1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. En büyük vahşet Halep'teki katliama ses çıkmamasıdır
En büyük vahşet Halep'teki katliama ses çıkmamasıdır

En büyük vahşet Halep'teki katliama ses çıkmamasıdır

Başkan Görmez, uluslararası örgütlerin Halep’teki katliama karşı sessizliğinin ise insanlık için en büyük tehlike olduğunu vurguladı

A+A-

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, "En büyük vahşet, bütün insanlığın bu tablo karşısında sessiz kalması, insanlığın bugün yaşadığı en büyük vahşet, çocuklara yönelik katliamları, sinema filmi izler gibi evlerimizde izlememiz ve hiçbirimizden ses seda çıkmaması" dedi.

Türkiye Diyanet Vakfı konferans salonunda gerçekleşen ‘Vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonu gönüllü buluşması’ programında konuşan Görmez, vicdan ve merhametini kaybetmiş insanlığın çok zor bir süreçten geçtiği bu zamanda yapılan bu hizmetin sadece et dağıtmaktan ibaret olmadığını kaydederek, "İnsanlığın vicdan ve merhametini kaybettiği bir zamanda sizler çok önemli bir vazife ifa ettiniz. Küresel bir iyilik hareketi olma yolunda çaba içinde olan Türkiye Diyanet Vakfı gönüllüleri olarak sadece vakfın değil, Türkiye'nin, milletin iyilik, hayır elini dünyanın en ücra köşelerine taşıdığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

Son günlerde insanlığın vicdan ve merhametini kaybettiğini, Halep’te yaşanan katliama sessiz kalmanın insanlık için asıl vahşet ve dehşet olduğunun altını çizen Başkan Görmez, uluslararası örgütlerin Halep’teki katliama karşı sessizliğinin ise insanlık için en büyük tehlike olduğunu vurgulayarak şunları söyledi;

“Halep’te yaşanan katliama dünyanın sessiz kalması, insanlık için asıl büyük vahşet ve tehlikedir…”

Bütün insanlığın gözü önünde, insanlığın en büyük medeniyet merkezlerinden biri olan Halep'te, o binaların enkazının arasından çıkarılan çocukları birlikte izledik. Bunlar çok büyük cinayetler, büyük katliamlar, büyük vahşetler, büyük dehşetler. Ama en büyük vahşet, en büyük dehşet nedir biliyor musunuz? Bütün insanlığın katliamlara karşı duyarlılığını kaybetmesidir. En büyük vahşet, bütün insanlığın bu tablo karşısında sessiz kalması, insanlığın bugün yaşadığı en büyük vahşet, çocuklara yönelik katliamları, sinema filmi izler gibi evlerimizde izlememiz ve hiçbirimizden ses seda çıkmaması. Bütün uluslararası örgütlerin, o insan hakları örgütlerinin susması, suskunluğa bürünmesi. Bütün uluslararası örgütlerin sessizliğe gömülmesi, hiçbir yerden ses çıkmaması, asıl vahşet, asıl dehşet, asıl büyük tehlikedir. İşte siz böyle bir zamanda insanlığın vicdanını temsil ettiniz.

Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın içinden geçtiği zor süreçlere de değinen Başkan Görmez, Türkiye’ye yönelik mühendisliklerin ve 15 Temmuz darbe girişiminin altında yatan asıl nedenin, bu ülkenin insanlığın gücü ve merhametini temsil etmesinden kaynaklandığını ifade ederek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü;

“15 Temmuz, bütün insanlığın vicdanını susturmak için yapıldı…”

Birtakım güçler, bu ülkenin insanlığın gücünü ve merhametini temsil etmemesini istiyorlar. Kim ne yaparsa yapsın, inşallah kıyamet sabahına kadar bu ülke, insanlığın vicdanını ve merhametini temsil etmeye devam edecek. 15 Temmuz, sadece güvenlik güçlerine ya da Türkiye'de yaşayanlara karşı yapılmadı. 15 Temmuz, bütün insanlığın vicdanını susturmak için yapıldı. 15 Temmuz, bu topraklarda tarih boyunca inşa ettiğimiz Müslümanlığımıza karşı yapıldı. 15 Temmuz, bu toprakların Müslümanlığına karşı yapıldı. Bu toprakların vicdanına karşı, merhametine karşı yapıldı. Birtakım güçler istediler ki bu topraklarda yaşayan insanlar da vicdan ve merhamet sesi vermesin.

“15 Temmuz'u gerçekleştirenlerin istismarlarından dolayı iyilik ve hayır duygularından vazgeçip İslam’ı suçlamayınız…"

15 Temmuz'u gerçekleştirenler milletin hayır duygularıyla oynadı. Bizim zekatlarımızı, sadakalarımızı çaldılar. Himmet adı altında milletimizi haraca bağladılar. Bütün bunlardan dolayı sakın kalbinizde hayrın ve iyiliğin kaynağı olan yüce dinimize karşı bir soğukluk olmasın. İyilik ve hayırlar istismar edildi diye iyilik ve hayırdan vazgeçemeyiz. Gençler, Müslümanların hatalarından dolayı İslam’ı suçlamayınız. Biz Müslümanların yapıp ettiklerimizden dolayı, işlediğimiz günahlardan ve hatalardan dolayı Allah’ın yeryüzüne en son merhamet mesajı olan İslam’ı suçlamaya kalkışmayınız. Diyanet olarak, Diyanet Vakfı olarak da milletimize diyoruz ki 'biz sizin emrinizdeyiz. Din hizmetlerinde, din eğitiminde, hayır hizmetlerimizde biz sizin emrinizdeyiz' Bu kuruma bağışladığınız her kuruşun hesabını gelip bize sorunuz. Vakıf olarak, Diyanet olarak, yaptığınız her hayrın, her iyiliğin hesabını vermeye daima hazırız. Bu vakıf bizim değil, Diyanet’in değil, milletindir. Gelip bu vakfı siz denetleyin.
Programın sonunda Başkan Görmez, TDV gönüllülerini temsilen Milli Güreşçi Rıza Kayaalp'in de aralarında bulunduğu 13 kişiye teşekkür belgesi verdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.