1. YAZARLAR

  2. Mustafa ORAL

  3. Elbet Bir Gün Süleyman Hünkar…
Mustafa ORAL

Mustafa ORAL

Yazarın Tüm Yazıları >

Elbet Bir Gün Süleyman Hünkar…

A+A-

Aklımda açık bir cezaevine dönen kardeş kanının döküldüğü Güneydoğu, koynumda Meyve Risalesi yürüyorum. Az sonra karşıma geniş bir alan çıkıyor. Burası Bediüzzaman ve talebelerinin 1943 yılında kaldığı hapishaneymiş. Yıkılmış. Park olmuş. Hafız Aliler, Tahiri Mutlular, Hüsrevler, İbrahim Fakazlılar, Selahaddin Çelebiler hapishaneyi Yusuf (a. s. ) ve Risale-i Nur Medresesine çevirmişler. Yüzlerce mahkûmun imanının kurtulmasına vesile olmuşlar. Mahkûmlar dışarı çıktıklarında Denizli’de Nur hizmeti başlatmışlar. Denizli’yi 2. Isparta ve “Büyük İslamköy” haline getirmişler.

Parkta Eskişehir Hapishanesinin karşısındaki Lise Mektebinde raks eden kızları hatırlatan görüntüler var. Üstad onların 50 yıl sonraki hallerini görerek ağlamıştı. Ben de Denizli Hapishanesinin 70 sene sonraki halini görünce ağlamaya başlıyorum. Param olsa da burada Risale-i Nur Okulu inşa etsem, diyorum ama gücüm yetmiyor.

20150916-mustafa-oral-eski-cezaevi.jpg
 Eski Denizli Hapishanesi 

Üstad, talebelerine hapiste kalmanın dışarda kalmaktan daha hayırlı olduğunu, bu vesileyle Ramazan’ı daha güzel ihya edeceklerini söylermiş. Eskiden hapishane, şimdilerde park olan yerde zaman öldüren kızlı-erkekli gençleri görüyorum. Meyve Risalesinin yazıldığı bu yerde erkekler meyvesiz kupkuru ağaçlar gibiler. Eskişehir Lisesindeki öğrencileri hatırlatan kızlar çıra olmuş, alevli bir bakışta, bir öpmekte birbirlerini yakıyorlar. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde gençliğin imanı tutuşmuş, yanıyor. Bu yangını söndürmek lazım, diyorum.

Kardeş kavgasının sokaklara taştığı şu günlerde mahkûmları bu gençlerden daha şanslı görüyorum. Zira ebedî hayatlarını kazanmaya bu gençlerden daha yakınlar.

Aklım yirmi yıl öncesine gidiyor. 16 yaşında S. isminde içine kapanık bir genç vardı. Bedeni dışarda olsa bile ruhu hapiste, zindanda gibiydi. Parktaki gençler gibi onun da içinde yangın vardı. Biz de zindandaki ruhunu nurlandırmak, kalbindeki ateşi söndürmek için Meyve Risalesini verdik. Oruca ve namaza başladı. İki yıl sonra yanıma geldi. Bir itirafta bulundu: Yıllar önce babam cinayet işledi. Hapse girdi…

Şok olmuştum. O an anladım ki onun 2 yıl önceki halleri öldürülme korkusundanmış. Şükrettim. Potansiyel bir maktulün ve cinayet işleme ihtimali olan birinin ahiret hayatının kurtulmasına vesile olmuştuk. Babasının kanlıları ihtimal ki onun Nur’lu hallerini gördüklerinde intikamdan vazgeçeceklerdi. O Nur’larla tanışmasaydı önce babasının kanlılarına, arkasından içimizden herhangi birinin veya sevdiklerinin canına kastedebilecekti. Zamanında Risale-i Nur’la buluşturamadığımız için bu gün yüzlerce gencimiz Güneydoğu’da çatışmalarda vefat ediyor.

70 yıl önce Denizli Hapishanesinde Denizlili Süleyman Hünkâr gibi katiller Meyve Risalesi ile hem dünyalarını hem de ahiretlerini kurtardılar. Bunları düşünerek “Park yapılmış Denizli Hapishanesini tekrar Nur Medresesine çevirmeye belki gücüm yetmez ama yine de bir şeyler yapılabilir. Gençlik yangını söndürülebilir. Bak S. Risale’den aldığı feyz ile hâlâ hizmetin içinde. Şimdi ruhları hapiste olan parktaki şu gençlere Meyve Risalesini versem dünyalarında Süleyman Hünkâra ve S. ’ye benzer bir değişiklik yapabilirim belki” diyerek bir grup gence yaklaşıyorum.

Bakıyorum, gençlerin yüzlerinde gizli bir özne gibi Hasan Feyziler, Süleyman Hünkârlar, Hesna Şenerler Meyve Risalesi okuyor. Güneydoğudaki gençlerin yüzlerinde de gizli özne gibi Mehmet Kayalar, Abdülmecit Nursiler Meyve Risalesini okuyor. Değmez mi şu gençlerin dünyalarındaki yangını söndürüp onları zamanın Hasan Feyzileri, Süleyman Hünkârları, Hesna Şenerleri yapmak için yangının ortasına kendimizi atmaya? Değil mi ki bir kitap bir hapishane kapatır. Değil mi ki Meyve Risalesi zamanın en güzel kitabıdır. Binlerce genci çıkardığı gibi elbet bu gençleri de bu hapis zindanından çıkaracak, yüreklerindeki yangını söndürecektir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.