1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Bediüzzaman meşrutiyet muhaliflerini şeriatla ikna etti
Bediüzzaman meşrutiyet muhaliflerini şeriatla ikna etti

Bediüzzaman meşrutiyet muhaliflerini şeriatla ikna etti

Tarihte bugün dosyamızda bugün 2. Meşrutiyet'in i'lanı ve yürürlüğe girmesi konusu var.

A+A-

Hazırlayan Abdullah Yargı
RİSALE HABER

Bugün Osmanlı Anayasasının ikinci kez i'lanı demek olan 2. Meşrutiyet'in ilan edilişinin yıl dönümü.

Meşrutiyet dönemi 1876 yılında Rusya'nın baskılarıyla 2. Abdülhamid Han tarafından ilan edilmesiyle başlamıştı. Osmanlı'nın ilk meşrûti rejim denemesi olan bu dönem, 93 Harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın hemen akabinde Meclis-i Mebusanın kapatılmasıyla son bulmuştu. Otuz sene askıda kaldıktan sonra 23 Temmuz 1908 yılında tekrar ilan edilerek 2. Meşrutiyet adını almıştır.

Bazı tarihçiler 1. ve 2. Meşrutiyet adlandırmalarını yanlış bularak, Meşrutiyet dönemini iki fasıla olarak değerlendirir.

Bediüzzaman meşruiyet için ne dedi?

"Sual: Bazı adam, 'Şeriata muhâliftir.' diyor?"

"Cevap: Ruh-u meşrutiyet, şeriattandır; hayatı da ondandır. Fakat ilcâ-i zarûretle teferruat olabilir, muvakkaten muhâlif düşsün. Hem de, her ne hâl ki, meşrutiyet zamanında vücuda gelir! Meşrutiyetten neş’et etmesi lâzım gelmez. Hem de, hangi şey vardır ki, her cihetle şeriata muvâfık olsun; hangi adam var ki, bütün ahvâli şeriata mutâbık olsun? Öyle ise şahs-ı mânevî olan hükûmet dahi mâsum olamaz; ancak Eflâtûn-i İlâhînin medîne-i fâzıla-i hayaliyesinde mâsum olabilir. Lâkin, meşrutiyet ile sû-i istimâlâtın ekser yolları münsed olur; istibdatta ise açıktır."(1)

Cumhuriyetin ruhu ve özü İslam’a uygundur. Hatta İslam'ın meşveret ve istişareye  verdiği önem cumhuriyete can suyu gibi hayat verir. Fakat her dönemin ve her coğrafyanın inanç ve kültür kimliği cumhuriyeti kendine göre yorumlar ve ona göre şekillendirir. Mesela İngiltere cumhuriyeti kendi kültür ve inancına göre yorumlar ona göre bir elbise giydirir. Biz İngiliz menşeli olan bu cumhuriyeti  bu şekli ile alıp  İslam ülkelerine giydiremeyiz.

Yani cumhuriyetin bir evrensel yüzü bir de yerel yüzü vardır. İslam cumhuriyetin evrensel yüzü ile barışıktır. Biz cumhuriyetin evrensel ruhuna İslam elbisesini giydirirsek o zaman cumhuriyet bizim ve bizden olur.

Hem İslam belli bir yönetim şeklini öngörmüyor, bu noktayı insanların akıl ve birikimine havale ediyor. İnsanlığın ortak aklı ise mutlak hayrı yakalayamaz, yani her yönü ile hem insanlığa hem de şeriata tam mutabık bir şeyi ihdas etmek insanlık için mümkün değildir. Bu ancak Eflatun'un hayalindeki "Fazilet şehri" ile olur ki bu da fanteziden öteye geçmez.  (Sorularla Risale)

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Cevaplar.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.