1. YAZARLAR

  2. Kadir AYTAR

  3. Camilerimizi hayatın merkezine almak
Kadir AYTAR

Kadir AYTAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Camilerimizi hayatın merkezine almak

A+A-

Camiler; toplayan, birleştiren, biri bin eden, ihlâsın ve ittihat sırrının en müşahhas bir biçimde tezahür ettiren, şefkat ve merhamet yüklü çok güzel mekânlardır.
Gök kubbemiz yeryüzünü âdeta cami kubbesi gibi kavrar. Dolayısı ile “yeryüzü bir mescid”dir. Camilerimizin kubbeleri de gök kubbenin yeryüzüne, sanata ve ruhumuza yansımalarıdır.
Yeryüzündeki işlere müekkel dört büyük meleğin adları da CAMİ (Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil)’dir, toplayıcıdır, kuşatıcıdır.

İnsan bir kudret mucizesidir; kâinatta tezahür eden bütün latif sanatların, Allah’ın güzel isimlerinin (Esmâ-i Hüsnâsının) ve sıfatlarının cilvelerini ruh aynasında gösterebilen, bilebilen, bildirebilen ve takdir edebilen bir camiiyyettedir.
İnsanlar içinde Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bütün insanî kemalatı içine alan camiiyyette bir zattır.

Bunca birleştirici, derin ve güzel manaların cami olduğu hakikatler, İslam toplumlarında ilk inşa edildikleri zamanlardan beri büyük ve kuşatıcı işlevler gören camilerimizin cismani varlığı içinde tezahür edegelmiştir. Çünkü camiler Allah’ın evi, Ka’be-i Mükerremenin birer şubeleri hükmündedir.

Camiler, İslam toplumlarının kalbidir, Cenab-ı Hakka yanaşma ve O’nun rızasına ulaşma makamıdır.
Camiler, darda kalanların sığınağı, ümitsizlerin ümit kaynağı, dertlilerin dermanı, çaresizlerin çare aradığı, kısacası toplumun ihtiyaç duyduğu her şeyi bulması, buldurması gereken bir merkez üssüdür. 

Camiler, zor günlerimizde çok büyük görevler üstlenmiş, bihakkın da yerine getirmişledir. Özellikle savaş günlerinde toplumun sığınağı olmuş, bütün gönüller ve güçler orada toplanarak birlik oluşturulmuş, hakiki ihlâs sırrına mazhariyet kazanılarak Allah’ın tevfikine nail olunmuştur.

Bugün camilerimizin hakiki manada işlevini yerine getiren mekânlar olduğunu söylememiz mümkün değildir. Camilerimize samimiyetten çok bir resmiyet havası hâkimdir ve bu havanın tesiriyle de sadece namaz kılmaktan, bir de yaz mevsimlerinde çocuklara Kur’an okutmaktan başka ciddi bir faaliyeti olmayan soğuk ya da donuk ilişkilerin mekânı olmaktan kurtulamadıkları açıktır. Cemaat arasındaki ilişkileri sıcak hale getirmek için çaba sarf eden cami cemaati ve imamlarımız elbette yok değil, ama çok yetersiz. Çaba gösteren idealist imamlarımızı candan tebrik ediyor ve başarılar diliyoruz.

Hazret-i Bediüzzaman dehşetli ahirzaman finesinin dünyevi bütün âfet ve belalardan daha kötü olduğunu, en fazla yüz senelik bir hayatı kaybetmenin ebedi bir hayatın yanında hiç hükmünde kalacağını belirtir.

Manevi âfetler sinsidir, cazip birtakım şeylerle insanları sihri altına alır, güle oynaya manevi hayatları kendi elleriyle söndürtür. İnsanları çil yavrusu gibi dağıtır.
Camilere devam eden cemaatin yoğunluğuna göre bir tahminde bulunacak olursak, toplumun yüzde sekseninin çil yavrusu gibi dağınık durumda olduğu kanaatine pekâlâ varabiliriz ki, cami ile irtibatı kesik sadece bayram ve cenaze namazlarına gelen veya hiç gelmeyen birçok Müslüman kardeşimiz var. Bu durum da gösteriyor ki, camilerimize ve imamlarımıza çok iş düşüyor. Bunun resmi devlet memuru anlayışıyla olmasının mümkün olamayacağını da belirtmek gerekir.

Bu dağınıklığı toparlayacak olan elbette camilerimizdir, imamlarımızdır. Camileri cami yapacak, cemaati derleyip toparlayacak, onların ruh ve gönüllerini doyuracak, imanlarını besleyecek hakikat ilimlerini tebliğ edecek olanlar, elbette cemaatiyle iç içe olan imamlarımızdır.

Toplumumuzun sorunlarına bir göz atacak olursak çok ciddi boyutlara ulaştıkları görülür. Bu sorunların camiler ve imamlarla işbirliği yapılmadan çözüme kavuşturulabileceğini ya da en aza indirgenebileceğini düşünmek bir hayal olsa gerektir. Tabi bu da toplumun sorun ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek kalite ve düzeyde donanımlı imamların yetişmiş veya görevlendirilmiş olmalarına bağlıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.