1. YAZARLAR

  2. Hasan TANRIVERDİ

  3. Evliliği kabullenme
Hasan TANRIVERDİ

Hasan TANRIVERDİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Evliliği kabullenme

A+A-

Yeni evlenen kızlar için, bir başkasının evini kabullenmek hiçte kolay değildir. Yeni bir mekân, yeni insanlar, yeni anlayışlar ve yeni davranışlara uyum sağlamak gerçekten zordur. Ancak hanımların fıtratında olan gelinlik duygusu ve arzusu sevgi ile birleşince uyum kendiliğinden oluşuverir.

Bazı hanımlar, evlendiği halde, ailesinin değiştiğini, yeni bir aileye mensup olduğunu kabullenmek istemezler. Daha doğrusu evlendiklerinin farkında değillerdir. İçinde bulunduğu yeni aileyi kabullenmekte güçlük çekerler.

Örneğin, kendi ailesine giderken, aileme gidiyorum sözü bunun ispatıdır. Onun yerine kendi anneme ve babama gidiyorum demesi daha uygundur. Evlenen hanımlar, artık kendi ailesinin ikinci plânda kaldığının kabullenmeli. Onun için erkek olsun, kadın olsun evlendiğinin farkına varmalı, daha doğrusu “evlilik moduna” girmeli.

Evleneli yıllar olmasına rağmen, Hala bir gözü eski evinde olanların mutluluğu yakalamaları hiçte kolay değildir. Gerçek şu ki, o evde artık yeni bir gelin ve yeni bir aile ve çocukların var olduğunu görmesi gerekir. Ancak çok özel durumlarda oraya geri dönebilir. Yine de uyum sağlayamaz, rahatsız olur. Onun için büyükler “Kadının yeri erkeğinin ve çocuklarının yanı” demişler. İstisnalar olabilir, ancak, kaide değişmez.

EVLİLİKTE GÜLÜMSEMENİN GÜÇÜ

Erkekler eve geldiğinde ev temizlenmiş mi, etrafın tozu alınmış mı, düzeltilip toparlanmış mı? Bu konular onları hiç ilgilendirmez. Onlar sadece kendilerine gülümseyen bir yüz beklerler. Tatlı bir dille söylenen “ Hoş geldin” sözü kâfidir. Bu söz erkeklere günün bütün yorgunluğunu unutturmaya yeter de, artar bile. İnanın bu davranış evin o akşamki havasını değiştirir.

İnsanoğlunun, gülümsemesi için, beş on tane kasın gevşemesi yeterlidir, kızması ve sinirlenmesi için yüzün üzerinde kasın kasılması gerekir. Asabi bir hale giren vücudun kimyası bozulacağından, kontrol dışı davranışların gelişmesi de mukadderdir. Dolayısıyla, bu durumda aile içi iletişimin yara alması kaçınılmaz olacaktır.

Sizlere güzel bir tavsiye, kızdığınız zaman, aynaya bakın ve kendinize bir not verin. Kızmak ve öfkelenmenin sizi hangi durumlara soktuğunu görebilirsiniz. İletişimciler, kavga olan evde çiçeklerin bile solduğunu, gelişemediğini, aksine mutlu bir ailedeki çiçeklerin daha gür ve coşkulu geliştiğini söylüyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.