1. HABERLER

  2. ÖZEL

  3. Bediüzzaman'ın gözünde Nakşibendilik
Bediüzzaman'ın gözünde Nakşibendilik

Bediüzzaman'ın gözünde Nakşibendilik

Bediüzzaman Said Nursi'nin gözünde Nakşîbendiyye tarîkati ve İmam Nakşîbend Hazretleri.

A+A-

Hazırlayan: Abdullah Yargı
RİSALE HABER

Medyada bazı kalemler "Nurculuk ve Nakşibendilik tarikatını" birbirlerine karşıtmış gibi göstermeye gayret ediyor. Kasıt veya cehalet ürünü olan bu iddianın doğru olmadığı Bediüzzaman Hazretlerinin Risale-i Nur Külliyatı biraz okunsa bile ortaya çıkıyor.

Said Nursi Hazretleri Nakşibendilik tarikatı hakkında Risale-i Nur'da neler diyor?

Said Nursi Hazretleri, tarikata dair yazdığı Telvihat-ı Tis'a adlı risalenin başında şöyle diyor:

"Tasavvuf, tarikat, velâyet, seyr ü sülûk namları altında şirin, nuranî, neşeli, ruhani bir hakikat-i kudsiye vardır ki, o hakikat-i kudsiyeyi ilân eden, ders veren, tavsif eden binler cilt kitap, ehl-i zevk ve keşfin muhakkikleri yazmışlar, o hakikati ümmete ve bize söylemişler."1

Bediüzzaman, doğduğu ve yaşadığı çevre itibariyle tarikatların, özellikle Nakşîbendî tarikatının ve meşâyıhının etkilerinin yoğun olduğu bir bölgede yetişmiştir. Ders aldığı birçok şeyh efendi olmuştur.

"Nakşî şeyhi Muhammed Küfrevî, Siirt'in Küfre köyünde 1775'te dünyaya geldi. Genç Said henüz talebelik yıllarında, Muhammed Küfrevî'nin ilim ve irfanından feyiz aldı. Bediüzzaman ilim-iman yolundaki son dersini de Muhammed Küfrevî'den almıştı..."2

Bediüzzaman, Nakşibendilerin zikrinin enaniyet mikrobunu öldürmekte muvaffak olduğunu söylemiştir:

"Nakşibendîler, zikir hususunda ittihaz ettikleri zikr-i hafî sayesinde, kalbin fethiyle, ene ve enâniyet mikrobunu öldürmeye ve şeytanın emirberi olan nefs-i emmârenin başını kırmaya muvaffak olmuşlardır. Kezâlik, Kâdirîler de, zikr-i cehrî sayesinde tabiat tâğutlarını tarümâr etmişlerdir." 3

Üstad Bediüzzaman Beşinci Mektup'ta, Nakşibendî Tarikatında iman hakikatlerine bağlanma ve dinin farzlarına uymanın temel esaslar olduğunu belirtir.

“Eğer Şeyh Abdülkadir Geylanî (r.a.) ve Şah-ı Nakşibend (r.a.) ve İmam-ı Rabbanî (r.a.) gibi zatlar bu zamanda olsaydılar, bütün himmetlerini, hakaik-ı imaniyenin ve akaid-i İslâmiyenin takviyesine sarf edeceklerdi. Çünkü saadet-i ebediyenin medarı onlardır. Onlarda kusur edilse, şekâvet-i ebediyeye sebebiyet verir.”4

Bediüzzaman ve Evrad-ı Kudsiyye

Bediüzzaman Hazretleri, Risalelerde Şah-ı Nakşibend Hazretlerinin virdi olan Evrad-ı Kudsiyye'yi okuduğunu birçok defa söylemiştir.

"Münafık düşmanlarımın maddi ve manevi zehirlerine karşı gerçi Cevşen ve Evrad-ı Kudsiye-i Şah-ı Nakşibend beni ölüm tehlikesinden, belki yirmi defa kudsiyetleriyle kurtardılar"5


Dipnot
1 Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup
2 Son Şahitler, Necmeddin Şahiner
3 Mesnevi-i Nuriye, s. 89
4 Mektubat, Beşinci Mektup
5 Emirdağ Lahikası, s. 129

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum
    İlgili Haberler