1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. Buluverir birbirini
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

Buluverir birbirini

A+A-

İnsanın mayası, elinin ayası gibidir. Aya, maya'da haber verir. Birbirlerini buluverirler. Biri içte, mazide ve genetikten, diğeri zahirde, görünende ve sonda, şimdide ve gelecekte.

İnsan, arar durur. Sonunda bulduğunu arayansa, orada kalır. Aradığını bulana kadar sabretmemiş olur. Aradığını bulmak ise bir ömür ister, bir hayat ister, hatta sadece aramak bile bulmaktır. Buluşlar buluverirse insanı, aslında bulduğunun yetmezliği ile daha da bulmak, daha da buluşmak, daha buluş ve daha da eriş duasının ve sırrının buluverirliğidir zirve noktalar.

İnsan kaybeder. Kaybettikten sonra anlar, bazen de hiç anlamaz, hatta kurtulduğunu zanneder ve avunur durur kaybederken ve buluşunu yitirirken. Birbirini bulmak, bir buluştur, bir keşiftir, bir kotlamanın ruh imtiyazıdır. Eğer fıtri, hasbi, ruhuna ruh, niyetine katık ve geleceğine beklentisiz dostsa işte buluşma budur, buluş buna denir ve buluverir hayat sizi, umut sizi, dinamizm sizi.

Buluşlar nefes kesicidir, heyecandır, yakınlıktır, sıcaklıktır, civanmertliktir, yek diğerinde fani olma meziyetidir. İşte bu yörüngelerde yaşayanlar buluverir birbirini.

O zaman menfiler duruverir, bakakalır. Anlamadığı gibi şaşkınlığı da sadece kıskançlık yapar.
İnsan kazandıkça buluşmaz, buluvermez, sadece deposunda malı, kasasında parası ve makamında imzası olur.

Ama bulmak, bulunduğundan ve olduğundan farklıdır. Buluverirlik, bir buluş, istek ve yüksek arzunun ümidi ve gelecek muştusudur. İşte buluverir beden ruhu, akıl hikmeti, cesaret imanı, tevazu teşebbüsü, hayal hakikati, sevgi aşkı, aşk şefkati. Hepsi birbirine yakıştırır ve buluverirler, buluştururlar, koşuştururlar, tetiklerler.

Fıtri olanda cazibe vardır, hakikat cezp edicidir. Hakiki isteyeni buluverir, hakikaten isteyen bulur, buluşturur, oluşturur kendini. Hakikat açar buluşmak isteyenle kendini.

Nefisten öte bir buluşma, bir buluştur. Kainatın buluşudur bu buluşma.
Ve insan buluverir mutluluğu, coşkuyu, çalışmayı, kazanmayı, lezzeti, şükrü ve sabrı.

Hayatı çok seversiniz, yaşama arzusu ile dolusunuz, hırslarınız var, bazı engelleri aşmışsınız, önünüzde bir kariyer var, birde bakarsınız bir kaza sizi buluverir. Bedeninizle gelen bir hastalık veya fikrinizi çalan bir tereddüt veya şevkinizi kıran bir engel sizi buluverir.

İşte tam bu noktada, rampadasınız, aracı geriye kaçırmamanız lazım, dahası rampada durmadan tepeye çıkmanız gerekir. Eğer aksilikler sizi buluverir ve sizde duruverirseniz, tekrar kalkış hazırlığında dikkatli olmalısınız. Ayağınızı frenden çekerken aracın geriye gitmemesi ile gaza bastığınız andaki kalkış hızı arasında doğru bir hareket ve ilerleme moduna girmeniz gerekir. İşte tepe sizi buluverir.

Çok mutlu bir gününüz, bir programın en can alıcı yerinde beklenmedik bir haber sizi buluverir. O an kimyanızı etkiler, tedirgin olursunuz ya da paniklemeden kontrollü bir korkuya teslim olursunuz. Hiç beklenmedik acı haber tez gelir ve hüzün sizi buluverir. Bazı adımlarınız geri gider, bazı planlarınız değişir, bazı hedefleriniz ise tuzla buz olur. Böylece kaderin tecellileri sizi buluverir.

İşte tam bu demde, hayatın meşakkat yüküne sabretmek, takdire razı olmak ve kaybettiklerimizin peşine düşmeden, onu kabullenerek rıza dairesinde bir sabırla ümidimizi korumak gerekir. Aksi halde yeni mutsuzluk vakaları buluverir.

İnsan kendi kendine üzülüverir. Çok rikkatli ve dikkatlidir. Sevdiklerini kaybetmek istemez. Onlara çok duyarlıdır. Çok severken bile endişe ile merak arasında hep daha çok memnun edeyim düşüncesiyle kendini fazla yorar, ama mutludur yaptığından.

Onları üzdüğünü düşündüğünde üzülür, sevindiğinde sevinir. Bazen de kaybetme telaşı veya tepki verme psikolojisiyle ayrılık yaşar kendisiyle, ama esas aradığı ise gerçeği buluştur, buluşmaktır, onlara kavuşmaktır ve onlarla yaşamaktır. O yüzden içindeki niyetle her kopuşta, samimiyetle buluverir aslında gerçek aradığını. Bir kopuş, bir buluştur böylece. Buluşu engelleyen haller bazen baskın yapar iç dünyaya ve sizin gerçek sevginize saldırı düzenleyip koparmak ister varlıklarından. Ve insan aldandığında kopar gerçekten. Ve kopuşla birlikte kaçış buluverir.

Ama kendine döndüğünde saldırganlardan kopar ve kendine dönüverir, buluverir ve buluşur.
İşte hayatın sempatik sevgi pınarı böylece her engeli, kabaran dalgaları aştıkça buluverir kendi sahilini ve sahildeki sükunetini.

İnsan aradığını buluverir, eğer emek vermeden bulmuşsa ya da tensip edilmiş bir duanın ve seçilmişliğin ilahi takdiri dışında ise kıymetini bilemeyebilir. Kıymet bilememekten kıymetten uzaklaşır. Bulduğunu kaybeder, ama nefsin bulduğuna kavuşur, buluverir belasını, vebasını. Bulaşır, bulaştırır ve buluşur bulaştıkça ve bulaşık bir hal alır.

Buluveren, bulduğunu anlamalı, okumalı, idrak etmeli süzerek içmeli, gözeterek almalı, yüzerek geçmeli, yürüyerek ulaşmalı, düşünerek yaşamalı ki, bulduğu altınsa altın kalsın.

Hayat, gerilimlerin tiyatrosudur. Dramların sahne aldığı oyun mekanıdır. Titreşimlerin kesiştiği ya da ayrıştığı veya buluştuğu noktalar bütünüdür.

İşte kim neyi bulursa onunla olmamalı ve yetinmemeli. “Aradığım, bulduğum mudur?“ demeli. Değilse arayış devam etmeli, bulmanın ve buluşmanın kalitesi buna bağlı.

Ara duraklarda ara buluşmalarla vakit kaybedenler, ana buluşmaya, beklediği buluverir lütfa/kabule ulaşamazlar.

İnsan, kaybedince buluverir ya aynısını ya da daha iyisini ya da bulmamalı aynı türden. Gerçeğini buluveren, her kaybedişin hüznü ile buluşmayı kavuşmaya dönüştüren iştiyakına yatırım yapar.

Hemen buluveren hemen kaybeder. Hemen oluveren, olmamıştır,hamdır, mideyi ağrıtır.

Arayışı olanın bulduğu makbuldur. Peşine düşer, cefasına katlanır. Eziyetini meziyete dönüştürür. Hakikatini bulan, beraberinde yeni umutlar buluverir, bahçeye girenin buluverdiği nice güller gibi. Mesele bahçeyi bulmak. Gerisi gelir.

Biri bırakır, vazgeçer ya da elinden çıkarmak ister hatalarını, günahlarını ve kusurlarını, diğeri gördüğüne rastlamanın açlığı ile kendine bırakılmış zanneder, böylece buluverir.

İnsan bulduğunu zanneder, aslında kaybetmiştir. Çünkü neyi bulması gerektiğini bilmiyordur ya da bildiğini bulmakla, bulması gerekeni bilmeyi karıştırmıştır. Ve her şey sizi buluverir böyle olunca. Tercihli ve iradi bir buluverir isteği değildir bu.

Sancılar, bittiğinde ve dindiğinde anlamını ve sağlığını buluverir. Ayrılıklar, buluşma zemininde hasretini giderir ve kavuşma buluverir. Muvaffakiyetsizlikler, aksilikler, hayatın takdir ve tecellisi içinde sabır ve metanetle, rıza ve tevekülle yeniden eski huzurunu buluverir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum