1. HABERLER

  2. BEDİÜZZAMAN

  3. Bediüzzaman, mesaj ile okurun arasından çekildi
Bediüzzaman, mesaj ile okurun arasından çekildi

Bediüzzaman, mesaj ile okurun arasından çekildi

Armağan, Bediüzzaman Hazretlerinin kendisinin mesaj ile okurun arasından çekip çıkardığını söyledi

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

Tarihçi Mustafa Armağan, Bediüzzaman Hazretlerinin kendisinin mesaj ile okurun arasından çekip çıkardığını söyledi.

Armağan, Zaman'daki köşesinde Risale-i Nur ve Bediüzzaman Said Nursi'nin "paranın yazı ve turası gibi", "yazılmış hayat ve yaşanmış kitap" şeklinde isimlendirerek, "Yalnız kendi çağlarına değil, geçmişe ve geleceğe de uzatılmış nuranî köprüler onlar" dedi.

Risale-i Nur'un "Sıhhat ve diriliğini" bizzat müellifinden aldığına dikkat çeken Armağan, "Aynalarında geçmişi de, bugünü de, geleceği de seyretmek kabiliyete veya nasibe kalmış. Sıhhat ve diriliğini, bizzat yazanın kendi nefsini olabildiğince geriye, hatta ihtiyacı olan manevî bereketten men edecek kadar geriye itmesi ve kendisinden yazdıklarına bir tutam gölge bile düşmesine izin vermemeye çalışmasından alır. Yazanı yoktur külliyatının, müellif kendini eski tabirle ‘ifna’ ve iptal etmiştir. Yine de tam iptal edemediğini düşündüğü yerde çıkıp hoyratça nefsinin durumunu teşhir etmekten çekinmemiş ve özeleştirinin harika örneklerini vermiştir" şeklinde yazdı.

Bediüzzaman Hazretlerinin, 28 yılı mahkeme-mapushane-gözetim üçgeninde geçtiğini, zehirlendiğini, hastalandığını, yeri geldiğinde sağır duvarlara konuşmak zorunda kaldığını hatırlatan Armağan, yazısını şöyle sürdürdü:

"İnsan takatinin fevkinde tazyikler altındayken de of dememiş. Bu zulümlerden kendi kemalatına giden yolu karanlık hücrelerde döşemeye koyulmuş. Mazlumun istihkakını yüklenmiş.

"Lakin gün gelmiş, zulümlerden de nefsine bir hisse çıkardığı gibi incelerden ince bir pırlanta hakikatin farkına varmış. Mazlumun iç dünyasından Allah’a açılan ve her müminin ulaşmayı bir imtiyaz telakki etmesi gereken o nuranî dehliz bile kendisine ‘nefsanî’ gelmiş. Nefsini kurtarmak gibi meşru ve makbul bir dairede düşünmesinin dahi Allah’ın rızasına uygun düşmediği, “Rıza-yı İlahî’den başka” bir şeyin kaygısına düşmenin başına gelen bunca musibetin asıl sebebi olduğu hatırlatılmış.

"O, artık Nebevî yolu seçmiştir. Kendisini mesaj ile okurun arasından çekip çıkaracaktır. Kendisini zulümden sevap kazanmak ve manevî yolda kemal mertebelerinde yükselmek gibi yine de nefsini düşünmesine yol açacak bütün meşru ve makbul engellerden kurtulmaya adayacak ve Kur’an hizmeti davasında aklını, dehasını, ikna kabiliyetini kullanmasının da birer görünmez bir engel olduğunu idrak edecektir. Artık ihtiyaç sahiplerini sadece Kur’an’ın hakikatiyle yüz yüze getirecek, kendisine zulmedenlere haklarını helal edecek, talebelerinden de helal etmelerini isteyecektir.

Armağan, günümüze hitap ettiğini belirttiği, “Emirdağ Lahikası 2”de yer alan ama ilk ve farklı bir şekli vefatından 9 yıl önce “Sebilürreşad” dergisinin 116. sayısında yayınlanan "Konuşan, yalnız hakikattir" yazısına da köşesinde yer verdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.