1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. Din Hizmetleri ve İhlas Sempozyumu vesilesi ile
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

Din Hizmetleri ve İhlas Sempozyumu vesilesi ile

A+A-

 Dinin Hayatımızda Hayat Bulması

Geçen hafta üç gün süren Din Hizmetleri ve İhlas Sempozyumu vesilesiyle Adıyaman'daydık. Huzur şehri bir kent olmanın yanısıra kabuğunu kırmaya çalışan dinamik bir şehir. Manevi havzasına uygun  bir sempozyuma ev sahipliği yaptı.

Hayatımıza hayat olan dinimizin, kardeşliğimize de şuur kazandırdığı böylesi bir ilim irfan sofrasında buluştuğumuz için Rabbimize hamd ediyoruz. Kendisinden başka hiç bir döneme benzemeyen buhranlı bir çağın çocuklarıyız. Değişimi hızlı, dünyevileşme dinamikleri çok fazla olan ve küresel çapta etkileşimin maddi ve manevi hayatımızı etkilediği bu zamanda, bizleri buluşturan, beraberliğimizi vesile teşkil eden din, din hizmetleri ve ihlas çatısı altında müzakere imkanı veren Rabbimize hamdolsun.

Dijital ve seküler çağın, değerleri tahrip eden ve inşa sistemlerini zorlaştıran ağır şartları altında bize  imanla, ihlasla, hizmetle düşünmeyi, yaşamayı, sürdürmeyi ve kardeşliğin derin hukuku ile ittifak ve ittihat etmeyi lütf eden, bu manaların gönül dünyamızda yeşermesini nasip eden Rabbimize hamd olsun.

Dünyayı dine tercih eden bir yapılanmanın, insanlığı sürüklediği bu rüzgara karşı, halis bir niyet, samimi bir dua ve birlikte olma iradesini  bahşeden Rabbimize tekrar be tekrar hamdolsun.

Biliyoruz ki çağ ne kadar kötü olursa olsun, Ümmet-i Muhammed'in (a.s.m) güzellikleri de var, umutları da, gayretleri de… Bizler, bu gün bahara hazırlanıyoruz.  Beraberliğimizi, birlikte düşünmeyi, hayırla anılmayı, hayır konuşmayı, fedekârlık yapmayı, insanlığa hizmet etmeyi, rıza dairesinde hüsnü kabul görecek teşebbüsleri ve İslam cemaatinin daha çok hizmet etmesini birlikte düşünmek üzere bir aradayız.

Birbirimizi anlamayı, birbirimizle iftihar etmeyi, farklı hizmet alanlarındaki ciddi boşlukları dolduran bütün ehli imanın gayret ve saffetini bir nebze de olsa tezekkür etmek üzere bir aradayız.

Birkaç gün boyunca ilmi müzakereler ile birlikte  irfani olanı da hazmedecek zihni inkişaflara kapılar açılacak şekilde  muhabbetimizi tesis edecek muarefe ve müzakerelerde bulunurken, aynı zamanda sımsıkı bir ittihad iklimini ve dini mübin-i İslam'ı istikbalimizin huzuru yapacak zeminleri inşa etme çabası her türlü takdirin fevkindedir.

Risale Akademi, tevhidi ve tefekkürü, imanı ve irfanı  akademik zeminlerde,maneviyat havzalarımızın engin şefkat ve himmeti ile günümüz meselelerini  hayatın merkezinden tarifleyen ve meşru hayatımıza, makul çözümlerimize, müspet bakışımıza  rehberlik edecek zihni faaliyetlerini devam ettirme duası içinde.

"Bu gün Allah için ne yaptım?" suali asr-ı saadetten günümüze dek,bize nefsimizi sorgulatan ve muhasebeye davet eden, gayretimizi kamçılayan bir ser levha olarak önümüzde duruyor.

Adıyaman'da bir başlangıç olmasını arzu ettiğimiz bu sempozyumun konusu üzerinde bir yıla yakın değerlendirme ve ev ödevleri ile olgunlaşmış bir atmosfer vardı.  İhlas, cemaatler nasıl ittihat edebilir, uhuvvet, ittihad-ı İslam ve birliğimiz konuları bizi hep kendine aldı.Bunda şüphesiz bu şehre ruhunu üfleyen zatların verdiği huzur ve sükun ikliminin etkisi vardı. Önümüzdeki yıl Tasavvuf ve Tefekkür Sempozyumu yapılacak olması da, bu lucrada derinleymenin ve bu şehrin maneviyat katmanları ile birlikte düşünmenin önemli bir adımı oldu.

