1. HABERLER

  2. BEDİÜZZAMAN

  3. Bediüzzaman: Sadaka bu şartları karşılarsa tam sadaka olabilir
Bediüzzaman: Sadaka bu şartları karşılarsa tam sadaka olabilir

Bediüzzaman: Sadaka bu şartları karşılarsa tam sadaka olabilir

Bundan altı sene evvel, şu zelzelenin bidayetinde İşârâtü’l-İ’câz tefsirini yazarken

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin İşârât adlı eserinden bölümler)

İfade

Bundan altı sene evvel, şu zelzelenin bidayetinde İşârâtü’l-İ’câz tefsirini yazarken, 1 وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ beyanı sadedinde, şu risaledeki fehmimi aynen yazmıştım. Zaman fehmimi teyid ettiğinden neşrediyorum. Zeyli perakende hakikatlerden bir âşuredir.

وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

Şu cümle-i âliyenin itnâbında bir îcâz-ı i’câzî var. Çünkü
2 يَتَصَدَّقُونَ veya
3 يُزَكُّونَ gibi kısa bir cümleye bedel bunu ihtiyar etmesinden, sadakanın şerait-i makbuliyetini fehme ihsas ve nükât-ı hüsnünü ihsan ediyor.

Sadaka beş şartla tam sadaka olabilir.

Birincisi:

Sadakaya muhtaç olacak derecede tasaddukta israf etmemektir.

Şu şarta imâen, مِمَّا ’daki min-i teb’îziyeyi menar etmiştir.

İkincisi:

Kendi malından vermeli; yoksa Ali’den alıp Veli’ye vermemeli. Şuna işareten, hasrı ifade eden 4 مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ ’deki takdimi ayar etmiştir.

Üçüncüsü:

Minnet etmemektir. Buna remzen, 5 رَزَقْنَا ’deki hakiki mâlik kim olduğunu ve sadaka veren yalnız vasıta olduğunu göstermekle, şu şarta medar etmiştir.

Dördüncüsü:

Tıyb-ı nefis ile, rıza-i kalb ile olmalı; havf-ı fakr ile olmamalı. Şuna telvihan, رَزَقْنَا ’daki nun-u azametle 6 اَناَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ mânâsını remzedip şu şarta emâre etmiştir.

Beşincisi:

Sadakayı alan sefahatte değil, belki nafakasında ve hâcât-ı zaruriyesinde sarf etmeli. Şuna telmîhan, 7 يُنْفِقُونَ ’un maddesini alâmet etmiştir.

Altıncısı:

Şart-ı kemâldir. Mala hasredilmemeli. Zira tasadduk malda olduğu gibi, ilimde, fikirde, fiilde de olur. Şu tâmime, lâfzındaki umum ile ima ve يُنْفِقُونَ ’deki ıtlak ile işaret etmiştir. Çünkü, makam-ı hıtâbide ıtlak, ta’mimdir.

1 : “Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda bağışta bulunurlar.” Bakara Sûresi, 2:3. 
2 : Sadaka verirler. 
3 : Tezkiye ederler (temizlerler).
4 : “Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden.” Bakara Sûresi, 2:3. 
5 : Rızık olarak verdik. 
6 : “Şüphesiz ki rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan ancak Benim (Allah).” (Ayrıca bk. Zâriyat Sûresi, 51:58.) 
7 : “Bağışta bulunurlar.” Bakara Sûresi, 2:3.

Devam edecek

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.