1. YAZARLAR

  2. Kadir AYTAR

  3. Bediüzzaman’ın tanziminden kaçındığı hususlar
Kadir AYTAR

Kadir AYTAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Bediüzzaman’ın tanziminden kaçındığı hususlar

A+A-

Bediüzzaman, Risale-i Nurlar için; “Benim değil, Kur'an'ın malıdır; Kur'an'ın feyzinden gelmiştir.” (1) demektedir. Dolayısı ile; “Bana gayet sıkı ve sıkıcı ve sıkıntılı bir halette bu Onuncu Mesele yazdırıldı.”, “Demek ihtiyaç var ki öyle yazdırıldı.”, “Meyve Risalesi onlara karşı en kuvvetli bir müdafaa olup onları susturacak diye bize yazdırıldı.”, “İhtiyaca ve hal-i âleme göre yazdırıldı.”, “İhtiyarım haricinde olarak uzun yazdırıldı.”, “Daha var; fakat şimdi bu kadar yazdırıldı.” gibi cümlelerinden de anlaşılacağı üzere, Risale-i Nurların vehbî bir ilim neticesinde yazdırıldığı anlaşılmaktadır.

Bazı risalelerin yazıldıktan veya belki aradan birkaç yıl geçtikten sonra, farklı kimseler tarafından yazılıp istinsah edilmesine rağmen, nüshalar arasındaki ihtiyarsız olarak tevafukların meydana gelmesi, yani her satırın elifle başlaması, Allah’ın ve Peygamberimizin isimlerinin bütün sayfalarda alt alta denk gelmesi gibi durumlarda, asıl nüshanın ya da nüshaların, zamanın şartlarına göre yapılacak yeni tanzimler esnasında orijinalliklerinin korunması gerekir.

Üstad, kendi irade ve ihtiyarıyla yazmadığını hissettiği risaleleri karışık ve anlaşılması zor bir hal almasına rağmen, kendi fikriyle tanzim veya ıslah etmeyi muvafık görmüyor. (2) Perişan bir sûrette, birbirinden çok uzak dört meseleden ibâret olan On Birinci Mektub’un, aslî halâvetlerinin bozulmaması için sonradan; “Tanzim ve tashih etmeye mezun değiliz!” ifadesini kullanıyor. (3) Lâfz-ı Celâller gibi tevafukat olduğuna kanaat getirilen ve şule-i i'câz parıltısı görülen umum nüshaların bozulmadan korunmasını istiyor.

Matbaa müstensihlerinin başka maksatlar takip etmelerinin, tevafukatta bir derece intizamsızlığa sebebiyet verdiğini belirten Bediüzzaman; “Dördüncü Nükteyi bir derece göstermek için yeni bir mushaf yazdırıyoruz ki, en münteşir mushafların aynı sayfa, aynı satırlarını muhafaza etmekle beraber, san'atkârların lâkaytlığı tesiriyle adem-i intizama maruz kalan yerleri tanzim edip, tevafukatın hakikî intizamı inşaallah gösterilecektir; ve gösterildi.”  (4) diyor.

Yine Bediüzzaman bir başka yerde, ümmetçe Hâfız Osman hattıyla makbul olan Kur’ân’ı sahife ve satırlarını değiştirmeden tanzim ettiklerini, o tanzimden hârika bir tevâfuk tezâhür ettiğini, tevâfukât-ı Kur’âniye’ye dâir risâlede de o tevafukun lem’a-i i’câziyesinin şuâlarının ve hârika letâfetlerinin görüldüğünü belirtmektedir.  (5)

Barla Lahikasındaki Hüsrev, Lütfü ve Rüştü ağabeylere hitaben yazdığı bir mektupda da; “Biliniz ki, şu zamanda şu vazife-i imaniye çok mühimdir. Benim gibi zayıf, fikri çok cihetlerle inkısam etmiş bir biçareye yükletmemeli, elden geldiği kadar yardım etmeli. Evet, mücmel ve mutlak hakaik, biz zahirî vesile olup çıkıyor. Tanzim ve tasfiye, tasvir ise, kıymettar, muktedir ders arkadaşlarıma aittir. Bazan onlara vekâleten tafsilâta, tanzimata girişiyorum, noksan kalıyor.”(6)   diyerek işi kıymettar ve muktedir ders arkadaşlarının şahs-ı manevisine havale etmektedir.

Sonuç olarak Risale-i Nurların, şekil itibariyle tevafuk ve icazlarının görülmesi için asıl nüshalarının muhafazası ve tıpkı basımlarının yapılması şart olduğu gibi, muhteva itibariyle de her bir fennin kendine mahsus lisanlarıyla  (7) tanzim, şerh ve izahlarının yapılması da şarttır.

Sonraki yazı: Nasıl Bir Tanzim Yapılmalı?

Dipnotlar:
1-Nursi, Bediüzzaman Said, Emirdağ Lâhikası, Heyet-i Sıhhiyeye, s: 384
2-Nursi, Bediüzzaman Said, Lemalar, On Yedinci Lem’a, s: 126
3-Nursi, Bediüzzaman Said, Mektubat, s: 476 Y.A.N.
4-Nursi, Bediüzzaman Said, Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, s: 397
5-Nursi, Bediüzzaman Said, Mektubat, s: 498, Y.A.N.
6-Nursi, Bediüzzaman Said, Barla Lâhikası, Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü, s: 97
7-Nursi, Bediüzzaman Said, Meyve Risalesi, 6. Mesele

kadiraytar@risalehaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.