Hoşgeldiniz! bugün 07 Eylül 2010 Salı
Allah (cc) şeytanı neden yarattı?
 
Gafil kafaya bir tokmak ve bir ibret dersi
 
Nurcuların yargılanması imanımı kurtardı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmed ŞAHİN
Kadının yaratılışındaki cazibesinin bir gereği olarak tesettür...
20 Temmuz 2010 Salı 07:45

Kadının yaratılışındaki cazibesinin bir gereği olarak tesettür...

İslam'da kadın rastgele yaratılmış cazibesiz bir varlık değildir ki mühimsenmesin de giyim kuşamına koruyucu ölçüler getirilmesin, şurada burada birtakım taciz ve tasallutlara maruz kalmasına mühimsenmeyen bir olay olarak bakılsın....
İslam, kadına yüce bir makam vermiş, maruz kalacağı her takdirsizliği dikkate değer görmüş, kuracağı yuvada erkeğinin yanında, ailesinin içinde itibarsızlığa maruz kalmaması için koruyucu kurallar koyarak onu hayatı boyunca korumaya almıştır. Bu koruma kuralları sayesinde kadın, itibarını her yerde kolayca muhafaza etmiş, ailesi içinde ve toplumda hep hürmete layık halde kalmasını sağlamıştır. Bu sebeple korumaya alınan kadının giyimi de erkekten farklı ölçülerle tarif edilmiştir. Nitekim kadın gibi görüntü cazibesine sahip olmayan erkeğin bedenindeki kapatması farz olan avret yeri; (göbek ile diz kapağı) arasından ibaret kalırken, tümüyle cazip vücut görüntüsüne sahip olan kadında durum erkek gibi görülmemiş, kadının, (el-yüz-ayak) dışında tüm bedenini örtmesinin farz olduğu ittifakla hükme bağlanmıştır.

Böylece teşhirden uzak, tacizli bakışların baskısından mahfuz bir giyimin koruması içine alınan kadının, şaibeli bakışların taciz ve tasallutundan korunması sağlanmıştır. Hatta kadını koruyan bu giyimin koruyucu özelliği de şöyle ifade edilmiştir:

- Teni gösterecek derecede ince, şeffaf olmamalı, vücut hatlarını belli edecek derecede de dar bulunmamalıdır!.. Çünkü tenin rengini gösterecek incelikte, beden hatlarını da belli edecek darlıkta bir giyim, tacizli, tahrikli bakışları önlememekte, aksine daha da cazip hale bile getirmektedir. Bundan dolayı Efendimiz (sas) Hazretleri, beden hatlarını belli edecek darlıkta ve cildin rengini gösterecek incelikte giyimden Rabb'imizin razı olmadığını hatırlattığı hadisinde buyurmuş ki:

- Giyindiği halde giyinmemiş görüntüsünde olanlar, tesettürsüz sayılırlar Allah yanında!..

Halbuki cinselliği öne çıkarmayacak bollukta bir giyim içinde olan kadın kendini daha güvende hisseder, yabancı bakışların taciz ve tecessüsünden daha emin şekilde korunabilir. Böylece hem emrine uygun giyindiği Allah'ın rahmetini, hem de inanmış kulların şaibesiz hürmetini kazanmış olur.

Ayrıca kadını koruyucu özelliğe sahip giyimin modası da tek ve dondurulmuş değildir. Kadının takdirine bırakılmıştır. Dilediği renkte, modada, biçimde ve zevkte giyimi tercih edebilir. Yeter ki, bakınca "beden hatlarını belli etmeyecek bollukta, teni göstermeyecek kalınlıkta" koruyucu bir giyim olsun..

Bu tarif içinde baktığımızda, pantolonun hanımlara ait giysi vasfına sahip olması için ya beden hatlarını dışa aksettirmeyecek bollukta olması, yahut üstünden giyilen bir giyimle kabaları kapatılmış halde giyilmesi gereği anlaşılmaktadır. Bu türlü giyimle kendini yabancı bakışlardan koruyan hanım, olanca cazibe ve çekiciliğiyle kendini yalnızca beyinin beğenisine tahsis ve takdim eder. Böylece kadın beyinin dikkatini kendi üzerinde tutarak yuvasını korumayı hedef almakla kalmaz, yabancıların da dikkatini kendi üzerine çekmekten kaçınarak onların da aile bağını zayıflatan görüntü içinde olmaktan da uzak durmuş olur.

Bu yüzden kadına saf ipek ve altın ziynetler helal kılınmıştır. Çünkü her kadın beyine karşı kullandığı ipek elbisesi, altın ziynetiyle beyinin dikkatini kendi üzerinde tutacak ki, başkalarına göz kaymaları söz konusu olmasın da, toplumda başka aile de kendi nikâhlısıyla mutlu ve huzurlu yaşasın, öteki ailelerin mutluluğuna gölge düşüren bir görüntü ve tecessüs içinde olmasınlar. Tarih boyunca olduğu gibi.

Zaman

GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
ahzab 59 a ne diyorsunuz
aydın
hemen hemen butun tefsirlerde ahzab 59 tefsir edilirken kadının yuzununde kapatılması gerekir diye yazılmıs. B.S.Nursi de kadının kal ası carcafıdır derken,bu ne bid attır dine sokulan. 1350 senedir bilfiil uygulanan tesettur u şer i çarşaftır. tesettur risalesi yazıldıgı devırde resmen bas acıklık yoktu. çarşaf yerine manto ve basortusu getirilmisti. Ustad manto ve basortusuyle,yuzu acık bırakma bid ası ile mucadele etti. cunku kılık kıyafet inkilabı, çarşafa ve peçeye karşı yapılmıştı.tesetturle alakalı Elmalı ve Konyalı vehbi tefsirlerine bakılabilir.Mubarek kadınları ifsad eden komiteler kahrolsunlar.Hocama,bid aları dine sokan ulemaussu sınıfına girmesin diye dua ediyorum.
22 Temmuz 2010 Perşembe 13:51
Kadinlarin Fikri Ne?
memduh
Kadinlari ilgilendiren konularda neden hep erkekler ahkam keser. Kadinlar kendi sorunlarini kendileri daha iyi savunamazlar mi? Böylesi daha inandirici olmaz mi? Biraz bu konuda düsünsek nasil olur?
21 Temmuz 2010 Çarşamba 15:19
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
SON DAKİKA
Google Grupları
Risale Haber grubuna abone olmak için
E-posta:
Bu grubu ziyaret ediniz
ÇOK OKUNANLAR
GENÇ KALEMLER
RÖPORTAJ
ANKET
Referandumda kararınız nasıl olacak?
BASINDAN SEÇMELER
KARİKATÜR
Dağıstan Çetinkaya (Zaman)
HAVA DURUMU
Ankara
13 / 31
 
Antalya
21 / 31
 
Bursa
13 / 26
 
İstanbul
20 / 26
 
İzmir
19 / 31
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim