1. YAZARLAR

  2. Dursun SİVRİ

  3. Emirdağ Okulu (Ders-1) programı açılış notları
Dursun SİVRİ

Dursun SİVRİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Emirdağ Okulu (Ders-1) programı açılış notları

A+A-

Dün sabah (Pazar), sabah namazı ve günlük okumalar sonrası Emirdağ yoluna çıkmadan alel acele bilgisayarı açtım. Cumartesi Başkent Öğretmenevinde Risale Akademi’nin düzenlediği “Fen Bilimleri ve sağlık bilimleri Çalıştayı”nın notlarını aktarayım derken Emirdağ programına geçiş yapalım istedim. Fakat yazı tamamlanmadan yola çıktık.

Bir grup arkadaş birlikte yolculuk için organize ettikleri özel toplu taşıma servisi ile şen şakrak yolculuğa çıktık. On iki saatlik Emirdağ yolculuğu gidiş dönüşünden sonra tekrar kaldığımız yerden başlamak nasip oldu.

Emirdağ’da maküs talihin değişim-dönüşüm tarihi yazıldı dün.

(Foto Galeri için TIKLAYINIZ)

Programın akışı, muhtevası, şekil formatta fevkalade bir durum yok.

Ancak ifade ettiği mânâ işin şuurunda olanlar için çok büyük.

Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Denizli Mahkemesinin verdiği tarihi (Ağustos 1944) beraat kararından sonra Bakanlar Kurulu kararı ile özellikle bilinçli, kasıtlı olarak seçilerek Emirdağ’a ikamete mecbur edilir.

Emirdağ’a girişinde meydanda ilk işi kıble yönünü sorması ve ikindi namazını kılmasıdır. Hekimoğlu İsmail’in bu sahneyi tasvir ettiği “Emirdağ’da Sabah” yazısı 1974’te yazılmıştı. (Necmetin Şahiner’in Bilimeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi kitabında okuyabilirsiniz.) Şimdi okuyanları daha bir derinden ve damardan girip duygu yoğunluğu yaşatıyor.

Üstad Bediüzzaman’ın 1944’ten 1960 yılı vefatına kadar zaman diliminde bir bölümü mecburi bazı dönemleri ihtiyari olarak 16 yılı geçmiş.

Tek parti döneminin en ceberut, şiddetli tarassut, tecrit ve her türlü fiili ve psikolojik zulmün uygulandığı zamanlardan bahsediyoruz.

Merkezi idare tarafından o dönemki Afyon Valisi ve Emirdağ Kaymakamı çok özel seçilmiş ve görevlendirilmiştir. Sosyal ve demografik yapı da Halk Fırkasının dinde lakayt, hatta karşı, resmi ideolojinin insan profili özelliklerine uygun bir yerdir.

Bu sosyal psikolojiye uymayan bir aile vardır. Çalışkanlar Hanedanı. Hamza Emek, Ahmet Urfalı, Mustafa Acet ve beraberindeki serdengeçtiler… O zamanın yaşananları yazıldı, yazılıyor, daha yazılacak belki... İleride küresel çapta hayat programı olarak yapılacak mektuplar da burada yazılıyor. Emirdağ Lahikaları… Risale okuyucuları ve kendini nur talebesi olarak gören yolunda olanlar o dönemin kronolojini bildiğini farz ediyoruz. “Emirdağ Okulu” ne anlam ifade ettiğinin anlamaya çalışıyoruz.

8 Eylül 2012 de  “Anadolu Ağabeyleri Panelleri”nin ilk programı bildiğiniz gibi Emirdağ’da yapılmıştı. Emirdağ Okulu fikri ve düşüncesi o zaman gündeme gelmişti.

Anadolu Ağabeyleri Paneller serisi, Karabük‘te Mustafa Sungur Ağabey, Ermenek ve Islahiye’de Zübeyir Ağabey, Elazığ’da Hulusi Ağabey, Bursa’da Fırıncı Ağabey için devam etti. Sempozyumlar, Kızılcahamam (2), Mardin, Van, Bursa, Isparta (2) yedi program düzenlendi, 2012 yılının bereketi.

Emirdağ Okulu programı Emirdağ Belediyesi ile Risale Akademi müşterek organizasyonu. Öğleden sonra başlamak üzere programlanmış. Tam öğle saati vardık. Öğle namazı sonrası tam vaktinde salonda yerimizi aldık.

Eğitimci RASEM sekreteri Ali Irmak’ın sunuculuğunu yaptığı programın aşr-i şerifi Çalışkanlar hanedanı dördüncü kuşak torunlardan RisalaHaber’de yazılarından bildiğimiz Osman Sertuğ Çalışkan okudu.

Emirdağ Lahikaları giriş bölümünden ilk dersi Mehmet Timur ağabeyimiz yaptı.

Açış konuşmalarının ilki yine Çalışkanlar ailesinden Said Çalışkan yaptı. Emirdağ‘da Üstad Bediüzzaman’a yapılmak istenen ve uygulanan planları zamanın nasıl tersine çevirdiğini, irticalen o kadar heyecanlı ve kendinden emin konuştu ki, mensubiyetinin sahip olduğu asaletin sözlü göstergesiydi.

Ezber bozan ve kahramanlığı ile tarihe geçecek olan Belediye Başkanı Cengiz Pala hoş geldiniz girişinden sonra böyle programlara vesile olmak nasip olduğu için şükür üstüne şükür cümleleri ile süsledi konuşmalarını. Mutluluk katsayısı zirvede olduğunu hissettiriyordu.

Kaymakam Akın Ağca’nın kürsüye çıkması, hoşgörüye en çok ihtiyacımız olduğu bir zamanda bunun en güzel örneğini Üstad Bediüzzaman’ın ortaya koyduğunu söyledi.  Parantez içi itiraf edeyim işte bu sahnede koptum veya çözüldüm derler ya. İşte öyle bir şey oldu bende…

Şu sahnede bulunan Kaymakam ile altmış küsür yıl önceki Kaymakam profilinin kıyasladım hayalen. Gözyaşlarımı tutamadım. Kopmak çözülmekten maksadım o… Nereden nereye… Sonsuz şükürler olsun Rabbime… Emirdağ kahramanlarına benzer bir kahramanlığımız yok ama, kırk küsür yıldır bu hizmetin ortamında bulunmak hasebiyle değişim ve dönüşümü kıyaslayabilecek tecrübemiz var sadece. Duygularımı ifade edemiyorum. Ağlamak ne anlama geliyorsa işte öyle bir şey yaşadım bu tabloyu seyrederken…

Devleti temsilen Kaymakam, Milleti temsilen seçilmiş Belediye başkanı, Diyaneti temsilen ilçe müftüsü üçlüsünün buluştuğu Emirdağ Okulu Ders-1 programının başlangıcı çok yönlü tarihi bir gündür.

İlk olması itibarıyla sembolik anlamı olan Emirdağ Okulunun ilk dersini Risale Akademi Kurucu üye olarak kendini tanıtan başkanlık tabirini özellikle kullanmaktan kaçınan Dr. İsmail Benek yaptı.

Emirdağ lahikaları üçüncü Said Dönemi konu başlangıçları üzerinde durdu. Emirdağ döneminde Üstad’ın Ankara elçisi Mustafa Sungur’dur. Diyanet İşleri Başkanına iki takım Risale-i Nur gönderir. Başbakan’a bakanlara, milletvekilleri ile görüşmeleri yürütür.

Manisa’dan Risale-i Nur hizmetlerinde dersleri ile temayüz ve tecrübeli nurculardan Halil Köprücüğlu ağabeyimiz içten, çok etkili ve duygulu bir konuşma yaptı. Bu program için hazırlanırken Emirdağ lahikasını okuması sırasında o kadar çok tespitleri olmuş ki nefes almadan yaptığı ders ve konuşmada salonu gerçekten çok heyecanlandırdı.

Eğitimci Bestami Said Çiftçi de, Emirdağ Lahikalarının konu başlıklarını, hangi konu ile ilgili kaç mektup olduğuna ilişkin detaylı bir müfredat program çerçevesi sundu.

Program sonunu İlçe Müftüsü Cahit Eroğlu hoca efendi de program heyecanına paralel şiir olarak bir dua okudu. Programın anlamına uygun heyecanı doruğa taşıdı. Sahnede toplu resim çekimiyle program sona erdi.

Dönüş yoluna çıkmadan Emirdağ Belediyesi tarafından Yorguntepe mevkiinde 8 Eylül 2012 tarihinde açılışı yapılan müze olarak düzenlenen Bediüzzaman Evini ziyaret ettik. Şehir içinde belirli köşelere “Bediüzzaman Evine Gider” işaret levhalarını takip ederek çıktık. İnişte akşam ezanı okuyordu, yol üstündeki yeni bir camide akşam namazını cami cemaati ile birlikte kıldık. Tesbihatı arabada yaptık, koro halinde ismi azam duasını okuduk.

Program değerlendirmesinde her arkadaş heyecan ikliminde tespitlerini temennilerini paylaştı.

Dönüş yolunda ekibe dahil olan Hamza Emek ağabeyin kızı Şirin ablamızdan da hatırlar rica ettik. İsmini Üstad koymuş. Hamza Emek ağabeyin beş kızından biri. Kimya Mühendisi, Ankara’da bir kamu hastanesinde kimyager olarak çalışıyorlar. Önceden Emirdağ’a gitmiş. Yolculukta ikram için mahalli mercimekli patatesli bükme börekler yapmış ikram etti. Şirin ablamız Risale Akademi’nin bütün programlarına iştirak ediyor. Herkese yetti afiyetle yedik. Hamza Emek ağabeyin hizmet koşuşmaları içinde pek göremediğini, postal seslerinin evlerini çok rahatsız ettiği ve derin izler bıraktığını anlattı. Fakat rahatsız etmeyen başka ayak sesleri de vardı ki, annemden “bacı bize çorba yap” diye giren merhum Av. Bekir Berk ağabeyin ve diğer ağabeylerin seslerini hatırladığını akıcı bir ses tonuyla anlattı. Bu günlerin ortamının yerine eski menfi günlere dönme endişesi sanki bilinç altına yerleştiğini ihsas ediyordu.

Bir gün önce Ankara Başkent Öğretmen Evinde Risale Akademinin düzenlediği “Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri” çalıştaylarından bahsedecektim. Yazıya o niyetle başladım yazamadan bu Emirdağ programına yolculuk çıktı. Faaliyet yoğunluğunu yazmaya yetişemiyoruz yapmaya yetişenlere ne diyelim.

Çok muhterem ve sevgili ağabeyler kardeşler… Uzun yıllardır eften meseleleri halledeceğiz diye kısır çekişmelerin neden olduğu stres ortamından şevk ve heyecanın dorukta yaşandığı bu faaliyetler ne kadar mutlu ettiği anlatılmaz yaşanır. Yaşadık yaşıyoruz elhamdülillah… 2012 çok bereketli geçti…

2013’ün de ilk günleri de şevk ve heyecan dolu başladı. Turpun büyüğü heybede diyor tabiri caizse Risale Akademi’de organize eden arkadaşlar. Avrupa Birliğinin başkenti Belçika’nın Brüksel’inde Emirdağ Mahallesi varmış. Belçikalılar Emirdağlılara Bediüzzaman’ı soruyorlar. Tatilde gelince gurbetçi Emirdağlılar memleketlerinde Bediüzzaman’ı öğreniyorlar. Zira dünyanın her ülkesine dağılmış Emirdağlılar. Belçika’da Emirdağ Okulu açılacak biliyor musunuz?

Şanlıurfa’da uluslararası İttihad-ı İslam Sempozyumu 23 Mart’ta yapılacak.  Daha neler olacak neler. İzlemeye devam edin.

Bir Emirdağ yolculuğu ve hatırası böyle geçti. Çok mutlu olduk paylaşalım dedik…

(Foto Galeri için TIKLAYINIZ)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
4 Yorum