1. YAZARLAR

  2. Halil DOĞAN

  3. Birinci abiye demiştim ki..
Halil DOĞAN

Halil DOĞAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Birinci abiye demiştim ki..

A+A-

1989 yılıydı. İstanbul’da nur hizmetleriyle uğraşan ağabeylerimizin istişare yaptığı toplantı salonuna bir emanet bırakmak üzere gitmiştim. Henüz toplantı başlamamıştı. Salonda gördüğüm Mehmet Emin Birinci Abiyle kısa bir sohbetimiz oldu. Birinci abiye, “abi, bizim hukukçular için yayınlanmış bir Ansiklopedik Hukuk Sözlüğü var. Kelimelerin, mefhumların karşılıklarını bir kelime ile değil geniş geniş izahatlarla yapıldığı bir sözlük. Tarihte Shakespeare (Şekspir) gibi pek çok büyük yazarın eserleri için özel sözlükler hazırlanmıştır. Siz üstadın talebeleri, ondan ders almış, onun kitaplarındaki mefhumların ne manaya geldiğini ondan öğrenmişler olarak, bir ‘Ansiklopedik Nur Sözlüğü’ hazırlasanız çok iyi olur. Gelecek nesil ne, neydi diye ihtilafa düşmesin. Gelecek nesile kalıcı bir eser bırakalım” demiştim. “Mesela dershane nedir? İçinde ne olmalı, neler yapılabilir? Neler yapılamaz? gibi sorulara cevap olan bir sözlük” diye eklemiştim.

O zamanlar değil bir ansiklopedik sözlük yapmak risalelerin arkasına bilinmeyen kelimeleri koymak bile bir meseleydi. Her külliyatın yanında bir Abdullah Yeğin Abinin hazırladığı “Yeni Lugat” alınırdı. Sonra büyük bir cesaretle Yeni Asya yayınları, bilinmeyen kelimeleri ait olduğu sayfaların altına yerleştirdi. Epey fırtına koptu ama bu tarz da tuttu. Tutunca da diğer firmalar da geliştirerek değiştirerek yayınladılar. Kimi alttaki kelimeleri kendi içinde alfabetik yaptı, kimisi metinde geçiş sırasına göre dizdi. Kimisi kitabın arkasına “kim kimdir?” koydu, “kimisi yer ve kavram indeksi” ekledi.

Sonra CD ve internet dünyasında yayınlanan risalelerde gelişmeler oldu. Önceleri sadece risale metni konulmuşken, sonradan arama motorları, lugatçeler koyuldu.

Son gördüğüm (ama bir yıl önce faaliyete geçmiş) site gerçekten harika bir site. Elbette son nokta değil ama “Risale-i Nurun dili ağır, bir çok kelimeleri bilmiyorum” mazeretini ortadan kaldıracak cinsten. Okuyucunun bilemeyeceği düşünülen Osmanlıca kelimeler mavi renkte yazılmış, altı da kesik çizgilerle çizilmiş. Mousela kelimenin üzerine gelindiğinde (tıklamaya gerek olmadan) hemen küçük bir pencerede kelimenin manası açılıyor, Mouseu kelimenin üzerinden çektiğinizde manuel olarak kapatmanıza gereksizin pencere kapanıyor. Bu müthiş bir kolaylık. Tabii bu kelimelere aşina olan -birçok kelimenin mavi renkte ve altı çizili olarak gözükmesi okumasını zorlaştıracak olan- okuyucular da düşünülmüş. Okuyucuya bir küçük işaret kutucuğuna tıklamayla metnin tamamının siyah olarak gözükmesi ve üzerine gelindiğinde mana kutucuğunun açılmaması tercihi sunulmuş. www.erisale.com sitesini hazırlayanlara teşekkür ediyor, tebrik ediyorum. Bu hizmet yarışında kuleye kim bayrağı diker bilinmez ama kuleye her tuğla taşıyanın, her tuğla koyanın hakkını ve gayretini hiçe saymadan hepsine teşekkür ediyoruz. Allah ecrini verecektir inşallah. Risale-i Nurun özellikle gelecek nesiller için anlaşılmasının daha kolaylaştırılması noktasında gayret eden herkese teşekkürler.

Yazının başına dönersek Ansiklopedik Nur Sözlüğü –tüm yapılanlara rağmen- bence hala kendisini hazırlayacak kadroyu bekliyor. Siz o kadrodan mısınız?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum