1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Avrupa İslamofobiyi nefret suçu kabul etmeli
Avrupa İslamofobiyi nefret suçu kabul etmeli

Avrupa İslamofobiyi nefret suçu kabul etmeli

İnsan hakları, demokrasi, tüm inançlara eşit yaklaşımı ile gurur duyan Avrupa’nın İslamofobi konusu üzerine büyük sorumluluklar düşmektedir

A+A-

Bilal Tanrıverdi'nin yazısı:

İslamofobi

Grekçe bir kelime olan ‘fobi’nin (phobia),  Yunan mitolojisindeki dehşet tanrısı olan Phobos’tan geldiği biliniyor.  İslamofobi kavramı ise Batı dünyasında görülen İslam’a karşı kin, nefret ve düşmanlık besleme şeklindeki ‘irrasyonel’ bir korku olarak tanımlanır.
İslamofobya  kavramı ile, Batılıların gündelik hayatlarında Müslümanlar aleyhine sergiledikleri önyargılı tutumlar kastediliyor. ‘Ayrımcılık’ ile Müslümanların iş ve çalışma hayatında karşılaştıkları zorluklar, eğitim ve sağlık gibi hizmet alımında uğradıkları sıkıntılar ifade ediliyor.

Kökleri Endülüs’ün fethedilmesine kadar uzanan, Haçlı seferleri ile beslenen ve İstanbul’un fethi ile daha da büyüyen İslamofobi, günümüzde İslam ile terörün yan yana telaffuz edilmesi ile dirilmiş durumda…  Ancak burada akıllara takılan bir soru bulunuyor: Batı dünyasının tarihten gelen İslam korkusu mu uluslararası siyaseti şekillendiriyor, yoksa siyaset mi bu korkuyu canlandırıyor?

Halkının çoğunluğu  Müslüman olan, ancak yüzü Batı’ya dönük, laik Türkiye Cumhuriyeti, Kürt sorununun çözümü ya da sivil anayasa çalışmalarında olduğu gibi demokratikleşmek adına ne kadar uğraşırsa uğraşsın; İslam, Batı’nın gözünde ‘öteki’ olmaya devam ettikçe, Türkiye de dünya siyasetinde demokratikleşmek için çabalayan ülke olmaya devam edecek gibi görünüyor…

Batı’nın toplumsal hafızasındaki İslam korkusu dikkate alındığında, İslamofobi’nin 11 Eylül’den önce de var olduğu anlaşılıyor.
Üstelik bu durumu, İngiliz düşünce kuruluşu Runnymede Trust’ın 1997’de hazırladığı ‘İslamofobi: Hepimize Karşı Bir Meydan Okuma’ isimli rapor ortaya koyuyor. Raporda, İslam korkusu ve karşıtlığının Batı ülkelerinde yüzyıllardır bulunduğu ifade edilirken, son 20 yılda belirginleşerek, tehlikeli boyutlara ulaştığı anlatılıyor… Rapor aynı zamanda, ‘İslamofobi’ kelimesinin bir kavram olarak ilk kez kullanıldığı belge olma özelliğini taşıyor.

 ‘The New York Times’, Eylül 1993’te yeni düşmanı şöyle açıklıyor: “İslam köktenciliği hızla küresel güvenlik ve barış için en önemli tehdit haline geliyor. 1930’lardaki Nazizm ve faşizm, 1950’lerdeki komünizm tehdidi kadar büyük bir tehlike bu…”

Batı’daki İslam korkusu, sosyolojik bir temelde ‘İslamofobi’ olarak kavramsallaşırken, özellikle Samuel Huntington’ın 1993’te yayımlanan ‘Medeniyetler Çatışması’ makalesinin, konunun politik ve ideolojik zemine çekilmesinde önemli bir rolü olduğu görülüyor… Çünkü Soğuk Savaş’tan sonra günümüz politikalarının belirlenmesinde, politik ideolojilerin değil kimliklerin etkili olacağını savunan makale ile İslam korkusunun, artık sosyolojik değil, ideolojik bir temelle, İslam düşmanlığına yani ‘anti-İslamizm’e dönüşeceğinin sinyalleri veriliyor.

Batı’nın ve özellikle de ABD’nin İslamofobi algısında 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren El Kaide’nin payı büyük… El Kaide, cihat için yaptığını savunduğu bu saldırı ile İslam’ın barış ve hoşgörü dini olduğu algısını akıllardan sildi.
11 Eylül ile ‘İslamcı teröristlerin’ ABD’ye karşı varoluşsal tehditleri temsil ettiği yüksek sesle ilan edildi. Ardından da ABD politikası, Müslüman ‘zalimlerden’, “Amerikalıları güvende tutmaya” doğru yöneldi.

El Kaide’nin saldırıları, Avrupa için de dönüm noktası oldu... 11 Eylül saldırılarının ardından İslam dini Avrupa’da, şiddet ve köktencilik ile anılmaya başlandı... Ve ardından İslam dinine hakaret eden karikatürler, 11 Eylül’ün ‘Kuran yakma günü’ olarak ilan edilmesi, ‘Müslümanların Masumiyeti’ başta olmak üzere Müslümanlara karşı yapılan provokatif filmler ve kışkırtıcı çok sayıda eylem ile İslamofobi tırmanışa geçti / geçirildi.

Müslüman göçmenler hakkında 10 temel önyargı

Araştırmacı-Yazar Doug Sanders, Huffington Post’ta, Batı’nın Müslümanlar hakkında “en derin, 10 tane temelsiz sabit fikri” hakkında bir çalışma kaleme almış, aktaralım

1)  Müslüman göçmenlerin nüfusu diğer ülke ve etnik gruplara oranla daha hızla artıyor

2) Müslüman ülkelerden gelen göç dalgaları sonucunda başka ülkelerden göçmen gelemiyor

3) Müslümanlar bazı Avrupa ülkelerinde çoğunluğu ele geçirecek

4) Müslümanlar ABD’de en büyük azınlık topluluk olacak

5) Müslüman göçmenler geldikleri ülkelerdeki hemşerileri ile her konuda aynı görüş birliğindeler

6) Müslümanlar için önce dinleri sonra vatandaşı oldukları ABD’nin çıkarları gelir(Bazı araştırmalar bunun tam tersini söylüyor)

7) Sadece en fakir Müslüman ülkelerden Avrupa’ya göç geliyor

8 ) Müslümanlar göçmenler içinde yaşadıkları topluma karşı derin bir öfke besliyor

9) Müslümanlar Batıya yönelik bir terör saldırısı onaylıyor

10) Müslümanlar İngiltere’de o kadar çok ki, şu an İngiltere’de en yaygın bebek ismi Muhammed

Sanders’in bu listesi özellikle medyada çıkan haberlerden derlenmiş, genellikle en çok başvurulan basma kalıp ifadelerin incelenmesi sonucu oluşturulmuştur.

Bazı İslamofobik Olaylar

• Fransa 5 milyonluk nüfus içinde sadece 2 bin kadının kullandığı burka için yasak çıkarırken,aynı şeyi Belçika, 30 Müslüman kadın için yaptı.

•İsviçre, ülkede minareli sadece dört cami olmasına rağmen referandumla minareleri  yasakladı.

•30 Eylül 2005’te, Kurt Westergaard tarafından çizilen ve Danimarka’nın Jyllands Posten gazetesinde yayımlanan karikatür, Hz. Muhammed’i bir terörist olarak gösteriyordu.

•Hollanda’da Özgürlük Partisi’ni kuran aşırı sağcı Geert Wilders’e ait olan ‘Fitne’ isimli İslam’ahakaret eden kısa film, 27 Mart 2007’de internette yayımlandı. Bu filmin, ‘kamusal tartışma sınırları içinde kabul edilebilir’ olduğunu ifade eden Hollanda mahkemeleri, Wilders hakkında beraat kararı verdi.

 •Hollandalı siyasetçi Wilders, 11 Eylül saldırılarının 9. yıldönümünde New York’ta yaptığı açıklamada, “New York’un ‘yeni Mekke’ olmasına müsaade etmeyin” çağrısında bulundu. Wilders, Kuran’ı Hitler’in ‘Kavgam’ kitabına benzeterek yasaklanmasını da istedi.

•Amerikalı rahip Terry Jones, 11 Eylül 2010 gününü ‘Kuran yakma günü’ olarak ilan etti. Tepkiler nedeniyle önce bu eylemden vazgeçen Jones, 20 Mart’ta dediğini yaptı. Olayın ardından Afganistan’da protestolar yapıldı. Bu olaylarda, 8 BM çalışanı hayatını kaybetti.

•ABD’de 2012’de çekilen ‘Müslümanların Masumiyeti’ filmi, Müslümanları aşağılayan ifadelerle oluydu. Filmin ardından çıkan ayaklanmalarda 12 Eylül 2012’de Libya’daki Amerikan Büyükelçiliği’ne roketatarlı saldırı düzenlendi. Saldırıda, ABD büyükelçisi ve 3 Amerikalı diplomat linç edilerek öldürüldü.

•Norveçli Anders Behring Breivik, 2011’de Oslo’da ‘93 kişinin ölümü ile sonuçlanan bir terör olayına imza attı. Breivik, olayın ardından İslam düşmanlığını itiraf etti.

 •Avusturya’nın yüzde 25 oranında destek bulan aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçüler Partisi, seçimlerde, “Müezzin yerine kilise çanı”, “Viyana İstanbul olmayacak”, “Batı ülkesi Hıristiyanların elindedir” gibi söylemleri kullandı. Seçim kampanyası için müezzin vurma oyununun internette kullanıma açılması da savcılıkça takibe alındı.

•Danimarka Halk Partisi’nin kurucularından Pia Kjaersgaard’a göre İslam, “Avrupa’nın yeni vebası” ve ‘terör dini’. Ülkede cami inşaatına da karşı çıkan Kjaersgaard, Müslümanlardan suç işleyenlerin ailesiyle beraber sınır dışı edilmesi için hükümete baskı yapıyor.

•Parlamentoda 20 milletvekili bulunduran İsveçli Demokratlar Partisi, “İsveç, İsveçlilerin kalacak”, Göçmen politikalarını gözden geçireceğiz”, “İsveç’in İslamlaşmasını durduracağız” şeklindeki söylemleri ile dikkat çekiyor.

Özet Olarak:

İnsan hakları, demokrasi, tüm inançlara eşit yaklaşımı ile gurur duyan Avrupa’nın İslamofobi konusu üzerine büyük sorumluluklar düşmektedir.


Batılı devletlerin yapması gereken ilk iş İslamofobi olaylarına karşı yasal düzenlemeler getirmesi olmalıdır. Çünkü “ifade özgürlüğü” adı altında yapılan bu eylemlerin Batılılara getirisi yalnızca bayraklarının yakılması, kendi elçilerinin yaşamını yitirmesi ve zarar gören hoşgörüleri olacaktır.

Öte yandan; Avrupa’nın diğer bir sorunu anti-semitizm yani Yahudi karşıtlığı gibi İslamofobi’nin de nefret suçu kabul edilmesi gerekmektedir.

https://twitter.com/bilaltanriverdi

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.