Tasavvufun ve tefekkürün, İmam-ı Rabbani'den günümüze gelen temsilleri, tezahürleri, bu coğrafyanın  rehber şahsiyetleri etrafında mayalanmıştır. Nurşin  havzasından beslenen Bediüzzaman Said Nursi ve Muhammed Raşid Hazretleri bize ilham veren kardeşliğimize ilim ve irfan katan ihlâs abideleridir.

Fırat’ın her iki yakasından tutarak, tasarruflarını Urfa ve Adıyaman beraberliğinde  ayıran suları, birleştirici göle çeviren bu iki büyük şahsiyeti ve diğer mana sultanlarımızı minnetle ve şükranla anıyoruz.

Risale Akademi, 2013 yılında Hakkari' de  Mevlana Halidi Bağdadi ve Bediüzzaman panelini yaparken, Anadolu topraklarında Nakşibendiliğin Halidi kolunu tesis eden Seyyit Taha Hazretlerini, O'nun halifesinin paneldeki kucaklayıcılığını  ve beraberinde Bitlis’ten İstanbul’a kadar uzanan irfani asaleti görmüştük.

Bu kaderi tecellilerin bize lütfettiği beraberlik için Menzil'de Seyda Hazretlerinin bu topraklarda mayalanan mazhariyeti ile buluşmak arzumuz, böylece bir nebze gerçekleşti.

Bu anlamlı beraberliğin niyet ve dokusunu işlerken, hassasiyetimizin faaliyetin kendisinden çok daha kıymetli olduğunu hassaten belirtmek isterim. Birbirine tevfik dileyen ve refik olup   muvaffakiyeti ihlâsla taçlandırmak isteyen böyle buluşmaların  artarak devamını ve çeşitlenmesini diliyoruz.

Bediüzzaman'ın 110 yıl öncesinden yankılanan sesi, din hizmetlerinin temel dinamiği için zemin teşkil edecek ana yapıya dikkat çeker. Bunu bir model olarak tasavvur eder. Modernitenin medreseyi baskılayan ve dışlayan seküler anlayışına yine mektep diliyle cevap vermekten yanadır. Manay-ı harfi ile kainatı okumak ve medrese ile mektebi mezc ve derc etmek fikrini öne çıkarır. Elbette bu ikilinin kendini ayakta tutma şansı yoktur, onun için üçüncü bir saç ayağı olarak da tekke'nin gerekliliğine vurgu yapar. Ve bildiğiniz üzere bu büyük zihni,kalbi ve ruhi buluşmanın ürünü olan modelini Medresetüzzehra olarak isimlendirir. Böylece, Zehra medresesi, üç fonksiyon ve mekanın birbirini göreceği  ortak bir avluda "mecmaül ahbab" buluşmasına ev sahipliği yapacaktır. Bu gök kubbe altında muhtaç olduğumuz ortak çatı, iç içe feyz dolu havzalar bütünlüğünü netice verecektir.

Enerji kaybı yaşanmayacağı gibi birbirini tamamlayan ve fonksiyonları ile bütünleyen bir sistemin fıtri, ahlaki ve vicdani terennümü hayata yansıyacaktır, simamıza tebessümü, kalbimize inşirahı kolektif bir şuur ve ihlas olarak verecektir inşallah.

İhlas sempozyumunun manasını ve ruhunu yaşatması duasıyla bu sempozyuma vesile olan her kese medyun-u şükranız. Adıyaman'ın alicenap ve has evladı sayın Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu'ya ise hassaten teşekkür ederiz.

Dünyanın en büyük mülteci evi olan GAP bölgesinde Kilis, Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa'nın Suriyeli kardeşlerimize Ensar olarak sahip çıkması ise ayrıca bu bölgeyi anlamlı kılmaktadır. Halkın muveneti ile yaşayan bir kardeşlik var.

Adıyaman'da Tasavvufun ve tefekkürün 2016 buluşması ise ayrı bir zevk-i ruhaniyi verecektir inşaallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum