1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Ebru sanatı UNESCO'nun listesinde
Ebru sanatı UNESCO'nun listesinde

Ebru sanatı UNESCO'nun listesinde

Uzun yıllar boyunca Türkiye ve dünyada birçok kuruma ebru sanatının koruma altına alınması için dilekçe yazan Ebru sanatçısı Atilla Can, hedefine ulaştı.

A+A-
Can'ın hazırladığı ebru dosyası UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'ne kabul edildi.
 
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), ebru sanatını İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'ne kabul edildi. Böylece, 2009’dan bu yana UNESCO komisyonları, cumhurbaşkanı, başbakan ve kültür bakanına ebru sanatının koruma altına alınması için dilekçeler yazan ebru sanatçısı Atilla Can’ın 2009 yılında başlayan bu serüveni nihayet zaferle sonuçlandı. 
 
“GELECEK KUŞAKLARA KALSIN İSTEDİM”
 
Atilla Can yıllardır sürdüğü mücadeleyi şu ifadelerle anlattı: “Ben hep şunu düşünürdüm; 'Evet belki yaptığım ebrular tarihe mal olacak, belki yüzyıllar boyunca kalacak ama bu sanat için ne yapabilirim diye düşündüğümde ilk kez aklıma dünya ebru günü projesi geldi. Ebruyu tescilleme, ebruyu koruma altına alma, 'Bu sanatı nasıl gelecek kuşaklara aktarabilirim' fikri aklıma geldi. Sonra çalışmalarıma başladım.”
Geleneksel Türk kâğıt süsleme sanatı ebru sanatının, UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'ne uzanan yolculuğu işte bu adımla başladı. Ebru sanatçısı Atilla Can, 2009 yılından bu yana UNESCO ve Birleşmiş Milletlere dilekçeler yazdı.
 
DÜNYANIN ORTAK MİRASI
 
Ebru sanatının koruma altına alınmasını istedi. 2 yıl önce; Paris'te UNESCO merkez binasının önünde kendine bir söz verdi. Ebru sanatının gelecek kuşaklara aktarılması için elinden ne gelirse yapacaktı. Atilla Can'ın katkı sağladığı dosya yine o binada görüşüldü ve ebru sanatı dünyanın ortak mirası oldu.
Ebru sanatçısı Atilla Can, ebrunun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'ne kabul edilişini şu ifadelerle anlattı: “24 – 28 Kasım’da UNESCO Paris’te ebru dosyası görüşüldü Kültür Bakanımız Ömer Çelik'in sunumuyla. Orada Türkiye UNESCO milli komisyonumuz, komisyon başkanımız, kültür bakanlığımızdan sayın genel müdürümüz de oradaydı ve orada çok değerli insan UNESCO büyükelçimiz Hüseyin Avni Botsalı da vardı. Dosyamız görüşmeye açıldı. Tabi çok stresli ve yoğun bir dönem sonunda Perşembe günü biz ebru sanatını dünya ebru mirası olarak kabul ettirdik.”
 
46 TANE DOSYA SUNULDU
 
UNESCO'ya İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'ne alınması için tam 46 dosya sunuldu. Ebru sanatı, en iyi hazırlanan beş dosyadan biriydi. Paris'te 190 ülkenin katıldığı toplantıda Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın önerdiği ebru sanatı UNESCO'nun korumasına girince bu tarihi kararda emeği olan herkes aynı duyguyu yaşadı.
Atilla Can konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “O gün ne hissettim biliyor musunuz? Everest’in zirvesine çıktığımı hissettim ve güneşe en yakın insan olarak kendimi hissettim ve çok büyük bir gurur addettim.”
Ebru sanatı; Türkiye'den İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'ne alınan 12. unsur oldu. Artık, geleneksel Türk sanatı ebrunun tanıtılması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması için daha ciddi adımlar atılacak.
 
MİSYONUMU TAMAMLAMIŞ OLDUM
 
Atilla Can, ebru sanatı ile alakalı yaşadığı hisleri şöyle ifade etti: “Bu sanatımız kaybolacak, ebru artık yapılmayacak diye bir hissiyatımız vardı. Ama teknoloji artı UNESCO’nun koruma altına almasıyla birlikte artık biz çok rahatız. Ben de artık bu sanattaki misyonumu tamamlamış oldum diyebilirim.”
 
FİLİSTİN EBRU'YLA TANIŞTI
 
Bu arada UNESCO tarafında koruma altına alınan ebru sanatı, atölye çalışmasıyla Filistinliler'le buluştu. Türk Başkonsolosluğu Kültür Bölümü tarafından düzenlenen etkinlik, öğrenciler tarafından ilgiyle karşılandı.
Kudüs’te Türk Başkonsosluğuna bağlı kültür bölümü; ebru sanatını Filistin halkına tanıtmak için kolları sıvadı. Doğu Kudüs’ün tarihi binalarından olan İsaaf Naşaşabi Kültür Merkezinde düzenlenen etkinlik kapsamında Türkiye’den ebru sanatçısı Eda Funda Özkan, 3 günlük atölye çalışması gerçekleştirdi.
 
EBRU SANATININ İNCELİKLERİ
 
Halka açık olan atölye, Kudüs’teki okullarda öğrenim gören öğrenciler tarafından ziyaret edildi. Ebru sanatının inceliklerine ışık tutan çalışma, herkesin takip edebilmesi için projektörle duvara yansıtıldı.
Ebru sanatıyla ilk kez tanışanlar, geleneksel Türk sanatını yakından tanımak için adeta birbiriyle yarıştı. Filistinlileri ebruyla buluşturan ve 1998'den bu yana bu sanata emek veren Eda Funda Özkan, çocuklarla buluştuğu için mutluydu.
 
FİLİSTİN'LE BAĞLAR GÜÇLENDİRİLİYOR
 
Atölyede ilk ebru çalışmalarını gerçekleştiren öğrenciler bu örnekleri yanlarında götürmeyi ihmal etmedi. Türk başkonsolosluğu bünyesinde kısa süre önce oluşturulan kültür bölümü, ebru sanatını konu alan atölye çalışmasıyla, Filistin halkıyla kurulan kültürel bağların güçlendirilmesine katkı sağladı.
 
Kaynak: Kuzey Haber Ajansı
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.