1. YAZARLAR

  2. Ahmet AKCAN

  3. Cehaletin Veledi: Taklid
Ahmet AKCAN

Ahmet AKCAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Cehaletin Veledi: Taklid

A+A-

Cehaletin veledi, atalet ve betaletin pederi, envai çeşit hatiatın sebebi olan taklid hızla yayılıyor... “Nasara’yı ve emsalini havalandırarak dalalet derelerine atan; aklı azl, bürhanı tard”[1] hatası âlem-i İslam’ı kasıp kavuruyor... Ezeli hitap, “tilavetiyle teberrük olunan”[2] mübarek bir kitap olarak kalmaya devam ediyor...

Hissî dindarlık şuurî olarak tezyid, ilmî dindarlık çabaları gayr-i şuurî olarak tahdit ediliyor... Hakikat bütün berraklığı ile önümüzde dururken, hayalata kapısı açık[3]  rüyalardan medet umuluyor...

Sikke-i itibarı yitik çok silik söz, maneviyat çarşısında başıboş geziniyor... Benim sözüm de olsa mihenge vurmadan almayınız[3] kelamı, okuyanları teyakkuza/tahkike davet ediyor...

“Aziz, sıddık, muhakkik kardeşlerim” diye başlayan mektuplar, muhataplarına muhakkik olmanın ehemmiyetini hatırlatıyor... “İnsan, iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybeder”; “İman-ı taklidi çabuk şüphelere mağlup olur”; tespitleri tahkiki imana ulaşmanın lüzumiyetini ihtar ediyor...

Eveet! Fenlerin seyyidi ve mürşidi, hakiki ilimlerin reisi ve pederi olan İslamiyet[5]; menşei ilim, esası akıl olan bir din[6]; hitabına “oku” diye başlayan bir kitap -akla havale eden yüzer ayatının delaletiyle- iman tezkeresiyle kendisine irtibat peyda etmiş müminlerin, aklî ataletten kaynaklanan cehaletlerini ve veledi olan taklitlerini, asla hoş görüp kabul etmez.

Âlemi ilim ve hikmetin pergeliyle tanzim, kaza ve kaderin cetveliyle takdir, sünnetinin kanunlarıyla tesis eden bir Zat; İslamiyet binasının sütunları hükmünde olan Müslümanların, cehaletin neticesinde taklide düşmelerini elbette istemez.

Taklid, tasdikte cüz’iyete/küçüğe, takipte zılliyete/gölgeye razı olmak; nazarını İslam’ın zevahirine hasredip imanın cevahirinden mahrum kalmak; mevcuda iktifa edip muhakemesiz muameleye kanaat etmektir.

Taklid; sukutu suud, tedenniyi terakki, zann-ı galibi yakin, uykunun son perdesini intibah-ı hakiki zannettiren, imanda sathiliğe, amel ve muamelatta sahteliğe müsait bir zemin olup; verilen istidatları köreltmeye, var olan sıfatları tüketmeye hizmet eder.

Taklidi tevlid eden esbab pek çoktur. Aklî ataletten kaynaklanan cehalet, fikrî esaretten hâsıl olan cebanet (korku), maddi meşguliyetten nebean eden gabavet bunlardan bazılarıdır.

Bir şeyin aslını gösteren semeresidir. Madem cehalet ağacının semeresi taklittir, taassuptur, zulümdür; o halde muzırdır. Cehalet ve veledi olan taklid; umurun evvelinde kazancın kaybını; ahirinde fahır ile gururu; zahirinde eziyet ile zulümü, batınında riya ile ucubu doğurur.

Taklid; ister taklidin taklidi, isterse tahkikin taklidi olarak tatbik edilsin, nakli bir delili, ilmî bir istihsali, fikrî bir istihracı delilin sıhhatine inmeden, hakikatin mihengine vurmadan, aklın süzgecinden geçirmeden kalbin cebine koymak ile başlar.

Ayet’ül Kübra Risalesinde, Muhammed Aleyhisselam’ın Halik-ı kâinat hakkındaki şehadetine müracaat edilmeden evvel; o zatın (a.s) kıymeti, sözlerinin hakkaniyeti, ihbaratının doğruluğunu bilmeliyiz; sonra Halikımızı ondan sormalıyız[7] diyerek önce dokuz külliyetli delil ile onun hakkaniyetinin ispatı yapılır.

Yine aynı risalede, Halik-ı kâinat hakkında Kur’anın delaletine müracaat etmeden evvel, Kur’anın Halikımızın kitabı olduğunun ispatı gerçekleştirilir.[8] Yani nakli delil olan Kur’an, aklen tahkik edildikten sonra delaleti dikkatlere sunulur. Külliyatta kullanılan bu tarzlar ile tahkike dair usul talimi yapılır bizlere.

Elhasıl; vakit hissî dindarlığı terk, ilmî dindarlığı derk vaktidir. Ruhun incelmesi için aklın incelemesi, ince eleyip tahkik meyvesine ulaşması lazımdır.

Taklid, hissî esareti; tahkik, fikrî hürriyeti intaç eder. Mukallid, müteessir; muhakkik, müessir ve müessistir. Taklid, zan merkezli bir imanı tevlid; tahkik, iz’an merkezli bir imanı tezyid eder. Taklitten kaynaklanan zanlar ve tahminler, aklın iz'anına, kalbin tatminine hizmet edemez!

1- Muhakemat, 39

2- Sünuhat, 33

3- Mektubat, 347

4- Münazarat, 14

5- Muhakemat, 10

6- İşarat’ul İ’caz, 104

7- Şualar, 127

8- Şualar, 133 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
5 Yorum