1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. Bitlis’te, yolda ve handa bir sempozyum
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

Bitlis’te, yolda ve handa bir sempozyum

A+A-

Bitllis Said Nursi günleri maratonunun beşinci gününde, Nurs dönüşü bu satırları yazıyorum. Kendi içinde içiçe inikişafların habercisi Bitlis programı. Bitlis Valiliği, Bitlis Belediye Başkanlığı ve Bitlis Eren Üniversitesi ev sahipliğinde Risale Akademi ve AKAV ile birlikte gerçekleşti.

8-9  Mayıs tarihlerinde Eren Üniversitesi’nde yapılan Arama Konferansı, temsil değeri yüksek  katılımcıları ile değişen gruplar halinde beyin fırtınası şeklinde  yapıldı. Katılım profili, akademisyenler, öğrenciler, STK temsilcileri, Norşin ve Ohin medreselerinin muhterem müderrisleri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, üniversite öğrencileri ile hazırlık ekibinde yer alan uzmanlardan oluştu.

Arama konferansı, “İnsanlık için Medeniyetin yeniden inşası” çerçevesinde maddi ve manevi kalkınma dinamikleri üzerinde yoğunlaşarak yazılı küçük notların paylaşımı tarzında gerçekleşti. Bu arada iki konferans verildi. Biri Dr. Suad Alkan’ın “Medeniyet ve Kültür” başlığını taşıyordu. Diğeri ise konuya hazırlık idi.

Medeniyet algımız, medeniyeti nasıl inşa edebileceğimiz, Bitlis’te bu ruhu nasıl hayata geçirebileceğimiz türü  soruların cevabı arandı ilk gün. Oldukça zengin görüşler ortaya çıktı. İkinci gün ise Kur’an medeniyetinin beş temel esası olan “Hak, Fazilet, Muhabbet, Yardımlaşma ve İttihat” üzerinde çalışıldı. Müzakere şeklinde kavramların açılımları yapıldı. İkibine yakın görüş ve kanaat serdedildi. Bunlar yazılı halde alındı.

Böylece Bitlis’in irfan havzasından, hikmet deryasından ve muhabbet pınarından beslenen iklimin ufuk açıcı zekasını ve ilgisini gördük. Eren Üniversitesi’nde yaptığımız Arama Konferansı çalışmaları, konferans salonları inşaat halinde olmasına rağmen, dört farklı mekanda alternatif çözümler bulup iki gün boyunca dinamik bir performans sağlayan Bitlis Eren Üniversitesi sayın Rektörü ve ekibine teşekkür ederiz.

Bitlis’te bir yolda ve handa yapılan Said Nursi Sempozyumu ise başlı başına bir prodüksiyondu adeta. Bütün organizasyonu ile sadece kendine benzeyen bir sempozyumdu. Yerleşim alanlarının dışında Bitlis’le Tatvan arasında EL-AMAN Hanı’nda iki gün süren sempozyum, tarihi bir mekanın,16. yüzyıldan yankılanan sesi gibiydi. Kervansaray, oldukça büyük bir alanda organizasyona ayrı bir anlam katmaktaydı. Hala üzerinden kışı atamayan soğuğa rağmen katılımın ve ilginin kendi mecrasında verimli akması ayrı bir sorumluluk ve gayret örneğiydi. 

İki ayrı  salonda hanın kubbelerini çınlatan tebliğlerin yanı sıra ana koridorda açılan Risale Akademi ve Nur Vakfı'nın beraber düzenlediği Said Nursi Hapishane ve Sürgün Günleri Sergisi ile Risale Akademi’nin Risale-i Nur Bilimsel etkinlikler serisi yayınlarının yer aldığı kısım birbirini tamamlıyordu.

Fonksiyonel bir ahengin faaliyet ritimleriydi her biri. Öncelikle içimizi ve beraberinde ortamı ısıtan kesintisiz servis hizmetleri ise tarihin sayfalarındaki bir hanın günümüze uygun hale getirilişiydi.

10-11 Mayıs günlerinde iki gün boyunca tam bir ilim şöleni yaşandı. Müzakereler, eleştiriler, katkılar ve ara sohbetler, birbirini tamamlayan ve geleceğe yeni fikirler aşılayan birer işaret fişeğiydi.

Bir de misafir televizyon program vardı. Sempozyumun ilk günü gece yarısı başlayan Ülke TV’nin çizgi ötesi tartışma zemini, canlı yayınlanan Meksika Sınırı programı Bitlis’e gelmişti. Said Nursi özel yayını yaptı. Program, sunucu ve müzakereci İsmail Kılıçarslan, Yusuf Armağan ve Mehmet Çelik’in birbirini bütünleyen üretken zekaları ile dört konuşmacının katkıları birleşince, “Han Duvarları”na giden şiirimsi bir tadı Faruk Nafiz Çamlıbel’de devralır gibiydi.

Said Nursi Bitlis Günleri programının beşinci günü Pazar sabahında ise Nurs’a giden güzergahtaydık. Nurs, artık kendi ismini kullanmaya başladı, şükür ki birkaç ay önce eziyetli isim Kepirli kaldırıldı. Bu vesileyle sit alanı ilan edildiğini ve yeni bir yapılanmanın olacağını yetkililerden öğreniyoruz.

Ceviz ve Bal, Nurs ve çevresinin en büyük mahsulatı. Bir “çetin cevizi” var ki dünyanın gündemine Nurs’u ve Nurs’tan Nur’a bir kıvılcım çaktı. Köyde yapılan cami külliyesi, dershane ve yeni başlayan inşaatlar hareketli bir dönemin habercisi. 

Gelecekte  gök kubbe altında  duvarları dağlar olan Nurs çanağında NURS ÜNİVERSİTESİ’nin kainatla kucaklaşacak eğitimlerini ve marifet saçacak olan faaliyetlerini düşündüm. Her şey kendi fıtri ikliminin habercisi gibi karşıladı bizi. Çocuklar, ihtiyarlar, gençler ve kadınlar/anneler... Anneler günüydü ve çağın annesi Nuriye annemize bir demet dua takdim edildi kabrinin başında. 

Sempozyum sonunda okunan 20 maddelik NURS BİLDİRİSİ, bu defa Nurs’ta yeni yapılan külliyede Türkçe, Arapça ve Kürtçe olarak okundu. Ayrıca İngilizcesi hazırlanacak. Diğer dillere de çevrilecek.

Bediüzzaman’ın bundan 120 yıl önce Mardin’de tanıştığı kelepçe ile başlayan yolculuğu bir iman ve hürriyet meşalesi olarak günümüzü aydınlatıyor. Bu nurlu yolda yürüyüşün sessiz çığlığı vardı insanların duygu, düşünce ve müşahede atmosferinde. Her şey çaresizlik içinde sahici ve yalın bir yürüyüşü anlatıyordu Nurs köyünde.

Beş günlük Said Nursi Bitlis Günleri, tarihin vicdanına bir yolculuktu. Atılan adımlar, tarihin son yüzyılında köklerini ilmen bulmuş bir arayışın hazinesine kavuşmasıydı.
Bu vesileyle ilgilerini ve işbirliklerini esirgemeyen sayın Valimize, sayın Belediye Başkanımıza ve sayın Rektörümüze teşekkür ederiz. Şartların elverdiği ölçüde işbirliğini maksimizasyona dönüştüren çalışma ekiplerine ayrıca teşekkür ederiz. Bitlis halkı, özellikle gençleri, çağın dehası Bediüzzaman’ı okudukça aidiyet duyguları bilinçlenecek ve yeni bir ilim hamlesine girişecekler ümidindeyim. Yeni bir enerji dalgası başlatacaklarına inanıyorum.

Seneye Bitlis Bediüzzaman Haftasında buluşmak duasıyla ayrıldı herkes. Öğrenen organizasyonların sistemi içinde daha tecrübeli ve kazandığı yeni hafıza ile plan ve programın gittikçe zenginleşeceğini ve domino etkisi yapacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
5 Yorum