1. YAZARLAR

  2. Ekrem KILIÇ

  3. Direklerarası’ndan eski ramazan manzaraları:4
Ekrem KILIÇ

Ekrem KILIÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Direklerarası’ndan eski ramazan manzaraları:4

A+A-

Ortaoyunu

Pîşekâr: Selâmün aleyküm, dedik ve  çıktık meydana. Ustam, bak ne diyeceğim!

Kavuklu: Ve aleyküm selâm, söyle Pîşekâr!

-: Hayırdır  inşâallah, dün gece uzuuun bir rü’yâ gördüm.

-: Hayırdır  inşâallah. Rabbî yessir..

-: Bir çınar gördüm. Kocamış bir çınar. Gövdesi, dalları kurtlanmış ve çürümüş. Derken, büyük bir fırtına çıktı; koca çınar yıkıldı.

(Üzgün) -: Vâh yıkıldı devlet!

-: Bir yağmur, bir yağmur. Çınarın kökü yeşermeye başladı. Sürgün verdi.

(Sevinçli) -: Ooh kurtuldu devlet!

-: Fidana birkaç  kuş musallat oldu. Orasını burasını gagalamaya başladılar.

(Şaşkın) -: Ah zavallı devlet!

-: Bir çiftçi geldi; kuşları kovaladı. Fidanın yaralarını sardı.

(Şâkirâne) -: Sahipsiz değil bu devlet…

-: Bir avcı  çiftçiyi tutup astı.

(Hiddetle) -: Of be, tâlihsiz devlet!

-: Bir başka köylü, fidanın dibine bir sandık dolusu adam döktü.

(Ümitli) -: Kurtulacak devlet!

-: Eli baltalı  biri fidanın dibine vurmaya başladı.

(Dehşetle) -: Yetişin, gidiyor devlet!

-: Birileri yetişip baltayı uzağa fırlattı.

(Ferahlamış) -: Ne devlet!

-: Ağacın dibinde bir sürü insan birbiriyle kavgaya tutuştu.

(Telaşla) -: Nerde bu devlet!

-: Birileri gelip, kavgacıları tuttu; sıra dayağından geçirmeye başladı.

(Korkmuş) -: Olur mu böyle devlet!

-: Gelenler ağacın kökünü kazıp, bazı şeyler yazıp, oraya buraya gömdüler.

(Ârifâne) -: Derin devlet!

-: Başka bir köylü koşarak geldi ve kazıp yazanları kovaladı.

(Mesrûr) -: Âferin, yine ucuz atlattı devlet!

-: Başka üç  – beş kişi aralarında fıs fıs ederek konuştular. Köylüyü tekmelemeye başladılar.

(Ümitsiz) -: Yok ki devlet!

-: Sandıkçı yine göründü. Ağacın etrafına sandıktan çıkardığı eşyayı  dizmeye başladı.

(Müjdeli) -: Kurtuldu devlet!

-: Bir kör, bir kötürüm ağaca yaklaşıp haykırdılar: “Devlet benim!”

(Meraklı) -: Kim bu devlet?

-: Bir takım mahluklar, ağaca yapışıp emmeye başladılar.

(Bıkkın) -: Koyun mu bu devlet!

-: Yabancı  oldukları belli olan bir grup insan ağacın etrafını temizlemeye başladılar.

(Hayretle) -: Dost devlet!

-: Kargalar yukarıdan, tırtıllar dallardan, kurtlar gövdeden tekrar hücûma geçmez mi?

(Yılgın) -: Bahtsız devlet!

-: Birden, her taraftan sayısız insan ortaya çıkıp hepsini kovaladılar.

(Heyecanla) -: Büyük millet, büyük devlet!

-: Ağaç  büyüyüp, cam gibi içi dışından görünür oluverdi.

(Mütebessim) -: Şeffaf devlet.

-: Gelen giden ağaca sesleniyor; ağaç da onlara cevap veriyor.

(Bilgiç) -: e-devlet!

-: Ağaç  büyüdü, eskisi gibi ulu bir çınar oldu. Herkes gölgesine koşuştu.

(Sabırsız) -: Beklenen devlet!

-: Bu nasıl  rü’yâ tâbiri, ustam? Ne dediysem, hemen aynı cevâbı verdin. Bana müsaade!

(Lütufkâr) -: Devletle, Pîşekâr, devletle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.