim, birisi size Mesnevi İbn Arabi ya da Said Nursi (Hepsinden Allah razı olsun) çerçeveli bir İslam sunabilir. Ama bunların hepsi olsa olsa ideolojik İslam olabilir. Batıniliğin tevil hastalığı ve teville İslam'ı mecrasından çıkarmaları, önce böyle bir ideoloji benimseyip, onu kurtarmaya çalışmalarından doğmuştur. Şu iki hadisi şerifi sürekli tekrarlıyorum: “Kur'an-ı Kerim hakkında kendi görüşleriyle konuşanlar, isabet etseler de hatalıdırlar”. Bunun, Kur'an-ı Kerim'i anlamada kendi görüşlerini ve arzularını esas alanlar demek olduğunu Gazali çok güzel açıklar. Bunu tamamlayan ikinci hadisi şerif de şudur: “Ben bugün nasıl Kur'an-ı Kerim'in nüzulü sebebiyle savaşmak zorunda kalıyorsam, siz de yarın bir gün onun tevili konusunda savaşmak zorunda kalacaksınız”. Yani birileri onu kabul ettiklerini söyledikleri halde onu kendi ideolojilerine göre tevil edip bozacaklar ve size hücum edecekler, siz de onlarla sırf bu tevil sebebiyle savaşmak zorunda kalacaksınız. Bugün müslümanlar arasındaki kavgaların çoğunun karakteri budur."

"Bunun çaresi İslam'ın asıl kaynağının Kur'an-ı Kerim olduğunu, sünneti bilmeden de onu doğru anlayamayacağımızı bilip bütün ihtisas dallarımızın temeline bunu koymamızdır. Her ikisini doğru anlamanın usulünün de usulü fıkıh olduğunu bilmemizdir. Pergelin sabit ucu ve çizeceği ilk daire burasıdır. Fıkıh, tasavvuf, kelam, felsefe gibi diğer bütün daireler bu merkezi esas alıp hiçbir yönden ondan uzaklaşmamalarıyla meşru ve isabetli olabilirler ve istedikleri kadar genişleyebilirler. Aksi halde, bir noktadan şişen balon gibi önce İslam'ın görünüşünü patolojik hele getirirler, sonra da patlamasına, ya da merkezin içinin boşaltılıp oraya doğru kaymasına sebep olurlar."

F.GÜLEN'İN FIKHINI YAZAN BEŞER'E SORULAR!

"Fethullah Gülen Hocaefendinin Fıkhını Anlamak" kitabının yazarı Faruk Beşer'in, şikayet ettiği meselede Said Nursi'yi neden örnek gösterdiği anlaşılamadı.

Faruk Beşer'in iddia ettiği üzere; Bediüzzaman Said Nursi, hangi "ayetleri tarihsel" saymış? Hangi nasları fikirlerine uydurmaya çalışmış? Risale-i Nur'da ne gibi bir ideolojik İslam çerçevesi görmüş? Said Nursi'nin Risale-i Nur hareketine dahil olanlardan Batıniliğe yol açan kimse var mı? Fethullah Gülen hareketini Risale-i Nur için de mi görmektedir? 

Bir kısım ilahiyatçıların en büyük handikaplarından biri Risale-i Nur'u okumadan Risale-i Nur ve Said Nursi hakkında fikir beyan etmeleri. Anlaşılan Beşer de bu kervana katılanlardan.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
17 Yorum