1. YAZARLAR

  2. Afife ARTIK

  3. Bu bayram neyi kurban etsem?
Afife ARTIK

Afife ARTIK

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu bayram neyi kurban etsem?

A+A-

Bu bayram bir ‘sürü’ kurban etmek istiyorum. Evet, bir koyun veya bir dana değil bir sürü kurban edeceğim bu bayram.

Evvela uykumu kurban etmek istiyorum. Gece teheccüde kalkıp, tertil üzere; ağır ağır ve tefekkür ede ede Kur’an okumak ardından da bütün dünyadaki mü’min kardeşlerime dua etmek için uykumu kurban edeceğim.

Sonra ye’simi kurban edeceğim. Son damlasına kadar da kanını akıtacağım ki bir daha dirilemesin. Beni dûnhimmetliğe atan, elimi kolumu bağlayan ye’simi kurban edeceğim bu bayram. Ve ye’simin başını “Lâ taknatu min Rahmetillah” ayeti ile keseceğim.

Kurban edeceğim bu sürünün diğer bir elemanı da ucbum. Evet, şu kadar namaz kıldım bu kadar hizmet ettim, Risale okudum bu bana yeter de demiyeceğim artık. Bu vücudumun; üzerindeki harika san’atların işareti ile bir Sani-i Hakîm’e ait olduğunu ve emaneten bana hane olarak tahsis edildiğini anlayacağım artık. Bana ait olanın yalnız günahlarım olduğunu; hayra ve vücuda ait her şeyin ise Allah’a ait olduğunu kabul edeceğim.

Sıra gurura geldi. Mübarek Allah dostu zatları da kendim gibi zannetmekten vaz geçiyorum artık. Evet biz onları ayağının tozu olamayız sözünü dilime dolamışım ama artık bu sözü gönlüme de dolayacağım. Onların bir sözünden; manevi bir nazarından (eserlerini okuyarak) azıcık hissedar olabilmenin ne büyük saadet olduğunu idrak ediyorum artık.

Tahmin ettiğiniz gibi sıra su-i zanlarıma geldi. Ahhh bilmem bunu hangi kılınç ile kesip atsam? Boynu öyle kalınlaşmış ki çok keskin bir kılınç lazım. Elhamdülillah Allah Kur’anın elmas kılıncı olan Risale-i Nurları imdadımıza göndermiş. Ondan medet isteyeceğim. En başta Allah ile ilgili su-i zanlarımdan kurtulacağım. Mesela dua ederken artık daha büyük şeyler isteyeceğim ‘acaba verir mi ki , ama vermez ki (haşa) gibi zanlarımı terk edeceğim. Onun kudreti her şeye yeter. Bana bir şey vermek O’nun hazinesinden hiçbir şeyi noksan etmez ve O’na gayet kolaydır, ağır gelmez. İstemekte de ısrarlı olacağım Rabbim öyle istiyor çünkü. “kulum beni nasıl bilirse onunla öyle muamele ederim” buyuruyor Rabbimiz. Öyle ise O’nu çok iyi tanımalı ve hassaten Rahmetini, tahannün ve tahabbübünü derin sırlarıyla beraber anlamaya çalışmalıyım.

Bir de rahatımı kurban etmek istiyorum. Evet azıcık rahatsız olmalı değil mi bu dünyada insan. Diğer gam olabilmek; kardeşimin derdi ile dertlenebilmek. Omzuna İhsan-ı İlahi tarafından konulan hizmetin yükünü taşımasında kardeşlerime yardımcı olabilmek; bir nebze de olsa yüklerini tahfif edebilmek ne güzeldir. Kardeşlerim ağır yükleri yüzlerinde tebessümle taşırken bir kenarda oturmak, hem o yükten hem tebessümden ırak düşmek daha ağır bir yük değil mi? Evet; mü’nim kardeşlerimle bir vücudun azaları olabilmek için rahatımı dahi kurban edeceğim.

Sıra lezzetlerime geldi. Onları da kurban etmeliyim. Artık peynir ekmeği baklavaya tercih etme zamanıdır. Ne güzel demiş Zübeyir Ağabeyim: “yaşasın peynir – ekmek” bu güne dek yediğim baklavalar neredeler, lezzetlerinden eser kaldı mı? (evet olsa olsa kilolar ve kollesterol kalır baklavadan geriye) ağır ve lezzetli yemeklerin uykuyu arttırıp insanı adeta uyuşturması da cabası. Artık uyanma vaktidir, uyutacak, uyuşturacak her şeyden kendini çekme vaktidir.

Boş vakitlerimi de kurban edeceğim bu bayram. Artık hayatımda boş vakit gibi bir kavrama tahammülüm yok. Sermaye az yapılacak işler çok. Yaş ilerledikçe de daha bir hızlı akıyor zaman. Zaten ahir zamanda olduğumuzdan hızlanmış durumda. Bu kısacık ömürde ebedi hayatı kazanmak hiç durmadan, yoruldum demeden çalışmayı gerektiriyor.

Başkalarına galebe çalma hislerimi de kurban ediyorum. Neyin yarışını yapıyoruz ki? Bir başkasını geçmek mi benim kemalim? Her insanın kendi aksal gayatı var. Herkesin fıtratının kemali ayrı. Toplumun bana dayattığı ölçüler içinde bir başkasına galebe çalmak ‘ben de bir profesör olayım da gör bak’ demek beni ne kadar mutlu eder ki?

Ücrette önde olmak isteklerimi de kurban ediyorum ki bayramım tam bayram olsun. Hizmet vaktinde nefsimi öne sürüp ücret vaktinde de unutmak istiyorum artık.

Bununla beraber hizmette geri kalmışlığımı da kurban edeceğim. Maşallah çok güzel hizmetler yapan kardeşlerim var, bana ihtiyaç yok gibi acib bir vartadan kurtulacağım artık.

İlme karşı lakaytlığımı da kurban ediyorum bu sürü içinde. ‘Daha yok mu’ demeyi hiç bırakmayacağım inşallah.

Hürmetsizliğimi de kurban ediyorum. Dava arkadaşlarıma, tüm insanlara ve bütün mevcudata hak ettikleri kıymeti vererek onlara hürmet etmeyi Rabbimden istiyorum.

Vefasızlığım da canıma tak etti gayrı. Bir şekilde hayatlarımız bir noktada kesişmiş olan arkadaşlarım, kardeşlerim. Neden onlardan kopmuşum, neden ilgilenmiyorum. Rabbim bana vefa duygusu ihsan et. Beraber aynı sofraya oturduğum hizmet arkadaşlarımla irtibatımı kuvvetlendir.

Güvenilmezliğimi de kurban etmek istiyorum bu bayram. Kimse benim için ‘onun ipi ile kuyuya inilmez’ demesin. Gerçek bir mü’min karşısına emniyet ve güven veren kişidir. Çocukça tepkilerimi de kurban etmeliyim ki bu emniyet hasıl olsun.

Hırslarımı da kurban ediyorum. Ne pahasına olursa olsun ulaşmam gereken hiçbir şey yok artık. Dünya ve içindekiler hedeflerime konu olabilecek kıymete sahip değiller.

Nur-u marifeti elle tutma isteğimi de kurban ediyorum. Artık biliyorum ki marifetullah nurları benim elimi mekan ittihaz etmez. Bana ait olmazlar. Ben külliyetle dalarak onlara ait olursam ancak tefeyyüz edebilirim. Yoksa onlar bana ait olmazlar; bilakis ben onlara ait olmalıyım.

Tenkitçiliğimi evet en çok da bu tenkit nazarımı kurban etmek istiyorum. (Ediyorum yapıyorum desem de bazen yani, bilkuvve istiyorum demektir yoksa bilfiil yapabildim manasına değil. Ama ümit ediyorum, çünkü vermek istemeseydi istemek vermezdi değil mi?) tenkit nazarımı sadece kendi nefsime yönlendirip, insanlara bu gözle bakmamayı istiyorum.

Kurban etmek istediğim bir başkası da kadir kıymet bilmezliğim. Her şeye Allah’ın takdir ettiği kıymet kadar kıymet vermek, onları ne gözümde idealize etmek ne de devalüe (değerini düşürmek) etmek istiyorum. Neyse o. Allah ne kıymet takdir edip vermişse o kadar. Ne fazlası ne de eksiği.

Nimetleri görmezden gelmekliğimi de kurban edeceğim inşallah. Her nefesin, her adımın, her anın kıymetini takdir edebilmek. Şeytanın ve nefsimin ilkaatıyla hep eksik olana gözümü dikmemek istiyorum.

Ayrıca Allah’a aidiyetimi içselleştirememeyi de kurban edeceğim. Artık çabalamaya gerek kalmadan doğrudan doğruya Allah’a ait olduğumu hissetmek ve bu hissi hiçbir zaman kaybetmemek istiyorum.

İmanıma şuur kazandıramamayı da kurban etmek ile şuur-u imaniyi kazanmak ve bu şuur-u imani ile Dördüncü Şua’daki manaların takarrür etmesini niyaz ediyorum Rabbim ve İlahım’dan.

Hayvaniyetimi, cismaniyetimi, kabalığımı, Allah’ın sanatını taktir edememekliğimi de kurban etmek  istiyorum.

Peki bunları kurban etmek mümkün mü ? daha önce bunları kurban edebilenler olmuş mu? Allah, Resulüne buyurmuş: “her şeyi senin için yarattım” cevaben Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam demiş: “ben de her şeyi senin için terk ettim” rivayet sahih midir değil midir bilemem ama bende uyandırdığı duygular gayet sahih ve sahici. Sahabe efendilerimiz de “anam babam, tatlı canım sana feda olsun ey Allah’ın Resulü” demişler. Efendimizin bana en yakın olan varisi Bediüzzaman hazretleri de yukarıda saydıklarımdan çok daha fazlasını kurban etmiş. Demek bu her insan için açık olan bir yol. Maddi ve manevi her şeyden feragat mesleğimden ayrılmayın diye de talebelerine tembih etmiş.

İşarat’ül İ’caz’da “enamte aleyhim” in tefsirinde var; madem daha önce bu ihsanı yapmışsın öyle ise bunu vermek senin şanındandır biz de istiyoruz bize de ver.

Demek bize düşen sadece şiddetli ihtiyaç ile istemek. Bunları kurban etmeye ihtiyacımız olduğunu fark etmek.

Evet, öyle zannediyorum ki Allah’ın bize bunları ihsan ettiği gün işte o gün bayramımız olur.

Bunları kurban edebilelim ki bayram ol bayram ola.

Bayramımız mübarek olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum