1. HABERLER

  2. BEDİÜZZAMAN

  3. Bediüzzaman'ın toplumsal barış görüşleri
Bediüzzaman'ın toplumsal barış görüşleri

Bediüzzaman'ın toplumsal barış görüşleri

Yrd.Doç.Zübeyir Akçe bilgeler zirvesinde anlattı

A+A-
Mehmet Selim Mardin'in haberi:
 
RİSALEHABER-Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti ajansı tarafından gerçekleştirilen Bilgeler Zirvesi’nde “Gönül Sultanları” zirveye katılan ilim adamları tarafından konuşulmaya devam edildi. Zirvenin en önemli özelliği yaşadığımız İslam coğrafyası içinden çıkan bilge şahsiyetlerinin farkına varılması ve bu değerlerin eğitiminin nasıl verileceği konusunda düşüncelerin açığa çıkması oldu. Ayrıca yurt içinden ve yurt dışından gelen katılımcıların tanışma zeminlerinin hazırlanması şüphesiz zirvenin amacına ulaştığının en güzel müşahhas sonucu oldu.
 
Zirvede Bediüzzaman Hazretleri ile ilgili sunumlar da yapıldı. Yrd. Doç. Dr. Zübeyir Akçe,  “Bediüzzaman Said Nursi’nin Toplumsal Barışı Tesis Etme İle İlgili Görüşleri” başlıklı bir tebliğ sundu.
 
Tebliğden notlar şöyle:
 
Tebliğimizde Bediüzzaman’ın, gerek Müslümanların kendi içinde ve gerekse   Müslümanlar ile sair dinlerin müntesipleri arasında toplumsal uzlaşmayı sağlamaya yönelik aşağıdaki görüşlerine yer verildi.
 
1-Bediüzzaman’ın milliyet hakkındaki görüşü: Birçok yerde çatışma ve ayrışmaya konu olan milliyet meselesi ile ilgili, her bir dil ve milliyeti Allah’ın bir nişanı olarak kabul eden bir yaklaşımı vardır. Sultan Abdülhamit’ten Arapça, Türkçe ve Kürtçenin eğitim dili olarak okutulacağı ve bu üç milliyetin birbirlerini tanımaları ve barış içinde yaşamaları için Ezher Üniversitesi modelinde ama ondan çok daha büyük bir üniversitenin “Medresetü’z-zehra ismiyle açılması için ömrünün sonuna kadar mücadele etmiştir. Dinden ziyade milliyeti merkeze alan bir tutum içinde olmadığı gibi hiçbir ayrılıkçı düşünceye de iltifat etmemiştir.
 
2- Bediüzzaman, İslam tarihinin başlangıcı ile yaşıt diyebileceğimiz, zaman zaman kabuk bağlasa da, sürekli kanayan bir yara halinde bulunan Alevilik, Sünnilik, Şia ve Ehl-i Beyt meselesi ile ilgili olarak, fitneyi alevlendirmeden, her türlü aşırılıktan uzak, vicdanlı bir hâkimin hassasiyeti ile bir kitap hacmini tutacak genişlikte yorumlar yapmış ve çözüm yolları göstermiştir.
 
3-“Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyiniz” mealindeki Ayet-i Kerimeyi, “sosyal, ticari ve insani münasebetleri kesiniz” mealindeki yaygın yorumlamaya katılmamış daha çok “Dinlerine sempati ile bakmayınız” şeklinde yorumlamıştır. “Ehl-i kitaptan bir haremin olsa elbette seveceksin” demek suretiyle bu husustaki tezini kuvvetlendirmiştir.
Keza Osmanlı devleti hâkimiyetinde yaşayan azınlıklara, özellikle Ermenilere II. Meşrutiyetle verilen birtakım insanî ve medenî hakları sempati ile karşılamıştır. Bunun sömürge halinde yaşayan Müslümanların bir takım insanî haklarını elde etmeleri hususunda emsal teşkil edeceğini söylemiştir.
Hatta Komünizm ve materyalizm gibi dinsiz cereyanlara karşı mücadele etmek için Hıristiyanların hakiki dindar ruhanileri ile Müslümanların aralarındaki ihtilaflı noktaları muvakkaten unutmalarını tavsiye etmiştir.
 
4-Toplumsal barış için, dine hizmet metodu olarak “Müsbet Hareket” metodunu kullanmıştır. Bu metot dâhilde yani Müslümanlar içinde kesinlikle kuvvetin ve silahın kullanılmamasını içermektedir. Daha çok, tebliğ, irşat, fertten cemiyete ve aşağıdan yukarıya olan bir hizmet şeklidir. Dâhili ve harici cihat ayırımı yaparak bunlar arasındaki büyük farkı izah etmiştir.
 
5-Toplumsal barışı için sosyal ve ekonomik farklılıklara da dikkat çekmiş, cemiyetteki bütün rezil ahlakın ve isyanların nedeninin iki kelime olduğunu vurgulamıştır. Bunlardan biri; “Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölürse ölsün bana ne.” Diğeri de; “Sen çalış ben yiyeyim”dir. İslamiyet’in bu iki problemden birincisine “zekâtın vücubu” diğerine de “ribanın nehyi” ile çözüm getirdiğine işaret etmektedir.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.