1. YAZARLAR

  2. Sabri ALTUN

  3. Avraş diye biri
Sabri ALTUN

Sabri ALTUN

Yazarın Tüm Yazıları >

Avraş diye biri

A+A-

Cenabı Hak Hz. İbrahim (AS)’a “çocuğunu kes” dediği zaman.
Hz. İbrahim.
“Neden?..” diye sormadı.
Avraş da elini yarasına bastırıp kas katı kesilirken “Neden” diye sormadı.
O zaten nedenini sormayı bile bilmezdi.
Siz kanser nasıl oluşur bilir misiniz?
Önce tek bir hücreyle başlar her şey...
Ardından milyonlarca ve milyarlarca bölünür ve bir dünyayı yıkar.
Neden diye sormayın. Orasını Allah bilir.
Zaten Avraş kanser hücresini nerden bilir ki. Çünkü o hiç okumadı.
Onun zamanında kanser diye bir hastalıkta yoktu.
Avraş “Verem”i tanırdı. Yüzde yüz ölümcül olan veremi...
Annesini veremden kaybetmişti. Babası ise Avraş daha doğmadan seferberlikte askere gitmiş ve bir daha gelmemişti.
Avraş beş yaşındayken amcasının kuzularına çobanlık yaptı. Avraş insanın içinin sıcak olacağını hiç bir zaman anlamadı.
Hatta yemeğin bile sıcak yenebileceğini ancak hapishanede öğrendi.
O sıcaklığını “kulaf”ından (çobanların giydiği bir libas) alır, dostluğunu koyunlarda görürdü.
Avraş gündüz hayatını da bilmez, geceleri çobanlık yapar, gündüzleri de bir taşın gölgesinde yatar.
Kışları ise her zaman “Gom” (ağıl) da çardağın üstünde koyunlarıyla birlikte yatar.
***
Avraş korkunç bir karakış gecesinde fırtınanın sesiyle yatarken. Sabaha doğru koyunların çıkarttığı garip seslerle uyanır. Koyunlar çardağın etrafında toplanıp başını Avraş’a çevirip adeta ağlarcasına meleşiyorlardı.
O arada dışarıda bir ses duyar:
“Teslim ol!”
Avraş Türkçeyi bilmediği için ne dediklerini anlayamadı.
Fırtına şiddetini artırırken koyunların gözlerinde yaş akıyordu... Hepsi kapıya yönelmiş Avraş’ın bir müfrezenin arasında sürüklenişini seyrediyorlardı.
Avraş “Neden?” diye sormadı.
Komutan suç aletini yani “kanlı nacağı” gördükçe köpürüyordu.
“Böyle cani birisini gebertin” diye bağırıyordu
Avraş yine “Neden!” diye sormadı...
Avraş önce idamla yargılanıp sonra 20 yıl hapis yerken yine “neden” diye sormadı
Amcası mahkeme neticelendiği gün derin bir “oh” çekmişti. İçinden “iyi ki Avraş var, yoksa şimdi oğlum yatacaktı.” dedi.
İlahi adalete hiç akıl ermiyor.
Şeytan neden vardır.
Ve iblis “Neden” diye sorduğu için şeytan oldu.
Adaletin tecellisi Allah’ın “Sabur” ismiyle orantılıdır.
Avraş hapisten çıkar çıkmaz, nizamiye kapısında kendisini bulur.
En büyük işkenceyi gom’dan çıkarttıkları gün, bir komutandan gören Avraş, en büyük şefkati de yine bir komutandan, yani bölük komutanından görür.
Bölük komutanı Avraş ı çok sever ve bir baba gibi tüm ihtiyaçlarını karşılar.
Avraş’ı ‘Ali Okulu’na gönderir.
Avraş kendi el yazısıyla bir mektup yazar ve amcasına gönderir.
Kader bu ya (!) Avraş’ın mektubu düşmanın eline geçer. Amcası oğlunun bıyık altı sinsice gülüşü eşliğinde…
Avraş ne zaman döneceğini yazmıştır mektupta...
***
Bulutlar siyahlaşmıştı. Gök adeta delinmiş, Çelikhan’ın tüm evleri karların bir metre altında kalmıştı
Rüzgâr hıncını almak istercesine esiyordu.
O gün Avraş’ta Çelikhan özlemi bitecek; böyle bir kış günü buradan ayrıldığı gibi, yine böyle bir kış günü dönüyordu...
Yalnız bu sefer saçlarının rengiyle karın rengi birbiriyle barışıktı.
Tam Nakav’a (iki dağın arasındaki geçit) varmadan birden durdu, etrafına baktı, gökyüzüne başını çevirdi, etrafı adeta koklarcasına garip bir hareket yapıp tekrar yürüdü. O anda neler düşündüğünü hiç kimse anlamayacaktı.
Çünkü o anda üzerine kar yerine kurşun yağmıştı.
Avraş elini yarasına bastırıp sitemkâr ve mütebbessim bir çehresiyle kaskatı kesilirken yine
“Neden?” diye sormadı.
***
Amcasının oğlu odanın kapısını açar açmaz, iğrenç bir kokuyla karşılaştı.
“Yine üstünü pisletmişsin baba.”
“Sana bir müjde verecektim. Avraş’ı vurdular, artık tarlaların tümü bana kaldı. Hem kan davasında da haklı duruma geçtik. İyi ki Avraş var...”
Babası 20 yıl öncesini, mahkeme gününü hatırladı. Yirmi yıl önce söylediği “iyi ki Avraş var” sözünü de hatırladı. Bir üstüne baktı, bir kapıyı üstüne kapatan oğluna baktı. Gözlerinde yaşlar damlayaraktan, başını pencereye çevirdi ve hüngür hüngür ağlayarak dışarıyı seyretti...
Dili felç olmasa da “Neden” diye sormayacaktı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum