1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. Dörtlü basamakta yürümek-1
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

Dörtlü basamakta yürümek-1

A+A-

Ömür sermayesi, kum saati gibi akıyor. Bunun tersi/dönüşümü, ölümle başlayan  berzah ve  sonrası ikinci dirilişle/haşirle mümkün olacak. Zamanın “tik tak… tik tak…” döngüsünde, uyarıcı ve akıcı anın/an-ı seyyal halleri,bir gidişin,bir akışın,bir yolculuğun habercileri.

Ömür denizinden  nehir suları gibi  hızlı akıp  toprağa inen/giden kaynağımız. Ya filizlenmeye vesile olacak şekilde bir çekirdeğe ulaşacak ve meyve olmaya kadar giden yeni bir yolculuğuna dönüşecek,yada toprağın berrak ve temiz olmayan sularından tükenip gidecek. Bir şartla ki, ikisi de  sonuçlarının ödülünü veya cezasını alacak.

Biz bir çekirdek gibiyiz. Ya çürüyüp gideceğiz. Ya da toprağa düşüp potansiyelimizi feda edip,varlığımızdan vazgeçip bir ağacın başlangıcı olacağız. Tercih bizde. Cüz-i irade bunun için verilmiş.

Risale diliyle,tahavvül-tebeddül-teceddüt-temeddün serisi/silsilesi,kainattaki akışı ve dönüşü fonksiyonel bir şekilde göz önüne sermektedir.

İnsanın en temel vasıflarından biri Muhavvilel kulup oluşudur. Kalbinin etkilenme hızı,titreşim katsayısının yüksekliği ve halden hale geçiş  sürecindeki canlılık/heyecan/uyarıcılık/bölünmüşlük/istikrar halleri.

Her anının evet/devam,hayır/dur dedirtecek ikilemi içinde iradeli karar vermek,pusulaya uymak,hedefinde yürümek,maksadına uygun ilerlemek, en kritik haller galerisi.
 
Tahavvülün/halden hale geçişin mucizevi kimyasını takdir eden Rabbimize karşı sorumluluğumuz,cüz-i irademiz ile tercihimizi yapmak,her an iç kontrol sisteminde vicdani aygıtı ve akli feneri kullanıp ruhun insicamında halden hale dönüşümün 360 derece bütünlüğünde kendi yörüngemize oturmak ve bağımsız bir bağlılıkla ilerlemektir.

Tahavvülün bir sonraki sonucu tebeddülü/değişimi başarmış olmaktır. Kainatta,öncelikle şuurlu olmayan varlıklarda bu fıtri hal çok güzel ve anlamlı işliyor. İnsan sisteminde ise tahavvülün içinde kendine ait olanı seçen ve sonraki her anı bir öncesi ile ilişkilendiren, doğru bağı kuran ve zihnen kalbiyle beraber orada duran,bir sonraki ana/sürece,yani tebeddül/değişim dönemine geçer.

Tebeddülün kalbi tahavvülünü ve tercihin dinamik anını,derin bir tefekkür ve tahkik ile yapılamadığı takdirde, musallat olan nefsin  hileleri ehl-i hakkı bile negatif tahavvülün  cenderesine alır. Tebeddül artık deşifrasyon,inkıta ve inkıbaz şeklinde kısır döngünün ve kıyas-ı fasit kalbiliğin şatahatına gider. Gidiş o gidiş. Çünkü geriye doğru sınıf tekrarı,eski derslerden geçememe ve sınıf geçmenin imkansızlaştığı bir hal.

Tahavvülden tebeddüle geçememe taassubu. Tassuba giydirilen cehalet gömleği ipekten olunca,şaşırtıcılığı ehl-i ilim için sadece bir tebessüme ve ciddiye almama halidir.Bu durumda,safça  ve sathi nazarla afakileşen  zahirperestliğin  ne kıymet ifade ettiğini siz düşünün.

Tebeddül/değişim, tahavvülün müspet muvaffakiyetidir. Artık duygularımıza,düşüncelerimize,davranışlarımıza yansıyacak bir değişimin/gelişimin başındayız. Buda her an tahavvülün her tebeddüle dönüşen hızında ve an-ı seyyal limitlerinde mikrolaşan bir cehd ve ilimle mümkündür ve öyle ilerler.

Taallüm ve tekemmül, “Bismillah” dediği bu noktadan sonra anlam kazanır. İlim sayesinde  öğrenme ile zihni inşa,iradeyi kuvvetlendirme ve gayemizi tahakkuk etme hareketliliği başlar.

Tebeddül/değişim, dış sinyallerin doğru algılanmasıdır.Tahavvül ne kadar kalbi ve batıni ise,atomik ve iç diyalogun tezahürü ile enfüsi  ise,tebeddül de o kadar dıştan,zahire vuran,afaki,topluma ait ve çevre faktörleri ile zamanın yeteneğine bağlıdır.

Bu noktada,temel bakışımızı etkileyen dört esas olan;
a) “ilcaat-ı zaman”,
b)”zaman ve zeminin merhametsizliği”,
c)” muktezay-ı hale mutabık”,
d)”gaye-i hayal” yolculuğunu birlikte inşa edecek bir tebeddül/değişim dinamiğini sentezlemek gerekir. Daha doğru ifadeyle mezcetmek sorumluluğu ile karşı karşıyayız.

Toplumu,şartları,talepleri,kendini,gidişatı ve elindeki pusulanın yol gösterici haritalamasını doğru okuyamayan,tebeddül basamağına geçememiştir.  Diğer ifadeyle tahavvül basamağında kalarak bir sonraki basamağa,tebeddüle ulaşamamıştır.

Tünelin karanlık ucundan giriş yapmış,aydınlığın öbür ucuna yürüyememiştir. Kendi müşahedesiyle de bütün alemin karanlıkta olduğunu iddia etme garipliğine girmiş,inanmış ve başkasını da inandırma saldırganlığına/diktasına girmiştir. Tünelden çıkışı olmayanın zorluğu nefsiyle boğuşup,aleme nizamat adı altında tahakküm etmektir.

Zamanın tünelinde kalmak,bu olsa gerek. Tahavvül tünelini geçmek için,tünelin açık ucuna göre düşünmek,yaşadığına ve bildiğine göre değil de geleceğine,istikbale ,sonrasına göre bir ufkunun/hayalinin/iddiasının olması gerekir.

Bulunduğu şartın esir aldığı ruhlar,tünelin açık yüzünü göremezler. Negatif tahavvül anlamında bir “ışık” görme şansları var. Oda geri dönüp,geçmişinde tutunduğu ancak bu gün için zaman aşımına uğramış,zamanın hükmüne ve yeni kabiliyetlere hitap etmeyen sermayesine sığınıp,geri geri gitmek,kendini muhafazaya çalışırken,muhafızlığa soyunup girdiği tünelin başına geri gelmektir. Zahiren bir tünelin açık ucu görülmüştür. Ancak mazi derelerinde kalarak.

Bugüne ve yarına hitap etmeyen, zamanın neshettiği davranış tutukluluğu içinde tahavvül tünelinde geçemeyen/başaramayan, negatif sarmalın kalbi tanımsızlığına ve müyulat-ı kalbin mazide kalan belirsizliklerine/çatışmalarına sığınır. Temayülat-ı akliyenin istikbale hükmeden kaynağıyla birleşmediği/mezc olmadığı için mazide kalır.

Geçmişi başarılı kılan, bu güne eklediği yeni tuğlalardır.Bu günü inkişaf ettiren, tüneli geçen aydınlık ruhun inşirah halleridir.

İşte tebeddül/değişim,tahavvül tünelini geçip,yeni bir kavşakta, ilimle/yetenekle/fıtratla ve ruh-u aslinin dokuları ile barışık bir zeminde günün dinamik değişimini anlamak,yorumlamak ve bize lazım olanı alıp ilerlemekle mümkün.Çünkü, “Hayat bir faaliyettir. Şevk ise matiyyesidir.”

berk@risalehaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.