1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. Bazı ayetlerin yok olduğu iddiası doğru mudur?
Bazı ayetlerin yok olduğu iddiası doğru mudur?

Bazı ayetlerin yok olduğu iddiası doğru mudur?

bn Ebi Davud’un el-Mesahif’te şöyle bir iddia var: Yemame savaşında Kuran-ı Kerim’deki ayetlerin bir kısmı ölen şehid sahabelerle birlikte yok oldu. Bu ayetleri ölen sahabelerden başkası bilmiyordu.

A+A-

Bu ayetler ne yazıldı ne de diğer sahabeler biliyordu. Bundan dolayı Kuran’ın bir kısmı yok oldu. Bu iddianın temeli var mı? Çünkü buna göre Kuran’ın bir kısmı yok olmuşlardır. Bazıları bu rivayetlerden yola çıkarak Kuran’ın bir kısmı yok olduğunu söylüyorlar. Bu kitaptaki rivayete bakarak cevaplayabilir misiniz?İbn Ebi Davud’un el-Mesahif’de defalarca dile getirdiği hususun özeti şöyledir:

Hz. Ömer, Hz. Ebubekr’e gelerek: “Yemame harbinde hafız olanların çoğu şehit oldu. Böyle devam ederse, korkarım ki, Kur’an’ın bir kısmı kaybolup gider. Bu sebeple bir an önce Kur’an’ı bir araya getirmenizde fayda olduğunu düşünüyorum” der.  

Önce -Resulullahın hayatında yapılmayan bir iş olduğundan- buna gönlü razı olmayan Hz. Ebubekir, daha sonra bu teklifi kabul eder ve bu işi Zeyd b. Sabit başkanlığında bir heyetin yapması için ona müracaat eder. Zeyd de önce aynı gerekçeyle bunu kabul etmez, fakat daha sonra onun gönlü buna razı olur. (bk. el-Mesahif, -Kahire, 1423/2002-  s. 52-55, 93)

- Bu konuda tereddüde sebep olan iki rivayet vardır.

Bu rivayetlerden biri -özetle- şöyledir:  Hz. Ömer bir gün bir ayeti sordu. “Onu filanca adam biliyordu, fakat o da Yemame harbinde şehit oldu” dediler. Bunun üzerine Hz. Ömer: “İnna lillah” dedi ve Kur’an’ın bir araya toplanması için emir verdi. Böylece ilk defa Kur’an’ı  Mushaf şeklinde cemeden Hz. Ömer oldu.” (el-Mesahif, s. 60)

Bu rivayetin tutarlı hiçbir tarafı yoktur. Çünkü:

a)     Mushaf’ın ilk defa Hz. Ebubekir devrinde Mushaf halinde cemedildiğine dair kesin bilgiler vardır.

b)    Kur’an’ın bir ayetinin sadece bir sahabenin bildiğini iddia etmek en çürük bir davadır. Zira Yemame harbine katılıp da şehit olmayan birçok hafız vardır. Ayrıca, bunu diyen adam da bu ayeti biliyor ki, onun filanca hafızın bildiğini söylüyor. Kaldı ki, Kur’an’ı Mushaf halinde cemeden heyetin başkanı olan Zeyd b. Sabit hem hafız, hem de vahiy kâtibidir.

c)     Hiçbir sağlam kaynakta, Hz. Ömer’in Kur’an’ı cemetme emrini verdiğine dair bir bilgi yoktur. Yegâne bilgi; Hz. Ömer’in bu işin yapılması için halife Hz. Ebubekir’e böyle bir teklif götürdüğü yönündedir.

Yine, Mesahif kitabında geçen ve –soruda da geçtiği gibi- bu konuda tereddüde sebep olan ikinci rivayet ise –özetle- şöyledir:

İbn Şihap demiş ki, “bize ulaşan habere göre, vahiy olarak inen Kur’an’ın önemli bir kısmı, Yemame’de şehit olan bazı hafızlar tarafından ezberlenmişti. Onlar da orada vefat ederken, onlardan sonra söz konusu ayetler ne bilindi ne de yazıldı ve Ebubekir, Ömer ve Osman zamanında Kur’an cemedilirken de bu ayetler hiç kimse de bulunamadı.” (el-Mesahif, s. 99)

Bu rivayetin de ilmi bir değeri yoktur. Çünkü:

a)     Evvela, “Hiç şüphe yok ki o zikri, Kur’ân’ı Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biz’iz.” (Hicr, 15/9) mealindeki ayetin kesin ve açık ifadesine taban tabana zıttır.

b)    Kur’an’ın cemi ile ilgili değişik tereddütlere yer veren ve onlara cevap veren ez-Zerkani bu rivayeti hiç kale almamış ve bunu söz konusu bile etmemiştir.

c)     Konunun asıl ravisi konumunda olan İbn Şihab: “bize ulaşan bilgiye göre…” demek suretiyle ilgili haberin kuvvetli olmadığını ifade etmiştir.

d)    İbn Şihab ez-Zuhri, hicri 50. Yılda doğmuştur. Yemame harbi ise, hicri 12. Yılda vuku bulmuştur. Yani ravinin doğumundan 38 sene önce meydana gelmiştir. Bu sebeple kendisi, “bize ulaştığına göre…” diye tamriz siygasını (konuyu hafife alan bir şekilde) kullanmıştır. Bunun manası: “hikaye edildiğine göre… söylentiye göre…” dir.

e)     Kaldı ki, rivayet bu şekliyle munkatıdır ve üstelik senedden kaç ravinin düştüğü de belli değildir. Böyle munkatı, tamriz sigalı bir hikayeye dayanarak onlarca ayet ve manevi tevatür derecesine ulaşan sahih hadislerle sabit olan Kur’an’ın bu günkü durumuna kondurulacak bir şüphe tortusuna yer verilir mi?

Sorularla İslamiyet

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.