1. HABERLER

  2. BEDİÜZZAMAN

  3. Çok ilginç, Said Nursi o tartışmanın içinde
Çok ilginç, Said Nursi o tartışmanın içinde

Çok ilginç, Said Nursi o tartışmanın içinde

Doç. Dr. Cengiz Aktar: Diyor ki Bediüzzaman Said Nursî

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

İstanbul Politikalar Merkezi uzmanlarından, Süleyman Şah Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, gazeteci, yazar Doç. Dr. Cengiz Aktar,  Bediüzzaman Said Nursî'nin “Prens Sabahattin Bey’in adem-i merkeziyet düşüncesi" tartışmalarının içinde yer almasını "çok ilginç" olduğunu söyledi.

Evrensel Gazetesi'nden Serpil İlgün'e konuşan Aktar'ın ilgili sözleri şöyle:

Osmanlı’da adem-i merkeziyet konusunda öne çıkan çabalardan biri de II. Meşrutiyet döneminde Jön Türklerden Prens Sabahattin Bey’e ait. Sabahattin Bey, İttihat ve Terakki Hareketi içinde adem-i merkeziyet düşüncesini ilk kez dile getirmiş ve kuruluşunda rol aldığı Teşebbüs-i Şahsî ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti, konuyla ilgili bir de program hazırlamış. Orda nasıl bir adem-i merkeziyet öneriliyor, nasıl tepkiler alıyor?

Prens Sabahattin Bey, sorunların sadece merkezi hükümetin reform yapmasıyla çözülemeyeceğini düşünüyor. Zaten bunlar hiçbir zaman özerkliğe kadar giden reformlar olmuyor. İktidarı merkezde muhafaza ederek ve katiyen paylaşmayarak bu sorunların halledilebileceği kanaati söz konusu. Ve zaten kazananlar da İttihat ve Terakki geleneği. Yani bugünkü devletçi gelenek; yani CHP… Buna mukabil, bunun beyhude olduğunu söyleyen ve ilk defa federal çözümü dile getiren bir arayış Prens Sabahattin Bey’in arayışı. Bütün unsurları bir arada tutabilmek için çarenin federalleşmek ve iktidarı paylaşmak olduğunu söyleyen yeni bir siyasa. İlk defa böyle bir şey oluyor Osmanlı’da ve bu tartışılıyor.

Sabahattin Bey’in düşüncelerine getirilen eleştiriler, bugünkülerle aynı. Kabaca, “adem-i merkeziyet ve bölgeselleşme, ayrılıkçı eğilimleri cesaretlendirir” deniyor. Zaten 1908’den itibaren Sabahattin Bey’in önerileri İttihat ve Terakki tarafından marjinalleştirilir.

Kitabınızda Sabahattin Bey’in girişimlerinin nasıl yankılandığına ilişkin ilginç bir bilgi var; Said Nursi de bu tartışmalara katılmış!

Evet, o çok ilginç. Diyor ki Bediüzzaman Said Nursî, “Prens Sabahattin Bey’in adem-i merkeziyet düşüncesi, İttihat ve Terakkicilerin ithamı gibi yersiz değil. Bu doğru bir formüldür ama zaman doğru değildir.” Yani Said Nursî tartışmanın içinde. Tabii bütün bunlar bir işe yaramıyor. Sonra 1921’deki uygulanmayan ilk anayasa parantezini saymazsak -ki gerçek anlamda adem-i merkeziyetçi bir anayasadır. 1921 Anayasası bugün Türkiye’de uygulanabilse pek çok sorunumuz çözülür- 1924 Anayasası, sonra 1961 ve en son 1982 darbe anayasası ile artık ayyuka çıkmış bir merkeziyetçilik hakim Türkiye’de. Ve bütün bu tartışmalar unutulmuş durumda.

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ'NİN PRENS SABAHATTİN BAKIŞI

Konu daha önceki yıllarda da gündeme gelmişti. Bartın Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mahmut Bozan'ın Risale Haber'de yer alan açıklaması şöyle:

Said Nursi'nin hayatı incelendiğinde üç farklı dönemde, üç farklı rolde, üç farklı hizmet metodu takip ettiğinin görüleceğini ifade eden Bozan, Prens Sabahaddin’e "Eski Said" döneminde mektup yazdığını ifade etti.

Eski Said olarak tanımladığı dönemde Said Nursi'nin hem dâhili hem de harici siyaseti yakından takip ettiğine dikkat çeken Bozan, "Prens Sabahattin’e yazdığı “Prens Sabahattin Bey’in Su-i Telakki Olunan Güzel Fikrine Cevap” başlıklı mektup ne İttihatçılarınki gibi toptan bir ret, ne de Ademi Merkeziyet fikrinde olanları tam bir tasdikidir. O, bir taraftan Prens Sabahaddin’in fikirlerinin yanlış anlaşıldığını ifade ile birlikte fikrin güzelliğine dikkati çekmekte, hem de o gün için bu yönde atılacak adımların muhtemel zararlarını ortaya koyarak zamansızlığına işaret etmektedir. Said Nursi şahsi teşebbüs fikrinin güzel olduğunu, idari ademi merkeziyet fikrinin ise yanlış anlaşıldığını söylemektedir ki bu durumu Prens Sabahaddin’de Hüseyin Cahid’e yazdığı bir mektupta teyit etmektedir. Said Nursi’ye göre; “Osmanlı Devleti’nin çözülüş döneminde çözülüşe yardım edecek yeni delikler açmak değil, tabiri caizse var olan kapı ve pencereleri de kapatmak gerekmektedir” dedi.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.