Yorumlar

Yilmaz(Fd.yigit@gmail.com)
Abdullah
Saygideger Hocam

Yaziniz cok güzel, cok dogru argumenler yazmissiniz
Ama bilimsel ve objekif oldugunu söyliyemem.
Zira:
Risale-i Nur Kuran degildir, ilahi kitap degildir.
Evet o bir ilham ile yazilmistir ve evet hic bir eserin tercümesi veyahut sadelestirmesi aslinin yerini tutamaz.
Ama bu sadelestirmelerdede kapak basligindada kocaman SADELESTIRME yaziyor ve önsözünde bu calisma aslinin yerine hic bir zaman koyulmayacagi belirtiliyor.
Evet ayriyeten Risale-i Nur bir kiskanc geline benzer ama herkez, hele avrupadaki insanlar o gelinin varligindan bile bi-haberler.
Mananin anlasilmasi acisindan bu sadelestirme bir zenginlik.
Piyasa o kadar Allahin Kitabi, yani Kuran hakkinda bir sürü Meal var, bunun hakkinda birsey yazmiyorsunuz, ama bir KURAN TEFSIRININ sadelestirmesi onca elestiriye maruz kaliyor. Bence bu sadece Uhuvvete zarar bir davranistir. Ve hele bunu ehli kalem ve önder sahsiyetler yapinca , siz düsünün avamin seviyesine inince o elestiri nelere varmis olacak.
03 Nisan 2012 Salı 11:53
Sağduyulu bir yazı
Şeyh Begari
Hocam Kaleminze Yüreğnize sağlık,bir konu bu kadar güzel izah edilebilir rabim müvafak eylesin.
23 Mart 2012 Cuma 11:48
m.ali bulut
sultan
Sayın yazarı bu feraset dolu yazısından dolayı kutluyorum.Buna rağmen risale sadeleştireceğim diyenlere pes derim,..Muhakkak surette resmi mercileri de devreye sokarak engel oluşturulmalı!!Allah korusun bir başladılar mı en fazla 2yıl içinde ortada risale kalmaz, bozuntular,kalıntılar kalır.Biraz allah korkusu varsa .. bu orijinal eserlere dokunmazsınız!!!
02 Mart 2012 Cuma 14:28
Üstadımızı temsil!..
Murat Türk
Yorumculardan birisi sadeleştirmeye karşı olanların Üstadımızı temsil etmediğinden bahsetmiş. Sadeleştirmeye karşı olanlar kimler biliyor musunuz?
*Üstadımız Hazretleri
*Üstadımızın varisleri ağabeyler.
*Risale-i Nur okuyan binlerce nur talebeleri.
Evet Üstadımız, Üstadımızın reddettiği hizmet tarzıyla temsil edilmez.

Ya neden Üstadımızın sadeleştirmeye izin vermemesi noktasına bir cevap verilemiyor? Var mı bu konuya cevap verebilecek bir "babayiğit"?!!
02 Mart 2012 Cuma 11:46
Kur'an ayna ister,vekil istemez.
Antalyalı
ümmetteki cumhuru,hem avamın umumu,bürhandan ziyade,mehazdaki kudsiyet şevk-i itaat verir,sevk eder imtisale.Şeriat ,yüzde doksanı müsellemat-ı şer'i,zaruriyat-ı dini birer elmas sütundur.İçtihadi,hilafi,fer'i olan mesail,yüzde ancak on olur.Doksan elmas sütunu,on altının sahibi
Kesesine koyamaz,ona tabi kılamaz.Elmasların madeni,Kur'an ve hem hadistir.Onun malı;oradan her zaman istemeli.
Kitaplar,içtihadlar Kur'an'ın aynası,yahut dürbün olmalı.Gölge vekil istemez o Şems-i mu'cizbeyan.
Bir fikre davet etmek,zann-ı kabul-ü cumhur şart-ı evvel oluyor.Yoksa davet bid'attır,reddedilir.Ağzına tıkılır,onda daha çıkamaz."Gayr-i meşru tarik ile bir maksada giden zat,galiben maksudunun zıddıyla görür mücazat"Avrupa muhabbeti gayr-i meşru muhabbet,hem taklid ve hem ülfet.Akibeti mükafat:Mahbubun gaddarane adaveti,cinayat.Fasık-ı mahrum,bulmaz ne lezzet ve ne necat.Ey talib-i hakikat!Madem hakta ittifak,ehakta ihtilaftır.Bazan hak,ehaktan ehaktır.Hem de olur hasen,ahsenden ahsen.Saygılar....
02 Mart 2012 Cuma 11:35
Evet Evet Evet
Abdullah
Antalyali Agabeyim Allah ebeden razi olsun. Yanimda Barla Lahikasi olmadigindan Hulusi Agabeyin bu sozunu hep merak edip durmusumdur: Iste ihlas budur, Ustadimiza sadakat budur. Masaallah, barakaallah:
"Ben burada inşaAllah "emanetçi" olduğum Sözleri inayet-i Hak'la ve duanız berekatıyle LAYIKLI kulaklara duyurabileceğimi ümid ediyorum.Üstadım müsterih olunuz, bu Nurlar ayak altında kalamazlar.Onları dellal-ı Kur'an'dan enzar-ı cihana vaz eden Halık(Celle Celaluhu) bizim gibi, kimsenin ümid ve tahayyül etmeyeceği aciz insanlarla bile neşr ve muhafaza ettirir. Bu işi ben sa'yim ile, kudretim ile kazandım diyen huddam o gün görecekler ki,o mukaddes hizmet, zahiren ehliyetsiz görünen, hakikaten çok değerli diğerlerine devredilmiş olur kanaatındayım. Bu sebeple oradaki kardeşlerimizden Risale-i Nur ile çok alakadar olmalarını rica etmekteyim.HULUSİ. Nefis cümleden edna,vazife cümleden ALA... ... Barla Lahikasi....
02 Mart 2012 Cuma 02:51
BİRAZ SUKUNET
HALİL
Çok değerli risaleinur talebeleri
1-gerçekten birbirinizi çok kırıyorsunuz ve çok sert bir uslup kullanıyorsunuz. lütfen biraz sakin olalım.
2-ufuk yayınları 2. baskısını yapmış, kapağında sadeleştirme olduğu ve sadeleştirenlerin ismi yazıyor,yani orjinalinden farklı olduğu kapağınada yansıtılmış.
3-orjinalleri toplatılıyormu ki,risalei nur bitsin.
02 Mart 2012 Cuma 01:26
Karahasan a
Arif
Lafizperestlik yapmayın o zaman. Risalelern önündeki engel lafzında mı saklı da onlari değiştirip rahatlıyorsunuz. Lafizperest olduğunuz için lafza dokunulunca muamma çözülecek zannediyorsunuz. Asıl bu lafizperestligin daniskasi. Lafzı değiştirdin oldu. Herkes çölde su bulmuş gibi risalelere koştu sanki. .. harcadığınız vaktin zekatını risalelerin anlaşılmasına harcasaydınız bugun böyle sorunlar yaşanmazdi.
01 Mart 2012 Perşembe 21:00
hakta şiddetli sebat
nur
İlmi ve hakikatlı bir yazı. Allah razı olsun.Nur talebesinin ölçüsü risale-i nurdur.bu işin sencesi bencesi olmaz. Sadeleşmeyi savunanlar getirebiliyorlarsa risaleden delil getirsinler.sadeleşmemesi için yüzlerce delil var.
01 Mart 2012 Perşembe 19:47
Mansur beye.
Antalyalı
Ben burada inşaAllah "emanetçi" olduğum Sözleri inayet-i Hak'la ve duanız berekatıyle LAYIKLI kulaklara duyurabileceğimi ümid ediyorum.Üstadım müsterih olunuz,bu Nurlar ayak altında kalamazlar.Onları dellal-ı Kur'an'dan enzar-ı cihana vaz eden Halık(Celle Celaluhu)bizim gibi,kimsenin ümid ve tahayyül etmeyeceği aciz insanlarla bile neşr ve muhafaza ettirir.Bu işi ben sa'yim ile,kudretim ile kazandım diyen huddam o gün görecekler ki,o mukaddes hizmet,zahiren ehliyetsiz görünen,hakikaten çok değerli diğerlerine devredilmiş olur kanaatındayım.Bu sebeple oradaki kardeşlerimizden Risale-i Nur ile çok alakadar olmalarını rica etmekteyim.HULUSİ.Nefis cümleden edna,vazife cümleden ALA... ...
01 Mart 2012 Perşembe 19:43
SUSUN ARTIK .....
UBEYDULLAH ASGAR
Aziz Üstadımızın bir harfinin bile değiştirilmesine izin vermediği bilindiği halde insanlara merhamet etmek niyetiyle .. Nurlar'ı tahrife kalkışmak.''başkalarının günahlarına ağlayan adam'' la merhamet yarışına girmektir.Haza had bilmezlik,..
01 Mart 2012 Perşembe 18:58
mal-ı umumi tefsir i kurani r.nur
kamil aydın
risale-i nur kaynaktır, orjinaldir,beynelmineldir.mal-i umimidir.hicbir parağrafının cümlesinin hatta kelimesinin değiştirilmesi mümkün değildir.ondan istifade edenler, anlayanlar,anlatanlar.ders yapanlar şerh izah açıklama yapanlar,makalelerinde kullananlar, çeviri yapanlar, sadeleştirenler, ders kitaplarında kullananlar,denemelerinde masterlerinde romanlarında kullananlar, yorum yapanlar muhakkak kendi isimlerini de belirtmek ve zikretmek durumundadırlar.kaynaktan-R.NUR-süzülen mahsulatın mabeynlerdeki takdiri iştiharı ve makbuliyeti istifade edenlerin rağbetiyle doğru orantılıdır.takdirler risalei nura gider hata ve nakıslıklar imza sahibini ismi bağlar.dünyanın kanuni umumisi olabilecek bir eser külliyatının önünü birtakım dünyevi kaygılarla set koymaya çalışmak mesuliyetten hali olmadığı kanaatindeyim.imanım tutuşmuş yanıyor .o yangını söndürmeye imanımı kurtarmaya koşarken yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış ne ehemmiyeti var dar görüşler dar düşünceler
01 Mart 2012 Perşembe 18:10
mehmet ali bulut kardeşime
hasan karahasan
durduk yerde mesuliyet almak buna derler. yarın ruz u mahşerde ben anlayabilseydim bu kitapları okurdum diyebilecek herkesin mesuliyetini ortak olmak buna derler .aziz kardeşim orjinal eserler toplatılıyor mu ki vaveyla ediliyor.üstadın vasiyetine uygun, bir kişi veya bir heyet eserlerden anlayışını şerh veya sadeleştirme ile yazıyor ve basıyor altına da hem sadeleştirilmiş diyeyazıyor hem de ismini imzasını yayınevini yazıyor.kimseye de bunu okuyun diye zorlamıyor.sen eğer hassasiyet gösteriyorsan anlamaların izahların sadeleştirmelerin risalelerin ruhuna aykırılığı varsa onu tesbit et ikaz et düzelttir. hilm budur.pavlos misali uymamış hakiki incil olsaydı pavloslar olmazdı ama eserlerin orijinalitesini kimse dokunamaz.birilerinin risalelerden istifade etme hakkı ipotek altına alınamaz.lafız için manalar setredilemez. muvaffak olunamazsa tarih ve yeni nesil bizleri yargılar.ben üstadın şu sözüyle selamlıyorum-lafızperestlik bir hastalıktır,fakat bilinmez ki hastalıktır.-muhakemat.
01 Mart 2012 Perşembe 17:54
Birileri İliştikçe Bu Hizmet Feveran Ediyor
Erdoğan
....Ben bundan sonra daha çok okuyacağım ve daha çok kişiye bu meseleyi anlatacağım belkide böyle bir olumsuz durum Risale okuyanları daha çok okumaya ve daha çok hizmet etmeye odaklayacaktır muhakkak ki kaderin bu olay üzerine bir fetvası vardır inşallah neticesi ve meyvesi güzel olacaktır.Merak ettiğim bir şey var Hocaefendi bu olay üzerine hiç açıklama yaptımı fikrini beyan etti mi. Abiler bu işi yapanlar ve Hocaefendi ile de istişare ettiler mi haberi olan var mı?
01 Mart 2012 Perşembe 17:26
sevgili antalyalı kardeş
mansur turgut
mesleğimizde
*kardeşlerimizin meziyetleri ile şakirane iftihar etmek
*tenkid etmemek ve fazilet furuşluk nevinden gıpta damarlarını tahrik etmemek vardır
ama
unutmayın ki
bilmemek ve tanımadığı halde enaniyet ile suclamak yoktur....
Üstadımıza kimin daha sadık olduğunu ancak Allah bilir,,,
kardeşliğimize yakıştıramadım doğrusu,,,
birileride sizin gibi otuz yıldır Nurları okuyor olabilir ama bunu tevazuen beyan etmez
kardeşine tembel,sığ,dünyevileşmiş,azimet ile takvadan mahrum,hürmetsiz deyip canı kadar sevdiği nurlara hakaret ettiğini söylemez
görüyorum ki fart-ı muhabbet müvazenenizi bozmuş,,ihlas ve uhuvvetin hatta müsbet hareketin farkında değilsiniz...
özür dilerim ama gerçekten O kudsi Üstadı temsil edemiyorsunuz,,,
01 Mart 2012 Perşembe 17:09
kainatin hiddeti
ali daglar
halil kartal kardesin yorum cok isabetli olmus ,evet bu saguk ve karli kis felaketi tesadûfi olamaz bu zulmun arsi ala ya yûkseldiginin bir gôstergesi olsa gerek,rabbim bu insanlari yanlissindan dôndûrsûn kalplerini acsin ve bu kis felaketinden mûslûmanlari muhafaza eglesin
01 Mart 2012 Perşembe 15:55
acaba kasıtmı var
muhittin kocadağ
muhterem mehmet ali bey çok mükemmel ifade etmişsiniz.ALLAH CC.ebediyyen razı olsun.bu sadeleştirme işlemi münferit olmadığı ve risaleleri bazılarının anlaması için yapıldığı iddiasının doğru oladığı ortaya çıkmıştır.aylardan beri bu konuda üstad hazretlerinin şiddetle karşı çıktığı varislerinin karşı çıkmasına ve risale,i nur cemaatinin karşı çıkmasına rağmen ne .. ne başka yerlerden tek kelime edilmemesi bu işin risale,i nurun .. için yapıldığını ortaya koymaktadır.ama tarihte görülmüştürki risale,i nura ilişen iflah olmamıştır.cenabı HAK cezasını vermiştir.
01 Mart 2012 Perşembe 15:25
kifayet-i müzakere
ali yeşilkaya
meşveretlerimizde bir usul vardır. herhangibir konu hakkında müzakere edilip, umumun, üzerinde mutabık olduğu bir neticeye varıldığı zaman 'kifayet-i müzakere' denilerek artık o konu hakkında konuşmaya gerek olmadığı,nur talebelerinin görüşünün tavazzuh ettiği tesbit edilir.

sadeleştirme konusunda da risale-i nuru hayatına düstur edinen,sadece bediüzzamana 'üstad' nazarıyla bakan,bu daire içinde veya dışında başka bir mürşid aramayan NUR TALEBELERİNİN görüşü tavazzuh etmiştir,açıkça ortadadır.
risale-i nura münasip olmasa da,başka mürşidlerin düsturlarını, kendisine hayat ve hizmet prensibi edinen ve fakat risaleleri de okumak isteyen ehl-i imana ve mürşidlerine de söylenecek herşey kavl-i leyyin içerisinde söylenmiştir.
artık bence bu konuda 'kifayet-i müzakere' denilerek,nurların aslını muhafaza vazifesini de deruhte eden hizmetlerimize hasr-ı nazar etmek evladır.
01 Mart 2012 Perşembe 14:43
Tebrik ve Tes'id ey ihvan-ı sadık
Cerrah Altıntaş BURSA
Türkçeyi güya arabça ve farsça kelimelerden arındırdılar da ne oldu: Ben torunuma mazi müstakbelin ayinesidir diyorum. mazi ne müstakbel ne dedeciğim diyor. Sadeleştirme gayretinde olanlar bilmeliler ki: Elli sene sonra; Risale-i Nur ne denilmeyecek mi...İlmine ömrüne sağlık aziz kardeşim M.ALİ BULUT
01 Mart 2012 Perşembe 14:31
lüb bulunamayınca kab yalanıyor
Selim Demirci
(ibrahim suresi4.) kavl-i şerifinin ima ve işaratından şu devrede Türk lisanının sadmeler geçirmesine bakılırsa, Risale-i Nur, Türkçede, lisan üzerinde de imam olacağına, yani yarın halis Türkçe olan Risale-i Nur'un kesb-i imtiyaz edip diğerlerini terk edeceklerine dair işaret-i Kur'âniyedendir demiş olsam, hata etmemiş olurum zannederim. (emirdağ l.)
01 Mart 2012 Perşembe 14:17
İstişare
Suat
Sadeleştirmenin niçin uygun olmadığını ifade eden yazılar içerisinde çok özel bir konumda olacak çok yönlü ve vicdanların ve aklı selimin reddedemiyeceği bir değerlendirme yapmışsınız Rabbim ebedi ve daimi olarak razı olsun.Hizmet içerisinde istişarenin olmazsa olmaz olması hususu herkesin malumu olmakla birlikte , sadeleştirme hususunda istişare edilmesi gereken abilerimizle istişare edimediği gibi yapılan bu uygulamanın yanlışlığı ve durdurulması gerektiği akla,ruha ve kalbe hitaben her seviyede ifade edidiği gibi abilerimiz tarafındanda sözün bittiği noktaya getirilmiştir. Gelinen nokta dünyanın hangi köşesinde olursa olsun bu hizmete gönül vermiş hizmet ehlinin malumları olmuştur.İnşaallah hiç kimsenin bilgi mahrumiyeti bulunmamaktadır.Artık Rabbimize havale ediyoruz .Peygamberimizin (S.A.V.) buyurduğu gibi ameller niyetlere göredir.Niyetlerimizde Rabbimize malumdur.
01 Mart 2012 Perşembe 14:06
risale-i nura hücum olursa belalar gelir..
halil kartal
şu an memlekette umumi soğuk ve karlı hava var. risale-i nur kainatla alakadar. günlerde 1 mart olmuş ama memlekette kışa bakın. demek ki perde arkasında manevi bir şeyler oluyor ve tehacümat var. ne surette bilemiyoruz. ancak kainat hiddete geliyor.
01 Mart 2012 Perşembe 13:49
Sadakat
S.Aydemir
ve ma ersalne min rasülün illa bi lisani gavmihi liyübeyyine lehüm; cümlesi makam-i cifrisiyle ve bastaki ayetin isaretleri karinesiyle, risalet ve nübüvvetin her asirda veraset noktasinda naibleri, vekilleri bulunmak kaidesiyle, bir mana-yi remzi cihetinde vazife-i irsiyet yapan Risale-i Nuru efradi icine hususi bir iltifatla dahil edip lisan-i Kur,an olan Arabi olmayarak Türkce olmasini takdir ediyor.Sua.726
Bu hakikatten yola cikarak, acaba 1000 yillik tarihimizde lisan-i Arabi, Farisi, ve Türkce ile kemalini bulan dilimizmi kastediliyor yoksa, Türk Dil Kurumunun bid,a karane tahrib ve tahrifiyle ortaya koydugu bugünkü sakat dil mi kastediliyor.Ortaya atilan ve bence .. tasiyan fikir Cumhur-u Nur tarafindan reddedilmistir ve bid,atdir. Desatir-i Hizmet-i Nuriye, tamam ve kemalini bulduktan sonra, yeni icadlarla o düsturlari begenmemek veyahut häsä ve kellä, nakis görmek hissini veren bid,alari icad etmek, dalalettir, atestir.
01 Mart 2012 Perşembe 13:49
değerlendirme
nalindar
elhak güzel bir yazı olmuş, yazdıklarında eksilik yanlışlık varmı bilmiyorum, imdi ben bu abimizin kardeşimizin söylemine karşı esaslı eleştiri yapacak güçte ve kapasitede kendimi şimdilik görmüyorum, onun için susma hakkımı kullanıyorum.
01 Mart 2012 Perşembe 13:30
mansura
ahmet altuğ
niye bu sahiblik duygusu? diyorsun mansur kardeşim. .. yazın sade, billur eserinizi okuyun ve okutun okuyabildiğiniz ve okutabildiğiniz kadar. ama altına imzanızı atın. ortada da bırakmayın, üstadıma da nisbet etmeyin, oldu mu? ..
01 Mart 2012 Perşembe 13:07
Risalei Nur zaten ôztûrkcedir
ali nurdaglar
bazi kardesler herhale risalei nur un sahipsiz oldugunu saniyorlar ,ôncelikle bilesinizki Risale i Nur kuranin malidir ..hem Beduizzaman hz .leri sadelestirilmesine izin vermemis hem hizmetinde bulunmus ve ustadin varislerim diye hitab etigi agabeyler birkac defa bir karsi bildiri yayinlamislar ve milliyonlarca nur camiasi buna karsi iken bu hattaniza devam etmeniz niye ,eger bu kitaplar toplatilmasa korkariz cok vahim neciceler verecektir !bu yûksek hakikatlari zaten nasibi olan okuyor daha cok kisi tarafindan okunmasini bizde arzu ederiz ama bu sadelestirmekle olmaz ,..hem okumuyorsunuz hemde anlamiyoruz dersiniz bizde sizi anlamakta gûclûk cekeriz dogrusu.hem risalei nur zaten ôz tûrkcedir niye sadelestirelimki ,belki de risalei nurun ôz tûrkceyi muhhafaza ettigi icin onu daha fazla korumak icab eder.Allah basiretinizi acsin
01 Mart 2012 Perşembe 12:48
İstiyoruz ki
Aydın Er
istiyoruz ki, herkes o meyve ile tanışsın.
01 Mart 2012 Perşembe 12:28
BU DA SÜNUHAT
UBEYDULLAH ASGAR
Abi Alllah cc. razı olsun.Bu güzellik de senin karihandan çıkmış olamaz.Bu hikmetler Nur'un güzel avukatına sunulmuş bir ikram-ı ilahidir.
Bir cümle de Mansur kardeşe: Kelimelerin anlamı bilinince metinler anlaşılsa idi zat-ı aliniz M.Ali Bey'in yazısını anlar,bu yorumu yapmazdı. ''Gözünü kapayan sadece kendine gece eder''
01 Mart 2012 Perşembe 12:26
Ufuk Yayınları
ÖMER
Ufuk yayınları sadeleştirirken bediüzzaman dan izin almışmı acaba artık bu tefrikaya son verilmeli hepimiz kardeşiz
01 Mart 2012 Perşembe 12:02
ALLAH RAZI OLSUN
SÜLEYMAN ALIÇ
mehmet ali bulut beydan allah razı olsun sahiden çok ama çok mükemmel bir tahlil yapmış. daha önceden de bu konuda yüzlerce yorumlar yapıldı necmi ünlü kardeşimin sorduğu soruyu bende hep soruyorum ama yıllardır gördüğümüz işittiğimiz bizzat şahit olduğumuz hadise ve olaylarda 29. mektubun ALTINCI KISMININ 5 NCİ DESİSEYİ ŞAYTANİYENİN kapsamında bir faaliyet devam edip gitmektedir rabbim herkesi o desiseyi şeytaniyenin muhatabiyetinden korusun ..
01 Mart 2012 Perşembe 11:56
AYDIN ER KARDEŞİME
Ahmet Sadi
Kardeşim,Aydın Bey,tabirde hata olmasın.Siz kendiniz meyvenin içini yeyip,sevdiklerinize kabuğunu ikram ediyorsunuz,bunlar nefsin desiseleridir.Lütfen,Üstadımızın şuan hayatta olan varisleri son sözü söylemişler,onların sözü üzerine söz olamaz...vesselam
01 Mart 2012 Perşembe 11:56
mansura
Antalyalı
Bak kardeşim,Risaleler senin gibi tenbellerin,risaleleri yüzünden bile doğru dürüst okumamışların sığ seviyesine düşürülmez,Cenab-ı Hak imtihan sırrı diye bir hikmet koymuş.Bendeniz,30 sene önce okuduğumda da birşeyler anlıyordum,şimdi okuduğumda da çok değişik geniş manalara vakıf olabiliyorum.Sizlerin savunduğunuz şu fikir,daha fazla insana ulaştıralım derken,tamamen mahrum edeceksiniz.Niyetiniz hayır olamaz,tamamen bir enaniyet ihsas ediyor.Bu konudan vazgeçinde artık,iman hizmetine devam edelim.Bizi kendi dünyevi gayelerinizle fazlasıyla meşgul ettiniz.Git istediğin tarzda Allah'ı anlat,dini anlat.Herşeye fetva çıkardınız,şimdide Risalelere mi geldi sıra?Azimet ve takvayı "taassup" olarak gören sakat bir anlayışınız var.Niye diyip soruyorsun,bu zatların hayatlarıyla fiyatını ödediği ve bir nevi müellifinin ve talebelerinin ubudiyyetinin,duasının,münacatının meyveleri olan bu Risalelerin yapısıyla hürmetsizce oynamak istemeniz NİYE?NİYE?NİYE?Risalelere hakaret etmeyin artık yeter
01 Mart 2012 Perşembe 11:24
pavlosculuk ne demek?
abdurrahim
pavlosculuğa hayır filan yorumları yazarın duygu düşüncesini göstermesi açısından .. hissiyatla yazıyı bağlamak için acımasızca kaleme alınmış. Yazının son tarafları son derece .. sevk edici. ..
01 Mart 2012 Perşembe 10:55
tEBRİKLER!
Necmi ÜNLÜ
Günlerdir kamuoyunu meşgul eden meseleyi, çok güzel izah etmissiniz. Allah razı olsun. Bu mesle ancak bu kadar güzel izah edilebilir. İnşaallah Bu kapıyı arayanlar yanlışlarında ısrar etmezler. Hoca Efendi bu konuyu daha iyi bildiği halde bu işe soyunanları uyarmıyor mu acaba?... Binler selam ve dua ile....
01 Mart 2012 Perşembe 10:52
Maaşallah BEDİ bir üslubla anlatılmış
Ahmet Sadi
Sayın Mehmet Ali Bey e teşekkür ederiz.Bediüzzamana yaraşır Bedi bir üslubla anlatmış.Fazla söze ne hacet...sadeleştirenleri ve bu yönde düşüncesi olanları iz'ana davet ediyoruz.Biraz saygı lütfen...
01 Mart 2012 Perşembe 10:50
Güzel Olmuş
Aydın Er
Yapılan çalışmaya bakmak güzel olur. gayet güzel olmuş. Biz aslından okusak da onu çevremize dağıtıyoruz. hiç risaleyle tanışıklığı olmayan insanlar istifade ediyorlar. herkese selam ve hürmet.
01 Mart 2012 Perşembe 10:31
Nasıl olsun?
Murat Türk
Üstadımız Risale-i Nurların sadeleştirilmesine hatta yanına lügat konulmasına dahi izin vermemiş, şiddetle ama şiddetle reddetmişti. Yahu üstadımızın varisim dedikleri ağabeylerden kat-ı nazar; Üstadımız Hazretleri ferasetsiz mi düşünmüş? Şimdi zamanın gençlerini...vs düşünememiş mi? Dar çerçeveyle mi bakmış? Nurları dar mı yorumlamış? Risale-i Nuru aktar-ı aleme yaymanın yolu Üstadımızın tarz-ı beyanını değiştirmekten mi geçiyor? Halbuki üstadımız şerh ve izaha izin vermişti. (İşte meydan!...) Ama tahrifata asla!... Evet sadeleştirmeyi yapanlar ve buna rıza gösterenler şuuri veya gayr-ı şuuri Üstadımızı ferasetsizlikle hatta belki ah benim canım Üstadımı şefkatsizlikle ittiham ediyorlar! Evet çoğuları iyilik zanıyla fenalık yapıyorlar...
01 Mart 2012 Perşembe 10:21
yorum çok hakikatlı tesbitlerle dolu.
emin
Vaktimizin çoğunu internette , televizyon başında ve da bir çak fuzuli ve malayani işlerle iştigal edip heba edenlerin hatırı için TEVHİD, HAŞİR, HAKİKAT-I NÜBÜVVET VE KAİNATTAKİ İLAHİ TECELLİ VE TEZAHÜRATLARI VE İNSANIN MAHİYETİ İLE İLGİLİ ÇOK BÜYÜK HAKİKATLERİ SON DERECE ULVİ BİR ANLATIMLA SADECE AKLA DEĞİL, KALBE VE RUHA DA HİSSELERİNİ VEREREK ŞEKİLDE İZAH EDEN VE KURANA AİT OLAN RİSALE-İ NURLARI kimsenin sa(hte)deleştirmeye hakkı yoktur. Anlaşılması için sadeleştirmeye niyetleri varsa, her ne yazıyorlarsa altına kendi isimlerini yazsınlar. Unutmayalım ki risale-i nur'lar aynı zamanda asli türkçeyide muhafaza ediyor. Yukarıdaki hocamızın tesbitleri çok güzel ama anlaşılmaya bilir onuda sadeleştirmek gerekir mi acaba?
01 Mart 2012 Perşembe 09:57
Ene ene ente ente
Ebu turab
.. bizim genclerimiz anlamiyor diyorsaniz Urfa'ya Bekir Agabeyin dersahesine gidiniz o yuzlerce cocuklarin Risalelerin etrafinda nasil pervaz ettigini, Risalelerden mas ettikleri veciz sozlerle .. aleme ilan edecekler. Fakat tembellerden tembel olunan gencler mustesna...Hem de ehemmiyet kemmiyette degil, keyfiyettedir. Alemde milyonlarca hayvanlar var iken, Cenab-i Hak insanin keyfiyetine ehem olarak O'nu halife-i arz yapmistir. Hem de butun dunya'ya softa ilan edilsek bile Sungur Agabey gibi “Bilsek ki bizler kainatı fethedeceğiz o kitaplarla, yine de Üstadımız'a muhalefet etmeyeceğiz, sadakat gömleğini yırttırtmayacağız.” Istersen biraz Hz Sadik, Musaddik Ebu Bekir'i dusunun.
01 Mart 2012 Perşembe 09:37
sadeleştirilsin diyenlere
yılmaz sakarya
Allah için birşey yapıldığı zaman işin ehline danışıyoruz da bu sadeleştirme işine gelince niçin ÜSTAD HAZRETLERİNİ ve hayata olan VARİSLERİ: Mustafa Sungur, Hüsnü Bayram, Abdullah Yeğin, Ahmet Aytimur, Said Özdemir, Salih Özcan ve Mehmet Fırıncı ağabeyleri dinlemiyoruz. AKLI BAŞINDA OLAN İNSAN BİRAZCIK DÜŞÜNSE CEVAP ORTADIR...
01 Mart 2012 Perşembe 09:23
Mevlüt Yiğit
İhsan
Mevlüt kardeşim bir yazar adına, hele Risale-i Nurlar adına hiç konuşmayın. Risale-i Nur'un zaten Türkçe olduğunu anlayamayacak kadar Risalelerden uzak olduğunuza göre, bu meselelerde hiç konuşmayın bence. Risale-i Nur'un kışrı ne ola ki? Mesela Risale-i Nur kelimesi bile size göre Türkçe değilken, hangi Risale-i Nur'dan ve hangi kışırdan bahsediyorsunuz? Cemaat taassubuyla birbirinizin yanlışlarını destekliyorsunuz. ..Bu meselede Risale-i Nur talebeleri konuşmalıdır. Başka hocaların ve hizmetlerin talebelerine saygımız olmakla birlikte Risale-i Nur'u değiştirmelerine milyonlarca Risale-i Nur talebesi olarak izin vermeyeceğimizi bir kere daha beyan edelim. Allah hizmetinizi makbul eylesin ama bu saatten sonra Bediüzzaman'ın Risale-i Nur'larına ve Nur'un gerçek hizmetine karışmayınız! Siz kendi hizmetinizi yapın!
01 Mart 2012 Perşembe 08:53
olmuyor ama
mansur turgut
sevgili kardeslerim,,,
nurlari bir ingiliz anlasin diye ingilizceye
bir alman anlasin diye almancaya
bir fransiz anlasin diye fransizcaya
hasili anlamayan herhangi bir insan anlasin diye enva-i cesit dillere ceviriyoruz,,dogru mu ?
el-cevap ,dogru.
yahu bizim yeni yetisen genclerimiz su an nurlari anlamiyiorlar,
almanin fransizin ingilizin vs hakki varda bizim neslimizin hakki yok mu?
yahu Ustad bunlari okunsun anlasilsin diye yazmis,
* niye bu taassub
* niye bu dar cerceve
* niye bu sahiblik duygusu
* niye bu agir ithamlar
* nicin illada nurlari sadece kendinize hasretmek istiyorsunuz,
birakin aktar-i alem istifade etsin...
yillarca nurlari dar anlayip,
dar yorumladiginizdan,
dar bir cerceveye sıkışıp kaldiniz,
Ustad aleme okutturacagim derken,hedef vermis,
aleme nurlari bu dar kafa ile mi okutacaksiniz tasiyacaksiniz,
bari birakin nurlari aleme en cok tasiyanlar,
en cok okutanlar islerini yapsinlar,
gercek su ki
bu daire icinde haset memnudur...
01 Mart 2012 Perşembe 06:40
Takdir
Osmanoğlu
İfade edilen Hususların tamamı haktır ve doğruluğuna inanıyorum.Risale-i Nurlarla ne niyetle olursa olsun oynanmamalı,Mevhibe-i İlahi olan bu eserler kıyamete kadar(asli metni ve kelimelri ile aynen muhafaza edilerek ) okunup,anlaşılacaktır.Onu bozmak isteyenler pişman olacaktır.M.Ali Ağbeye de teşekkür eder,Allah Razı olsun derim.
01 Mart 2012 Perşembe 00:52
Türkçeye Çevrilemez mi?
Mevlüt Yiğit
Risale-i Nur bir çok dile çevrildi. Urducadan Rusçaya, Farsçadan İspanyolcaya kadar bir çok dile çevrildi.
Asliyeti (Osmanlıcası ve Latin alfabesine çevrilmiş Türkçesi ortadan kaldırılıp yok edilmedikçe) yapılacak tercüme veya sadeleştirme yaşayan Türkiye türkçesine olması sadece Risale-i Nur için bir zenginliktir. İspanyolların Risale-i Nur'u anlamaya hakları olduğu kadar günümüz türkçesiyle konuşanların da oradaki hakikatleri anlamaya hakları vardır. Bu haktan da mahrum edilmemelidirler. Tarafsızca sadeleştirilmiş bir nüshasını okuyandan dinledim ki Dua dua üstüne ediyordu sadeleştirme hizmetini yapanlar için.
Allah Risale-i Nurun kışrına değil hakikatine vakıf olmayı nasip etsin... Amin...
29 Şubat 2012 Çarşamba 23:36
İyi niyet neticeyi iyi yapmayabilir.
AbdullahE
"Yazı için Allah razı olsun.Hakkın kitapları dost görünenlerin anlamama hastalıklarını tezyid etmesiyle bozuluyor."

Tevrat, İncil ve Zebur'un ibareleri; Kur'an gibi i'cazları olmadığından, hem mütemadiyen tercüme tercüme üstüne olduğundan, pek çok yabanî kelimeler içlerine karıştı. Hem müfessirlerin sözleri ve yanlış tevilleri, onların âyetleriyle iltibas edildi; hem bazı nâdanların ve bazı ehl-i garazın tahrifatı da ilâve edildi. Şu surette o kitablarda tahrifat, tağyirat çoğaldı.
Mektubat ( 163 )
"Risale-i Nur gizlenmiyor ve başka kitablara benzemiyor ve temellük edilmiyor, nerede bulunursa bulunsun, ben Nur'dan gelmişim" der.
Emirdağ Lahikası-1 ( 258 )
29 Şubat 2012 Çarşamba 19:42
Hos Amedi bir yazi
Ebu turab
Mehmet Ali Agabeyimi tebrik ediyorum. Cok guzel, hos ve narin bir yaziyi kaleme almis. Allah ebeden razi olsun. Herkesin bir kirmizi cizgizi oldugu gibi, Nur talebelerinin de bir kirmizi cizgisi vardir. Eger o kirmizi cizgiye mudahele edildi mi, onu alinmayacak felaketlere sebep olmasi kaviyen muhtemeldir. Kur'an-i Azimmussan mukerren Ya Ehlel Ukul der, evet binler defa Ey Akil Sahipleri, Ey Akil Sahipleri.....
29 Şubat 2012 Çarşamba 19:00
kelimelermi teslimiyetmi
said ozadalı
çok güzel Allah razı olsun nurları anlamak için maalesef kelimelerin manasını bilmek yeterli olmuyor tam teslimiyet ve tam sadakat lazım.imani hakikatlardır . mahalli iman ise kalbdir kalbin devreye girmesiyle bu hakikatlar anlaşılablinir . vesselam .ALLAH YARDIMCIN OLSUN
29 Şubat 2012 Çarşamba 18:07
hakikat örtülemez
ekrem
bravo mehmet ali bulut...ağzın bal yesin..ancak bu kadar güzel anlatılır...
29 Şubat 2012 Çarşamba 17:17