1. YAZARLAR

  2. Caner KUTLU

  3. Bir nefeste...
Caner KUTLU

Caner KUTLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir nefeste...

A+A-

Musavvir olan Allah her ruha münasip bir vücudu verecektir.

Vücud ile ruhun birbirinden ayrı, ancak hikmetin karşılığı olarak, tamamlayıcısı olması ile ruh ile vücud bir hakikatin ifadesine dönüşebiliyor.

İki aşırı yol var. Biri, vücud ile ruhu tek parça düşünmek. Dolayısıyla ruhun gelişimiyle vücudun gelişiminin, ya da birinin ölümüyle diğerinin ölümünü birlikte düşünmek...

Diğer aşırı yol ise, ruh ile vücudu birbirinden tamamen ayırıp ruhun farklı nitelikteki vücudları, dünya ölçeğinde, zamanla dolaşarak bir anlamsız soyutlamaya (aslında bedensize) dönüşmesidir.

Allah, her ruha münasip bir vücudu takdir ediyor. Ruhun asıl olduğu cismaniyetin ise ruhun kendini gösterebileceği bir mekanı olacağı da görülüyor.

Buna göre, her ruha münasip bir vücud verilecektir. Ruhun bu vücuda varlığı bağlı olmasa da, kendini göstereceği ve ifadesini bulacağı mekanı da olacaktır.

Bediüzzaman, ruhu, vücud-u harici giydirilmiş bir kanun-u İlahi olarak tanımlıyor. Demek ki, ruhun vücuda nazaran değişmezliği ile birlikte kendi varlığını bir sürece bağladığı alan cismaniyettedir. Ölümle cismaniyetten soyunsa da aslında tamamen de çıplak kalmıyor.

'Cennet bahsi'nde, cismaniyetin değerinden bahsedilirken, Allah'ın güzel isimlerine ayna olmasına dikkat çekiliyor. Ruh, Allah'ın bir ayetidir; buna göre ruh, anlamını, Allah'ın isimlerini göstermek için somut bir zemini de isteyecektir, bu da vücudla birlikte cismaniyettedir.

Ruh, Allah'ın bir 'mana'sıdır. Esasen ruhun soyut olması (bir cevher), Allah'ın doğrudan 'kün' emrine muhatap olmasından, ani, defi bir yaratılmayla olmasından, inşa değil ibda suretindeki yaratmanın neticesi olmasındandır. Yoksa bir tabiat manasında değildir.

İnsan açısından ise ruhun saf hakikat olmasıdır. Ruhların Allah'a iman etmesi ve 'büyük yemin' ondaki soyut anlamın yüksekliğini gösteriyor. Ruhun imtihanı bu sözü 'vücud' sürecinde ispat etmesidir.

Vücud, zaten, ispatın zemini demektir. Vücud ile ruhun cismaniyetle birleşmesiyle insanda bir 'durdurucu' (ya da boyut düşürücü) olması, 'nefs' ile ifade ediliyor.

Nefs, vücudun ruha kattığı da bir şey. Somutun merkezi demektir. Ruhun tamamen soyut gerçekliğinin bir somuta mahkum olması, bir bozulmaya, gizlenmeye vesile olabilecektir. Ömür denilen biraz da böyle birşey değil mi?

***
Bediüzzaman, nefesi, ruh ile vücud ilişkisinin açık bir göstergesi olarak anlatıyor.

Nefes ile vücuddaki karbon, alınan oksijene bağlanıp böylece kan temizleniyor ve ortaya bir ısı çıkıyor. Bu ısı ile cismanî vücudun harareti ve devamlılığı  sağlanıyor.

Aynı nefesin çıkışı  ile, ses vasıtasıyla, ruhun 'mana'sını ifade edebilmesi sağlanıyor (hitap çiçekleri açıyor).

Burada görülen, Bediüzzaman'ın ifadesiyle "lisan, ruhun mütemmimidir" gerçeğidir.

Demek ki, insanın ruh ve vücud bütünlüğü nefes alıp vermesiyle cismaniyette devam ediyor; her ikisi de fonksiyonunu icra edebiliyor. İnsan nefessiz kaldığında vücud makinesi kapanıyor, ruh da uygun ortamı bulamadığından susuyor; vücudu, cismaniyetini terk ediyor.

Bu nedenle ruh 'nefes'le sembolize edilmiştir. Nefes, ruhun dilidir, kelimeleridir. Ruh vermek, aynı zamanda vücuda nefes vermektir. Sayılı nefes, nefsin sınırlı ömrünü anlatmak içindir.

Haşirle, cismaniyet ruhun vücudu üzerinden yeniden tesis edilecektir. Hiçten, birden ruhu yaratan ve uygun vücud-u harici veren, terk ettirdiği cismaniyeti toplamaya da elbette Kâdir'dir.

Bu nedenle, Allah'ın ismi tecellisi olarak, Bediüzzaman'ın 'hüve bahsi'nde anlattığı 'nefes'le birlikte, havanın ruhaniyattaki ilerleyişi çok değerli bir bakışı kazandırıyor.

Havanın, su ve ışıktan ziyade gerçeğin suretini taşıyabilmesi ile ruhu vücud olarak sarmalaması arasındaki ilişki, eşyanın mahiyetini görmek bakımıından Marifetullah'a bir basamak oluyor.

Risalelerin insana ontolojik yaklaşımını, daha birçok şekilde, 'hüve bahsi'nden çıkarmak mümkündür.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.