Hoşgeldiniz! bugün 07 Eylül 2010 Salı
Allah (cc) şeytanı neden yarattı?
 
Gafil kafaya bir tokmak ve bir ibret dersi
 
Nurcuların yargılanması imanımı kurtardı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa ÖZCAN
Kültürel Müslümanlar, İsevi Müslümanlar
22 Temmuz 2010 Perşembe 13:01

16 ile 20 Temmuz (2010) tarihleri arasında Lübnan’da idik. Burada bazı eski dostlarla hasret giderdiğimiz gibi yeni dostlar da edindik. Bunlardan birisi, gerçekten de tecrübelerin durulttuğu isimlerden birisi olan Maan Beşşur Bey idi. Kendisi uzun yıllar Baascılık yapmış ve Saddam ile arkadaş olmuş lakin daha sonra yolları öyle ayrılmış ki, bir iki defa suikast atlatarak adeta muhakkak bir ölümden dönmüş. Arapçılık akımının bütün olumsuzluklarını yaşamış. Lübnan gibi parçalanmış bir ülkede birliğin kıymetini öğrenmiş. Yani zaman kendisini olgunlaştırmış.  Bundan dolayı her fikrin ve akımın ayrıştırıcı yanını değil bütünleştirici yanını arıyor ve alıyordu. Halen, Dayanışma ve Buluşma için Uluslar arası Arap Merkezi’nin başkanlığını yürütüyor. Bir öğle vakti El Hamra Caddesi üzerindeki bürosuna uğradık ve bizi beşuş yüzüyle karşıladı ve akşam yemeğine davet etti. Lakin akşam yemeğinden önce bize sandaviç ısmarlamayı teklif etti. Lakin içine sinmemiş olacak ki evi aradı ve evden  7-9  kişiyi doyuracak yemeğin olup olmadığını sordu.  Biraz sonra hep birlikte evindeydik ve bize bir ziyafet hazırlatmıştı.  Sofra maklube ve benzeri yemeklerle döşenmişti. Gerçekten de karnımızı bir güzelce bir doyurduk. Ziyafet daha sonra meyve faslıyla birlikte devam etti.  Meğerse ev sahiplerimiz, hakkında ‘Gemide bir İsevi Müslüman’ olarak yazı yazdığım Kabbuchi’nin aile dostlarıymış.  Kabbuchi, Beyrut’a geldiğinde Maan Bey’in yakını Sami Farah’ın evinde kalırmış. İlginçtir, B’ir Seb’a hapishanesinde Kabbuchi  ile yan yana odalarda kalmıştık. Benimki 5209 onunki ise 5208 odalar idi. Ardından Halep’e gittiğimde Kabbuchi’nin bu şehirden olduğunu öğrendik. Halep onun gibi mahviyet timsali bir ruhani ile iftihar ediyordu.  

*

Maan Beşşur Bey anında Kabbuchi’yi telefonla aradı ve önce Ahmet Varol konuştu ve ardından da ben konuştum. Ve kendisine yan yana hücrelerde kaldığımızı hatırlattım. Nezaket sahibi bir ruhani idi. Gerçekten de üzerinde mesihi ahlakı taşıyordu. Telefondan sonra dostu Sami Farah Bey, Kabbuchi’nin kültürel olarak Müslüman olduğunu söyledi. ‘Kültürel Müslümanlık’ aslında daha önceki yazılarımda temas ettiğim bir husus.  Eskiden Daru’l İslam yani İslam yurdunda yaşayan Hıristiyan ve Yahudiler bir anlamda kültürel olarak Müslümanlığı temsil ediyorlardı. Lakin Batı’da mayalanan aydınlanmanın İslam dünyasına batılılaşma olarak uzaması ve yansıması hepimizi kültürel anlamda batılılaştırdı. Bununla birlikte, Karadavi’nin temas ettiği gibi Mekrem Abid gibi Faris Huri gibi birçok Hıristiyan lider kültürel anlamda Müslüman sayılırlardı. Yani İslam kültürüyle işba etmişler ve dini açıdan Hıristiyan olsalar da yerleşik İslam kültürüne adapte olmuşlardı. Yahudilerin Mısır’da Mısır kültürel havzasına intibak etmeleri gibi.  Bugün batılılaşma yüzünden bırakın Hıristiyan ve Yahudilerin Müslüman kültürünü yaşamalarına, hakiki Müslüman çocukları bile İslam kültürüne yabancı ve uzaklar.  Yani asılları Müslüman olan kimseler bile İslam kültürüne yabancılaşmışlar. İslam kültürünü temsil etmiyorlar. Gündelik hayatta lakayt veya gayri Müslimler gibi yaşıyorlar.

*

Gayri Müslimlerin İslam kültürüyle iç içe olmalarının yansımalarından birisi de şarklı Hıristiyan ve Yahudilerin namus hassasiyetinde Müslümanlara benzemeleridir. Lakin Batı kültürü ilk önce Şarklı Hıristiyanlar temas etmişlerdir. Bu kültürün onlar arasında yayılmasından dolayı tabii ki İslam kültürüne ilk veda edenler yine bu topluluklar olmuştur.  Şarklı Hıristiyanlar, Batı Hıristiyan olduğundan dolayı esasında Hıristiyanlığa tezat olmasına rağmen Batı kültürünün içlerine sızmasına mukavemet edememişlerdir.  Bu kültür, dost suretiyle geldiğinden ona karşı uyanık olamamışlardır. Sami Farah ve Maan Beşşur Beylere, Kabbuchi’nin kültürel açıdan bir Müslüman olduğunu söylemelerinden sonra Bediüzzaman’ın İsevi Müslüman kavramını anlattım.

Bu önemli bir kavram. Lakin bu kavram bir konjonktürün ve sürecin ifadesidir. Kesinlikle yeni bir doktrin veya kelam meselesi değildir. Ya da yeni bir dini grubu temsil etmemektedir.  Vakit yazarlarından bir arkadaşa aktardığım gibi, bir dönemi ve bir süreci anlatan bir ifadedir.  Muhammed Said Ramazan el Buti,  Selefilik adında ideolojik ve hatta mezhebi bir fırka türetmek isteyenlere cevaben yazmış olduğu es Selefiyye kitabında mühim bir tanım vardır. İşte İsevi Müslüman kavramını da bu tanım çerçevesinde ve zaviyeden izah edebiliriz. Selefilik bir mezhep veya mezhebi görüş olmayıp sahabe, tabiin ve tebei tabiin kuşaklarını ve dönemlerini ifade eden ve üç asrı kapsayan mübarek bir devrenin adıdır. 
Selef veya selefilik ortak bir mezhep değildir. Selef arasında onlarca farklı anlayış vardır. Kelam kitaplarımız da sadece tevilci müteehhirinden ayırmak için daha ziyade tefviz mesleğini benimseyenlere selef adı verilmiştir. Bu bağlamda, ‘selef eslem ve halef a’lem’ denilmiştir. Dolayısıyla sadece tevil noktasında selefe ortak bir atıf yapılmıştır. Onun dışında ortak bir doktrinel atıf yoktur.  Burada da ‘Müslüman İseviler’ tabiri ahirzamanda bir hazırlık devresini ve bir geçiş devresini akla getirmektedir. Kur’an’da ifade edildiği gibi Hazreti İsa’nın nüzülü sırasında Hıristiyanlar İslamiyete geçeceklerdir. İşte Müslüman İseviler buna namzet toplulukları akla getirmekte ve ifade etmektedir. Dolayısıyla, bir doktrinin veya mezhebin veya meşrebin adı değil bir konjonktürün ve devrenin ve sürecin adıdır. Bu anlamda kültürel Müslümanlıktan da farklıdır ve gerçek manada Hıristiyan akaidini İslam akaidine uydurma devresidir.   Elbette Hazreti İsa’nın nüzülü yaklaştıkça ve tahakkuk ettikçe bu dalganın ve akımın gücü de kitleselleşecektir. Hazreti İsa’nın nüzülü öncesi Hıristiyanların İslamiyete ısınmaları ve sonrasında iltihak etmeleriyle alakalı bir sürecin adıdır. Lübnan’da da bu sürecin ayak seslerini duyduk.

GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
itikat ve amel
remzi filiz
rahman ve rahim olan Allahin adi ile,yahudilesmis musluman veya muslumanlasmis yahudi veya hiristiyan tabirlerini anliyorum.fakat isevi dendiginde hz.isaya inanan insanlar kastediliyorsa bu tamamen yanlis olur,cunki onceki yorumumda belirttigim gibi hiristiyanlar isa as peygamber olarak inanmiyorlar,ona Allahin oglu!!!olarak inaniyorlar.boyle inanan insanlari nasil isevi olarak tanimlarsiniz buna sasiyorum.yoksa evet,yasam tarzi olarak yahudilestigimize bende inaniyorum.kimimizin itikati musluman ameli yahudi veya hiristiyan,hatta kimimizin itikadi bile yahudilesmis veya hiristiyanlasmis bunun farkinda bile degiliz.aynen bunun gibi bazi yahudi fakat ozellikle bazi hiristiyanlarin amelleri muslumanlasmis.fakat ben isevi kelimesinden hiristiyanlrin kastedilmesine karsiyim;benim isevilikten anladigim hz isanin peygamberligini kabul etmis ve ona o sekilde iman etmis kisileri anlarim.bana soylermisiniz hz isayi Allahin oglu!!!degilde peygamber olarak kac hiristiyan kabul ediyor iyi dusunun
23 Temmuz 2010 Cuma 23:05
Zaviye
Şehreminli
İanandığı ve inandığını zannettiği İslamı kendi nefsinde hazm etmemiş olanlar için "isevi müslüman" "islam kültürü ile yaşamak" tabirlerini anlamaları idraklaeri mümkün olmaz. vesselam.
23 Temmuz 2010 Cuma 18:56
kelime oyunlari
remzi filiz
isevi musluman,musluman yahudi,yahudi isevi yada bunlarin tersi.iste kelime oyunlarinin,felsefe zihniyetinin vardigi son nokta.birtakim soylem veya yasam bicimi birbirine benzeyebilir,bu itikat anlaminda biz muslumanlarin hristiyan veya yahudilerle ayni noktada oldugumuz anlamina gelmez.kaldiki hiristiyanlara isevi demek cok sacma cunki onlar isa peygambere degil Allahin oglu!isaya inaniyorlar.yani musrikler.onlari zorla mumin gostermeye calisan aydinlara,bazi hocalara ve kose yazarlarina aciyorum.Allah onlari islah etsin.musrikleri zorla mumin gostermenin kimseye faydasi olmaz
23 Temmuz 2010 Cuma 17:16
İslam kültürü
N. Gürsoy
Bahsettiginiz müsluman kültürü çok öemli. Bügün müslüman olupta nice insanlarımız batı kültürünü yaşadıgı gibi hiristiyanların da müslüman kültürünü yaşaması ve öyle müsibet gören insanların muhakeme sahası geniş oldugundan İnşallah onun müslümanlıgını ilan etmesini Rahmeti ilahiden beklemek süprüz olmasa gerek.
23 Temmuz 2010 Cuma 15:04
Anlamadim
Mesut Tiryaki
Isevi müslüman da ne demek?Bu hacli gavurun bu sitede resmine neden yer verilir.Siz ne yapiyorsunuz Allah askina!
23 Temmuz 2010 Cuma 14:09
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
SON DAKİKA
Google Grupları
Risale Haber grubuna abone olmak için
E-posta:
Bu grubu ziyaret ediniz
ÇOK OKUNANLAR
GENÇ KALEMLER
RÖPORTAJ
ANKET
Referandumda kararınız nasıl olacak?
BASINDAN SEÇMELER
KARİKATÜR
Dağıstan Çetinkaya (Zaman)
HAVA DURUMU
Ankara
13 / 31
 
Antalya
21 / 31
 
Bursa
13 / 26
 
İstanbul
20 / 26
 
İzmir
19 / 31
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim