1. HABERLER

  2. ÖZEL

  3. Bediüzzaman Cemalettin-i Efgani ve Muhammed Abduh’a neden seleflerim dedi
Bediüzzaman Cemalettin-i Efgani ve Muhammed Abduh’a neden seleflerim dedi

Bediüzzaman Cemalettin-i Efgani ve Muhammed Abduh’a neden seleflerim dedi

Metin Karabaşoğlu ile yapılan röportaj serisinin 17. bölümü…

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

Röportaj: Şener Boztaş (Alternatif Bakış-TV 111)

ABDUH ÜZERİNDEN MEHMET AKİF VE BEDİÜZZAMAN’I VURUYORLAR

Bediüzzaman’ın Cemalettin-i Efgani ve Muhammed Abduh ile ilgili sözleri de çarpıtılıyor. Bu konuda neler söylersiniz?

Bediüzzaman’ın yazılarında Cemalettin-i Efgani, Muhammed Abduh gibi isimlere atıfları vardır. Abduh’un modernist şeyleri var. Onun üzerinden Abduh’u adeta bir kötülük imgesi haline getiriyor birileri. Mehmet Akif’in Abduh’a olan muhabbetinden dolayı da Mehmet Akif’i neredeyse tekfir noktasına savuruyor birileri.

Bediüzzaman için de “bak Abduh için böyle demiş o da aynı familyadan” diye ona da vuruyor birileri. Veya Cemalettin Efgani’nin filan vs.

Bu ülkede bir düşünce ve anlama eğitimi verilmesi lazım. Şimdi bir cümle nasıl anlaşılır doğru şekilde? Ve bir cümle nasıl anlaşılmaz? Bak şöyle okursan anlamamış olursun dahası yanlış anlamış olursun. Şöyle okursan cümleyi doğru anlamış olursun. Bazıları nasıl anlıyorlar bilmiyorum.

“İTTİHAD-I İSLAM DAVASINDA SELEFLERİM” DİYOR

Bediüzzaman, İttihad-ı İslam üzerine konuşurken Ali Suavi’yi de zikrediyor. Yavuz Selim’in de ismi geçiyor aynı zamanda. Bediüzzaman 1909’da ne yazmış? “Bu zamanın en büyük farz vazifesi İttihad-ı İslamdır” diye yazmış. Ve İttihad-ı İslam noktasında geriye dönük olarak “İttihad-ı İslam davasında seleflerim Yavuz Sultan Selim, Namık Kemal, Ali Suavi, Cemalettin Efgani ve Muhammed Abduh” diyor. Bak ne diyor? “İttihad-ı İslam noktasında seleflerim.”

Bir insan A noktada hatalı bir duruşa sahipse B, C, D, E hepsinde hatalıdır demek toptancılıktır. Ve zaten faşizmi bu genellemeler üretir. Bir şeyi alır her şeye yayarsın. O yüzden bazıları mahza kötü olur bazıları da kusursuz olarak sunulur. Hatta putlaştırılır.

CENAB-I HAK KULLARINI HESAP GÜNÜ NASIL YARGILAYACAK?

Hâlbuki asıl olan nedir? Üstadın gene bize öğrettiği bir şeydir. Münazarat’ta bu dersi vermiyor mu aşiretlere? Cenab-ı Hak, Adalet-i ilahi kullarını hesap günü nasıl yargılayacak? Hasenat ve seyyiata göre. -Ki orada Bediüzzaman’ın seyyiesiz insan, kusursuz insan ve kusursuz hükümet arayan insanlara da çok sert uyarısını da göreceğiz.- Cenab-ı Hak mizana, teraziye koyacak insanların amellerini. Yaptığı iyi amelleri, yaptığı kötü amelleri. Hasenatı seyyiatından fazlaysa; 51 hasenat çıktı ama 49 da seyyiatın var. Nasıl yapabildin bunu? 49 değil 9 tane bile olmamalıydı hadi cehenneme demeyecek. 51 hasenatın hatırına değil mi, 49 seyyiat silinecek.

İmtihanlarda da öyle olmuyor mu? Hoca 100 puanlık soru soruyor. Öğrenci 50 aldığında hoca, “50’sini bilemiyorsun demek. Sen ne biçim öğrencisin, kaldın” demiyor. “En azından yarısını bildiğine göre geçtin” diyor.

BEDİÜZZAMAN O KONUDA KAYIT KOYMUŞ

Şimdi gelirsek buraya. “Şu noktada Abduh yanlış düşünüyor dolayısıyla Abduh’un bütün düşünceleri yanlıştır” deniyor. Ondan sonra filan diyor ki “Abduh’un yanlış olmayan bir şeyi var.” Nedir? İttihad-ı İslam lazım, şu an Müslümanların bunu temin etmesi lazım. Yanlış mı? Değil. Abduh bunu söylüyor. Ama hayır, Bediüzzaman “İttihad-ı İslam noktasında selefim” dedi diye Abduh yanlış. Abduh ne diyorsa yanlış. Abduh’a atıfta bulunduğu için Bediüzzaman da yanlış! Halbuki Bediüzzaman o konuda kayıt koymuş.

Bunun için profesör olmaya gerek yok. İlkokul dördüncü sınıftaki bir çocuk bu hatayı yapmaz. “İttihad-ı İslam’daki seleflerim” diyor ve İttihad-ı İslam noktasında atıfta bulunuyor. Bediüzzaman’ın nazarında İttihad-ı İslam için çalışması önemli. Başka noktada hatası vardır ayrı. İttihad-ı İslam noktasındaki çabası, emeği değerlidir. Olay bu.

BEDİÜZZAMAN’IN İTTİHAD-I İSLAM NOKTASINDA YAVUZ’A AYRI BİR MUHABBETİ VAR

Bediüzzaman’ın o cümlesinde Sultan Selim de geçiyor.

En başta o geçiyor. Bediüzzaman Osmanlı sultanları içerisinde Yavuz Sultan Selim’i özel bir yerde görüyor. Onun belki iki hikmeti var. Biri diğer sultanlar hep dışa dönük giderken “İttihad-ı İslam temin olmadan, bu dışa dönük fetihler sağlam olamaz” diye Yavuz içe dönmüş. Bediüzzaman bunu çok önemli buluyor. İkincisi, Yavuz Sultan Selim bu topraklarda Türkler ile Kürtlerin gücünün buluşmasının mimarı olmuş. O bakımdan da Bediüzzaman’ın Yavuz’a İttihad-ı İslam noktasında ayrı bir muhabbeti var.

KÜRTLERİN YAVUZ’A BİATI DEVAM EDİYOR

Üstad Yavuz’un bir kıtasıyla bitiriyor o bölümü: “Sultan Selim’e biat etmişim.”

Kürtler biat ettiler ya o günkü biatın devamı. Hala devam ediyor o biat.

“Onun ittihad-ı İslâmdaki fikrini kabul ettim. Zira, o vilâyat-ı şarkiyeyi ikaz etti.”

Eski baskısında Kürdistan’ı diyor.

“Onlar da ona bîat ettiler. Şimdiki şarklılar, Şimdiki Kürtler o zaman ki şarklılardır. Bu meselede seleflerim, Şeyh Cemaleddîn-i Efganî, allâmelerden Mısır müftüsü merhum Muhammed Abduh, müfrit âlimlerden Ali Suâvi”

Müfrit diye söylüyor. Bu noktada İttihad-ı İslam noktasında takdir ediyorum. Yoksa onun o ifratlarının kefili değilim.

“Hoca Tahsin ve ittihad-ı İslâmı hedef tutan Namık Kemal ve Sultan Selim’dir ki, demiş: 
İhtilâf u tefrika endişesi 
Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni. 
İttihadken savlet-i a’dâyı def’e çaremiz, 
İttihad etmezse millet, dağ-dar eyler beni.”

Devam edecek

RÖPORTAJIN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ

Said Nursi’nin talebesi Zübeyir Gündüzalp, F.Gülen’i defalarca uyardı

Bediüzzaman’ın bu uyarısı dindarların kulağına küpe olmalı

Said Nursi ile F.Gülen’i yan yana anmak alçaklıktır 

Merkeze yerleşmek için Nakşibendilik ve Risale-i Nur’a saldırıyorlar

Bediüzzaman, mehdilikle ilgili ne düşünüyor? 'Ben Mehdiyim' dedi mi?

Said Nursi’de dinlerarası diyalog var mı? Papaya mektup gönderdi mi?

Nur Talebeleri, Said Nursi’den hızlı ve net tepki verme dersini almalı

Said Nursi, F.Gülen’in rüyalarına nasıl tepki verirdi?

Bediüzzaman sıradan Müslümanları Kur’an’la düşünür hale getiriyor

Said Nursi gibi bana da yazdırıldı, yoksa size yazdırılmıyor mu?

Bediüzzaman’ı ebced ve cifiri kullanmaya mecbur kılan karanlık anlar

Risale-i Nur İslami geleneğin savunucusu, taşıyıcısı ve yeniden üreticisidir

Bediüzzaman’ın tarikatla ilgili sözleri yanlış yorumlanıyor

Said Nursi'nin Abdülhamit’le meselesi o dakikadan itibaren bitti

Said Nursi Abdülhamid’i hem eleştirdi hem ‘halife-i peygamber’ dedi

Said Nursi, Abdülhamid’in akrabalarından özür diledi mi?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.