1. HABERLER

  2. AİLE

  3. Çocuk Kendini Televizyonda İzlediği Karakterin Yerine Koyuyor
Çocuk Kendini Televizyonda İzlediği Karakterin Yerine Koyuyor

Çocuk Kendini Televizyonda İzlediği Karakterin Yerine Koyuyor

Çocuk Kendini Televizyonda İzlediği Karakterin Yerine Koyuyor

A+A-
SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, televizyondaki programların çocukların kimliklerinin oluşmasına etki ettiğini belirterek, "Çocuk, kendini izlediği programlardaki kişilerin veya daha yoğun olarak filmlerdeki karakterlerin yerine koymaktadır" dedi.
 
OMÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr.Hatice Özyıldız Güz, televizyonun çocuklar üzerine psikolojik etkilerini anlattı. Günümüzde televizyonun olumsuz etkilerinden en çok şiddet öğesi üzerinde durulsa da çocuk ve ergenlerin algılama biçimi, algıladıklarını benimseme hızı ve hayata geçirme istekleri üzerine de etkisinin olduğunu söyleyen Prof.Dr.Güz, 3 bin 500'ün üzerinde çalışmanın neredeyse tamamının televizyondaki şiddetin çocuklar üzerinde olumsuz etkilerinin olduğunu ortaya koyduğunu dile getirerek, "Son yıllarda çocuk ve ergenlerde şiddet davranışının artmasında en önemli faktörlerden birisi olarak televizyon programları gösterilmektedir. Amerikan Psikiyatri Derneği, Amerikan çocukların haftada ortalama 28 saat televizyon izlediklerini ve 18 yaşına gelene kadar 16 bin cinayet, 200 bin fiziksel şiddet sahnesi gördüklerini bildirmiştir. Benzer şekilde ülkemiz genelinde Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından 6 bin 614 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada çocukların ortalama günde 3.42 saat televizyon izledikleri tespit edilmiştir. Reklam Verenler Derneği tarafında yapılan bir araştırmada 17 yaşına gelene kadar çocukların yaklaşık 60 bin cinayet, ölüm ya da yaralama sahnesi izlemiş olduklarını belirlemiştir" dedi.
 
Prof.Dr. Hatice Özyıldız Güz, televizyondaki şiddetin çocukları, şiddeti taklit etme, şiddete karşı duyarsızlaşma, şiddet duygularını uyandırma ve şiddet duygularını bastırmada azalma şeklinde etkileyebildiğini belirterek, "Yapılan analiz sonuçları, yalnızlık düzeyi arttıkça televizyon izleme süresinin arttığını, yalnızların en çok televizyonda magazin programları, diziler ve sinema filmlerini izlediği belirlenmiştir. Yalnızlar, arkadaşlık, zaman geçirme, alışkanlık, eğlence ve sosyal etkileşim gereksinimlerini doyurmak için televizyon izlemektedirler" diye konuştu.
 
Televizyonda özendirilen zayıf beden imgelerinin diğer bir etki olarak düşünülebileceğini ifade eden Prof.Dr. Hatice Özyıldız Güz, "Kızların beden algısı bozulmakta, yeme bozuklukları artmaktadır. Programlarda dış görünümünün kadınlar için öneminin çocukluk yaşlarından başlayarak vurgulandığı, böylelikle kadınların çekiciliği için neredeyse tek koşulun fiziksel görünüm olduğunun pekiştirildiği çalışmalarda bildirilmiştir. Çocukluklarından beri ideal olarak sunulan bu zayıf imgeler, ergen ve genç kızlarda onlara özenmeye, onları örnek almaya yol açmaktadır. Sonuçta kendilerinin ya da arkadaşlarının bedenlerini onlarınkilerle kıyaslamakta, bu kıyaslamalarda kendilerini bir türlü yeterli bulamamaktadırlar" dedi
 
Prof.Dr. Hatice Özyıldız Güz sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Çocuk, kendini izlediği programlardaki kişilerin veya daha yoğun olarak filmlerdeki karakterlerin yerine koymaktadır. Çoğu kez hayran olduğu kahraman ya da karakter, büyüyünce olmak istediği kişidir. Böylece çocuk kendi kişisel bilinci, çalışması ya da yetenekleri ile değil, tamamen farklı etkilenmelerle büyüyünce 'O' olmak istemektedir. Bu bazen bir yarışma programı sunucusu, bazen filmdeki kötü adamları döven erkek karakter, bazen de güzelliği sayesinde zengin ve yakışıklı bir erkekle evlenen bir kadın karakter olabilmektedir. Ailelere düşen öncelikle çocuğu televizyon karşısında yalnız ve savunmasız bir biçimde bırakmamak, mümkün olduğunca birlikte izlemek. Sonra da çocukları okumaya sevketmek ve televizyon izlemelerine belli ölçülerde sınırlandırmalar getirmek."
 
Haberler
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.